Doğan Hazal uykuya dalınca sessizce yanından kalkıp salona geçmişti. Salondaki tekli koltuğa oturdu ve telefonunu çıkarıp Yeşim'e mesaj atmıştı.
Doğan:
Yeşim her neredeysen çabuk Hazallara geçKızıl:
Neden?Doğan:
Ben şu an onlardayım ama gitmeliyimKızıl:
Doğan bana neler olduğunu anlatır mısınDoğan:
Biz Hazalla ilk önce parka gittik
Sonra mezarlığa gitmek istedi Ben de onu götürdüm
Ağlamaya başladı
Sonra güvenlik artık çıkmamız gerektiğini söyleyince onu eve geri getirdim
Ağlamanın etkisiyle uyuyakaldıKızıl:
Tamam geliyorum
Zaten kafenin kapanış saati yaklaştı
Annem tek başına halleder
Sen benim gelmemi bekle sadeceDoğan:
PekiKızıl çevrimdışı...
Doğan telefonunu kapatıp kenara koydu. Ellerini avuçları yukarı gelecek şekilde açtı ve duasına başladı.
"Allah'ım, sen Hazal'a güç kuvvet ver. Onu bu acıdan tez vakitte kurtar, sakinliğe erdir Ya Rab. Amin..." Diyerek ellerini yüzüne sürdü.
Üzülüyordu sarı saçlı. Arkadaşını o halde, çaresiz ve bitik görmeye dayanamıyordu.
Keşke, diye düşündü. Keşke o gün orada olsaydım da o şerefsizi oracıkta öldürseydim... en azından Eda Teyze'nin intikamını almış olurdum...
O bunları düşünürken kapı çaldı. Derin bir nefes bıraktı havaya ve kalkıp kapıya yöneldi genç.
Kapıyı açtığında karşısında kızılı görmeyi bekliyordu lakin onun aksine siyah kısa saçlı mavi gözlü bir kadın görmüştü.
"Hazal Hancı evde mi?" Diye sordu kadın.
"Siz kimsiniz?" Kadının sorusunu görmezden gelerek sormuştu bu soruyu.
"Beyefendi, Hazal Hancı evde mi?" Dedi kadın, sorusunun üstüne basa basa.
"Ondan ne istiyorsunuz?" Genç adamın zihninden başlayıp tüm hücrelerine akın eden bir koruma güdüsü sarmıştı bedenini.
"Ben cinayet avukatı Büşra Aksoy. Merhum Eda Hancı'nın davasıyla ilgileniyorum. Şimdi son kez soruyorum, Hazal Hancı evde mi?" Dedi kendini tanıtan kadın, son cümlesinin üstüne tek tek basarak.
"Şu an uyuyor. Eğer isterseniz uyandırırım." Dedi Doğan sesindeki koruyucu abi tonunu bastırmaya gerek duymadan.
"Uyandırın o zaman." Dedi avukat ve sanki kendi eviymiş gibi eve girdi.
Doğan kadının bu tavırlarına çok sinirlenmiş, fakat Eda Teyze'sinin davasıyla ilgilendiği için sessiz kalmayı seçmişti.
Sarışın kapıyı kapattı ve Hazal'ın odasına gidip sessizce kapıyı açtı.
Kafasını kapıdan içeri uzattığında gencin hâlâ uyuduğunu gördü.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mavisiz Mavi -𝓞𝓵𝓾𝓶 𝓜𝓮𝓵𝓮𝓴𝓵𝓮𝓻𝓲 -
Teen Fiction"Mavi, kimileri için özgürlüktür. Benim içinse, mavi beni hapis eden bir renkti..." Ben, Hazal Hancı. Ve bu da benim maviye olan düşkünlüğüm. Gelin, birlikte mavinin nasıl bir insanı mahvoluşluğa sürdüğünü öğrenelim...