oncelikle selamm
bol bol yorumlarinizi bekliyorum
iyi okumalar♡
-
Hayatım altüst olmuş gibi hissediyordum. Yaşadığım tüm zaman diliminde hep birilerinin isteklerini gerçekleştirmek uğruna çabalıyordum. Kendi hayatım, kendi hayallerim, kendi hatalarım bile yoktu. Yorucuydu.
Babamın koyduğu zor şartlara uymak, tüm hayatımı ondan gelecek tek bir 'aferin' kelimesi için heba etmek ve dahası...bu şeyler hayattan bıktırmıştı. Annemin korkusundan babama sığınıp bana karşı en sert yüzünü öne sermesiyse bu dünyada tamamen yalnız olduğumu öğretmişti.
Yorulmuştum. Arkadaşlarım tarafından da yorulmuştum. Farkında bile değillerdi oysa her zaman onlar tarafından da kısıtlanıyordum. Hayır Beomgyu, gidemeyiz Beomgyu, yapamazsın Beomgyu gibi birbirini durmaksızın tekrar eden cümleler artık hayatımdan bıktırmıştı.
Resimlerle kendimi avutuyordum eskiden. Kendi içimde barındırdığım duygular farkında olmadan beyaz kağıda dökülüyordu. Bastırılmış ve görmeye bile tahammül edemeyeceğim şeyler hepsi kağıtlardaydı. Benim bu tür şeylere zamanım olamazdı, olmamalıydı. Arkadaşlarımla boş zamanlar geçiremez,birini sevemezdim. Yapmam gereken tek şey ailemi memnun etmekti.
Taehyunun bana takmasıysa açıkcası hayatımı tamamen değiştirmekle sonuçlanmıştı. Evet, onu ilk gördüğümde kalbim hızlanmıştı. Hatta öyle ki, bazenleri dakikalarca gözümün önünde beliriyordu silueti. Onunla konuşmaya başlamam, durmadan tehditler savurması, kendisi için kullanması, tüm bunlar dürüst olmak gerekirse şimdiye kadar yaşadıklarımdan daha az acı vermişti bana.
Bir süre sonra artık karşı koyamamaya başlamıştım. Sonuçta ilk başta etkilendiğim biri durmadan yanıbaşımdaydı. Partideki davranışlarıysa benim tüm yelkenlerimi indirmemi sağlamıştı. Değerli hissetmiştim. Yüzündeki gülümsemesiyle ceketini belime sarması bile içimi kıpır kıpır etmişti.
Hoşlanıyordum, belki de çok seviyordum ama bazı zamanlar onu affetmemem gerekiyormuş gibi hissediyordum. Çıkmazdaydım.
Şimdi ikimiz de koltukta yatıyorduk. Kafasını koluna yaslamış, gözleri kapalıyken kısa süren uykumdan uyanarak onu izlemeyi tercih etmiştim.
Kısacık uyku diliminde bile gördüğüm rüyalar bedenimi korkudan titretmeye yetmişti.
Bir zamanlar babam rol modelimdi. Kusursuz iş adamı, daima ailesiyle olan, titiz davranan biriydi benim gözümde. Bu yüzden onun övgüsünü alabilmek için gece gündüz çalışırdım. Fakat, bu gün onun ağzından çıkan bizzat benim için sarfettiği kelimeler ona karşı beslediğim son sevgi kalıntılarını da yok etmişti. Katı bir yapıya sahip olduğunu zaten biliyorken böyle akılsızca davranmam yanlıştı. Ama o bile kendi oğluna iğrenç lakaplar yakıştırabiliyorken onların yanında yerim yoktu.
Babamın Taehyun hakkında konuşmasıysa son damla olmuştu benim için. İlk kez karşı çıkmıştım, ilk kez sesimi yükseltmiştim. Yüzüne bağırmıştım hatta. Taehyunu seviyorum demiştim. Düşünmeden söylemiştim. O an tüm sinirimle karşı çıkmıştım lakin söylediğim şeyin doğruluk payı daha çok acıtmıştı. Gerçeklik o an yüzüme çarpmıştı. Ayaklarım ve kalbim beni buraya getirmişti anında. Gidebilecek başka yerim yoktu onun yanından başka.
Titrek parmaklarım havalanıp yüzüne ulaşırken de aklım düşüncelerle doluydu. Gözlerinin üzerine düşen bir kaç gün önce siyaha boyadığı saçları geriye ittirmiştim sakince. Şimdi teni daha çok parlıyordu. Küçücük koltukta sıkışıp kalmıştık. Uyumadan önce çekiştirdiğim kolu hâlâ üzerimdeydi. Belimi sarmıştı sıkıca. Sıcacık tutuyordu.
Son söylediğim şeyden sonra sessizlik oluşmuştu. Ne ben tekrar konuşmuştum, ne de o bana yanıt vermişti. Hiçbir tepki vermemişti. Yorgunluktan dolayı kapanan gözlerimle hatırladığım tek şey buydu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
sukidakara | taegyu
Fiksi Penggemartaehyun: napsak ki beomgyu not defterinde baya ilgi çekiciydi söylesene ilgi alanında resim var mı? -texting
