28 1 0
                                    

Yazım yanlışları varsa kusura bakmayınnn :))

Karşımda üvey annem duruyordu. Evet size söylememiş olabilirim ama üvey bir annem vardı. Babaannem babamı zorla evlendirmişti. Ama bir buçuk yıl sonra anlaşamadıkları için boşanmışlardı. O sürede o kadınla hiçbir şekilde muhattap olmamıştım. Bir tane oğlu vardı. Ama o oğlu yurt dışında okuyordu. Bir sene bizimle kaldıktan sonra yurt dışına gitmişti. Adı Eren'di. Onunla iyi anlaşıyorduk ama annesiyle asla anlaşamazdım bir şekilde nefret etmişti benden.

Kendime henüz gelmemişken konuştu.

"İçeri almayacak mısın beni canım kızım" dedi sırıtarak. Maşalı sarı saçları ve asla silmediği kırmızı ruju dudaklarındaydı. Hala eskisi gibi bakımlıydı.

O sırada Kaan 'ın sesini duydum. "Esin ben çıkıyorum"

Üvey annemin bakışları ona kaydı. Tek kaşını kaldırdı bunu hep yapardı. "Oo bakıyorum da baban yokken eve erkek atmışsın"

"Düzgün konuş Hülya teyze "

Kaan hemen yanımızda bitmişti olayları idrak edememişti. "Ben onun öğretmeniyim özel ders için burdayım yanlış anlamayın" dedi ve elini uzattı. "Ben Kaan"

Üvey annem sırıtıp elini uzattı." Ben de Hülya Elçin'in üvey annesiyim yani eskiden öyleydim"

El sıkıştıktan sonra üvey annem baştan aşağı Kaan'ı süzdü.Kaan şaşırmıştı. Üvey annem olduğunu bilmiyordu.Dudaklarında hınzır bir gülüş vardı. Bu gülüşü tanıyordum.

"Benim çıkmam lazım önemli bir işim var. Sonra devam ederiz tamam mı Elçin" dedi ayakkabılarını giyerek. Üvey annemle de tekrardan el sıkıştıktan sonra asansöre yöneldi.  Onun gitmesiyle üvey annem içeri girmişti. İçeri girerken de söyleniyordu. "Yakışıklı adammış"

"Sakın ona bulaşma" dedim onun peşinden ilerlerken;

"Nedenmiş küçük hanım? Yoksa öğretmeninle bir ilişkin mi var? Onu kapacağımdan mı korkuyorsun?" Dedi çantasını odanın ortasındaki masaya bıraktı ardından koltuğa oturdu.

Kollarımı kavuşturdum. Onun anladığı dilden konuşacaktık belli ki. "O kendinden büyük kadınlarla çıkmaz emin ol"

Sinir bozucu bir kahkaha attı. "Babacığın nerde?"

"Mardin'de işleri varmış " dedim koltuğun koçağına oturarak

" Kahve falan ister misin?" Diye sordum.

"Gerek yok birazdan Eren de gelir"

"Ne zaman döndü yurtdışından?"

"Dün döndü yorgunluktan gebermişti birazdan gelir gelmezse de yarın gelir büyük ihtimalle. Neyse ben kalkayım artık hem baban da yokmuş" dedi saçlarını savurarak.

"Otelde mi kalacaksınız?"

Koltuktan kalkıp çantasını masadan alıp koluna geçirdi.

"Evet canım bilirsin ben lüks severim "

Göz devirdim ve cevap verdim. "Bilmez olur muyum? Plan kurup sözde babamın donuna kadar alıcaktın ama babamın avukat olduğunu unutmuştun "

Güldüm ve bu onun zoruna gitmişti. Yüzünü buruşturarak bana baktı.

"Ben geçiriyim seni " dedim

"Gerek yok yolu biliyorum " dedi ve adeta saçlarını savurarak odadan çıktı. Bu ne biçim hareketler ya?

Kapının kapanma sesini duyunca odama gidip üzerimi değiştirdim. Üzerime yeşil bir crop ve kumaş pantolon geçirdim.

 Üzerime yeşil bir crop ve kumaş pantolon geçirdim

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Oct 15, 2024 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

HOCAM MI?Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin