"Babaa!!' diye bağırıp hemen yerde yatan babamın önüne çöktüm. Ellerim çok kötü titriyordu. Titrek ellerle elimi boynuna götürüp kalbi atıyor mu diye kontrol ettim. Atıyordu ohh!
Hemen telefonumu çıkarıp aceleyle ambulansı aradım. Ambulansa evimizin adresini verip kapattım. Bir yandan da ağlıyordum annemden sonra babamı kaybedersem eğer ben yaşayamazdım ki!
Babamın kafasını dizlerime yasladım. Yarası var mı diye kontrol ettim. Yoktu ne olmuş olabilirdi ki?
Ambulans görevlileri sedyeyle beraber içeri gelince babamı sedyeye taşıdılar. Çok şükür ki hastane yakındı. Gözyaşları ile babamın elini tuttum ve görevlilerle beraber asansöre bindim. Asansör zemin katta durunca görevliler hızlı bir şekilde sedyeyi taşıyorlardı. Sedyeyi ambulansa koyunca bende hemen ambulansın açık kapısından içeri girdim. Babamın vücuduna adını bilmediğim şeyler yapıştırıyorlardı. İğne yaptılar. Oksijen maskesi taktılar.
"Hanfendi merak etmeyin babanız iyileşecek" deyip bana peçete uzattı. Peçeteyi alıp gözlerimi ve burnumu sildim.
Hastaneye varınca hızlıca babamı acile aldılar. Bende peşlerinden gittim. Onu bir odaya sokup birşeyler yapıyorlardı. Gözyaşları ile yavaşça yere çöktüm ellerimi bacaklarıma sardım. O sırada bir hemşire yanıma gelip form doldurmamı istedi. Formları doldurup hemşireye verdim.
Yarım saat boyunca içeride ne yapıyorlardı Allah aşkına! Bacaklarımdaki güç tükenmiş, ayağa kalkamıyordum. İçeriden doktor çıkınca ayağa kalkmaya çalıştım.
"Doktor o iyimi! Noldu ne olmuş ona bişi söyleyin iyileşecek mi?! " Artarda sorularımı doktora sordum.
"Sakin ol kızım babanın durumu iyi bayılmış sadece kan tahlili yaptık. Tahlil sonuçları çıkana dek bişi söyleyemeyiz ama umudunu kaybetme " dedi ve gitti.
Yavaşça kalktım ve babamın olduğu odaya yöneldim. Yavaş adımlarla kapıyı açıp içeri girdim bir hemşire yanıbaşındaki cihazla uğraşıyordu. Yandaki sandalyeyi alıp babamın uzandığı yatağın yanına oturdum. Ve babamın ellerini tuttum. Kafamı ellerinin üzerine koyup biraz olsun rahatlamaya çalıştım. Sonrasında uyku beni bütünüyle içine çekmişti.
****
İki gün sonra
Sabah uyanır uyanmaz hemen kahvaltı hazırlamaya koyuldum. Babamı dün akşam taburcu etmişlerdi. Doktor hiçbir sorunun olmadığını söylemişti. Bünyesini fazla zorlamış o yüzden bayılmıştı. Daha kötüsü de olabilirdi ama olmadı tek dayanağım babamdı çünkü.
Furkan hoca ve Kaan hoca beni aramış, neden gelmediğimi sormuşlardı. Olaylardan bahsedince geçmiş olsun dileklerini iletip birşeye ihtiyacım olup olmadığını sormuşlardı. Bugün ise babamın kahvaltısını verdikten sonra dershaneye gidecektim.
Babamın kahvaltısını alelacele yapıp babama götürmüştüm. Şimdi ise hazırlanıyordum. Üzerime gri bir eşofman ve beyaz sıfır kol bir crop geçirdim. Saçlarımı topuz yapıp perçemlerime düzleştirici ile şekil verdim. Günlük bir makyaj yapıp çantamı hazırladım.
Babama çıkacağıma dair seslendikten sonra ayakkabılarımı giydim. O sırada telefonum çalmıştı.
Kaan hoca arıyor...
Neden arıyordu ki şimdi? Fazla bekletmeden telefonu açtım.
"Efendim hocam "
"Günaydın Elçin"
"Günaydın hocam bir sorun mu var? Neden aramıştınız"
"Kapının önünde bekliyorum seni de alıp dershaneye geçelim istedim"

ŞİMDİ OKUDUĞUN
HOCAM MI?
RomanceBir öğrenci ve öğretmen hikayesi. Başlangıç:28/09/2024 Bu hikayeden bir beklentim yok öylesine yazıyorum..