1.2

95 10 66
                                        

"Oğlum, hâlâ o lanet mahallede kalacağından emin misin?" Karakolda ifadesi alındıktan sonra Heeseung annesi ile birlikte bahçeye çıkmıştı.

Aslında herşey normal bir şekilde ilerlerken Niki'nin karakolun içine motor gibi dalıp Bayan Stephanie'ye saldırması onun birkaç saatliğine nezarethanede kalmasına yol açmıştı.

"Anne Jimin'i orada bırakmak istemiyorum." Bayan Lee gülerek oğluna baktı."Sen bu kızdan baya baya hoşlanıyorsun?" Heeseung alt dudağını dişledi, hâlâ kendinden ve duygularından pek emin olamamıştı.

Ağaçların olduğu yere sıcaktan kaçmak için geçtikleri zaman Bayan Lee durdu."Jiminde gençliğimi görüyorum, o kadar güzel bir kız ki.." sonrasında ses tonu biraz heyecanlı çıktı."bende gençken ona benziyordum!"

Heeseung tüm bunların yaşanmayıp şuan Jimin ile evde kavga edip durmayı o kadar çok istiyordu ki, gittiğine pişmandı o sikik yere.

"Demek güzelce dövdü o kaltağı, işte benim gelinim!" Heeseung duyduğu cümleyle annesine baktığında annesi kendini iyice kaptırmıştı."Heeseung bu kıza çıkma teklifi ediyorsun, ilk sırada sen olacaksın oğluşum."

Heeseung'ın kafasında şimşekler çaktı. Başkası gelip de Karina'ya çıkma teklifi eder miydi? Jimin kabul etmezdi, ya ederse? O zaman Heeseung seninle birdaha konuşmak istemiyorum der miydi? Derdi herhalde.

Bu sırada Karina polis merkezinin merdivenlerinden ağacın orada olan Heeseung ve annesini gördü. Hızlıca merdivenlerden indiğinde Bayan Lee'nin gözleri uzun siyah saçlı kıza takıldı, yanındaki oğlunu dürttü."Geliyor bak!"

Heeseung Karina'yı ne zaman görse heyecanlanıyordu, her saat gördüğü bir kızın kalbini bu kadar çarptırması için ne olmuş olabilirdi? Karina yanlarına geldiğinde Heeseung'ın yanında durdu.

Karina Heeseung'ın elinden tuttuğunda karşısındaki Bayan Lee'ye baktı."Oğlunuzu biraz alabilir miyim?" Bayan Lee gülümsedi."Tabii güzel kızım, tabii." Sonra gözlerini oğlunun elleri ile Karina'nın birlikte olan ellerine kaydı."Bende beyin yanına gideyim, bakalım ne yapmış işleri?"

Bayan Lee yavaşça yanlarından ayrıldığında Karina Heeseung'ın yüzüne baktı. Çok yakınlardı ve Heeseung bunun gerçek olup olmadığını ayırt etmeye çalışıyordu."Rahatsız oluyorsan elimi çekeyim?"

Heeseung başını iki yana salladı, karakolun kalabalığı, tüm bu olanlar midesini bulandırıyordu tek ihtiyacının yanındaki kız olduğunu düşünüyordu."Jimin eve dönelim artık."

Karina kaşlarını çattı, hâlâ o eve dönmeyi düşünüyor muydu? Heeseung bunu gerçekten istiyor muydu?"Sen ailenle birlikte kendi evine döneceksin."

Heeseung başını kızın omuzuna koydu, yüzü görünmüyordu."Ben evimdeyim zaten, oraya dönmek istemiyorum." Karina hiçbir şey anlamamıştı."Orası senin doğup büyüdüğün yer, neden kaçıyorsun Heeseung?"

Heeseung ellerini kızın beline koyduğunda yüzünü iyice boyun girintisine gömdü."Benim için ev sensin rina." Sesi boğuk çıkıyordu ama Karina ne demek istediğini anlamıştı.

Güldü.

Kemikli ellerini Heeseung'ın saçlarına çıkarıp bir süre onlarla oynadı, gözlerini etrafta gezdirdiğinde dışardaki polislerin onlara bakmakta olduğunu gördü.

Ancak Heeseung'ın onu hiç bırakası yoktu sanırsa.

Heeseung'ın nefes alış verişlerini boynunda kolayca hissediyordu. En sonunda Heeseung'ın başını boynundan çekti."Herkes bizi izliyor, kalk içeri girip bakalım ne yapmışlar?"

Heeseung başını salladığında yan yana polis merkezinin içine doğru yürümeye başladılar. Içeri girdiklerinde bir bağırış koptu. Niki Nishimura alabildiğine bağırıyordu."BENIM SUÇUM NE AMINA KOYAYIM YA!"

Sunghoon kahkaha attı."Piçe bak lan nezarethaneden bile duyurabiliyor sesini." Wonyoung başını giriş kapısına çevirdiğinde Karina ve Heeseung'ın yanlarına geldiğini görmüştü."Dinamik ikili geliyorrr!"

Tüm oturanların gözü Karina ve Heeseung'a çevrildiğinde Nikiden bir bağırış daha koptu."BIR GÜN YÜZÜ GÖRMEYECEK MIYIZ YETEEER!" komiser kahvesiyle dışarı çıkıp etrafa baktı."Ulan bu çocuk hiç mi susmayacak!?"

Eunchae komiserin yanında bitti."Onun yanına gidiyorsanız bende gelebilir miyim?" Şirin şirin gülümsediğinde komiser göz devirdi."Ne faydan olacaksa, gel bakalım."

Eunchae ve komiser birlikte koridordan ayrıldığında Heeseung Eunchae'nin boşalan koltuğuna oturdu. Karina da duvara yaslandı. Sunghoon Heeseung'a baktı."Daha nasılsın?"

Heeseung parmaklarını birbirine doladı kollarını ayrık bacaklarının üstüne koydu."Sadece eve dönmek istiyorum." Sunghoon bunu duyunca Jake'e döndü."Heeseung'ın eşyalarını önceki nakliyeci ile anlaşıp geri mi taşıtsak?"

"Oğlum tabii taşıtacağız, çocuk yerde mi yata-"

"Jimin ile kalmaya devam edeceğim." Jake kaşlarını çattı, bu çocuk canına mı susamıştı? Stephanie geri dönerse ne yapacaktı? Sunghoon diliyle sol yanağını şişirip sinirle güldü."Ben sana daha birşey demiyorum Hee."

Wonyoung çok pis kavga kokusu alıyordu buradan.

Eunchae parmaklarını demirlere doladığında Niki gülerek oturduğu yerden kalkıp yüzünü demirlerin arasından dışarı soktu."Yüzüne hasret gittik."

Eunchae hiç inanmamıştı buna gözlerini devirdi, Niki elini kızın yanaklarına uzattı."Bebek gibi görünüyorsun." Eunchae kendini geriye çekti."Delirdin sen iyice, azıcık dışarı çıkınca kız göstereyim sana."

"Ben seni istiyorum?" Işaret parmaklarını kızın yanaklarına bastırmaya başlamıştı, aklına gelen fikirle Eunchae'nin ellerini içeriye doğru çekti.

Ellerini Eunchae'nin ellerine vurduğunda Eunchae Niki'nin ne yapmaya çalıştığını anlamıştı. Çat çata pat birbirlerinin ellerine vuruyorlardı.

Oyun bitince Niki gururlu bir şekilde ellerini beline koydu."Kazandım."

Niki'nin çıkış saatine kadar böyle çeşit çeşit oyun oynamışlardı, çıkış zamanı polisin biri elinde anahtarla gelip kilidi açtığında Niki kendini dışarı attı.

Masanın üstünde duran telefonunu eline aldığında Eunchae'nin yanına geldi ve yanağını uzattı."Mapustan çıktım, hoşgeldin öpücüğüm nerede?" Eunchae düşündü sonrasında birden çocuğun yanağını öptüğünde Niki gülümsedi.

Sonrasında Niki hızlıca telefon ekranını açtı."Ben sana ne göstereceğim bak bak." internetini açtığında önüne bildirim paneline düşen bildirimle kaşlarını çattı.

Yabancı numaradan neden mesaj alsındı?

Bildirime tıkladığında Eunchae kafasını uzatıp bakmaya çalışıyordu. Niki gergince güldü."Eunchae, özel hayata saygı ama!"

0***********;
Nishimura,
canına bu kadar kıymet vermediğini bilmiyordum
işime gelir.
Çünkü senden onu alacağım.
ya da yanındakini ;)

Niki bu mesaja karşılık sadece anırmak istiyordu, canını mı alacaktı? Ne kadar komikti. Ona yaklaşacak it annesinin karnından doğmuş muydu? Kang Taesan bunu yutacağını düşünüyor muydu gerçekten?

En alttaki mesajı okuduğunda duraksadı, Eunchae'ye baktı bu mesaj onlar buraya gelirken atılmış olmalıydı. ya da yanındakini. Diyordu mesajda yutkundu, Eunchae ne ile ne derdi olabilirdi bu sikiklerin? Klavyede parmaklarını hızlı hızlı gezdirdi.

siz;
alabiliyorsan alırsın korkak ibne
gerçi cesaretin olsa karşıma çıkardın değil mi?
Eunchae'nin tek gözyaşı döktüğünü gördüğüm an
kendi mezarını ellerinle kazarsın.

Bu kullanıcıyı engellediniz.

yine ben yine kaos kizlar bundan sonraki bolumler birazcik nikiyle ugrasicaz sonra rahatlicaz ama yani merak etmeyin ❕







disguise, heerinaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin