Sertçe yutkundu Jungkook.Omuzlarında yılların yükü ciğerlerinde kollarında ki meleğin kokusu vardı.Simsiyah, yumuşacık saçları omzuna dağılmıştı.Taehyung elinde ki boş şişe ile cüretkar bakışlarını abisine yoğunlaştırıyor yıldızlar ile kutsanmış gökyüzü onları ay ışığından sakınıyordu.
Ay ışığını üç bedenden sakınıyor gibiydi.Zihinler uçuk,Kalpleri yorgun düşüyordu.Taehyung yutkundu ve kuru boğazını nemlendirdi konuşmak için dudaklarını aralamadan önce.
"Derinlerinde ne var bilmiyorum Jeon."
Duraksadı Taehyung.Jeon'un keskin hareleri gözlerine değdikçe bedeni sertleşiyor,teni geriliyordu.
"Ama bilmelisin ki,Bu defa Jimin olmayacak.Cılız bedeninin içinde sıkışıp kalmış canını daha fazla yakmayacaksın."
Taehyung bunları söylerken klasik ayakkabılarını yalnızların yoldaşı kaldırımlara vurarak abisine yaklaştı.Tam üstlerinde duran sokak lambası bile günahlarını açığa çıkarabiliyordu.
Taehyung Jungkook'un karşısında dikilince Jungkook kollarında ki meleği göğsüne bastırdı.Göğsüne hapsetmek istiyordu bu istenmeyen dünyada.Herkes den sakınmak istiyordu.
"Onu öylece kollarına verip tenine değdiğini görmemi mi istiyorsun ?"
Bu defa Jungkook kararlılık ile Kelimelerini dizdi.Yüreğinde ki yangını bastıramıyordu.Kollarında ki Jimin'in soluk teni gökyüzünün altında maviydi.Baştan çıkarıcı yoğun kokusu aldığı silik nefes ile ciğerlerine doldukça beyni uyuşuyordu.Göğsünün titremesini teninin katmanlarca üzerinden hissedebiliyordu.
"Ben Jimin değilim.Onun küçük kalbi onca şeyi kaldırabilecek kadar güçlü."
Taehyung anlamsız bakışlar atıyordu.Jungkook gözünde bencil piçin tekiydi.
"Ben dayanamam.Narin bedenini birinin sarmaladığını göremem Tae."
Jungkook'un aklına gelen görüntüler ile çenesi kasılırken istemsizce kollarında ki küçüğü sıkıyordu.Taehyung histerik bir biçimde güldü.
"Alışsan iyi olur o halde."
Jungkook dikleşirken Jimin'i sarsmamak adına olduğu yere kilitlendi.Taehyung'un yüzünü yumrukları ile parçalamak istiyordu.
"Yıllardır gözün ondaydı.Biliyordum Taehyung sen hep onu deliler gibi arzuladın.Ama sadece arzuladın değil mi ?"
Jungkook'un sözleri keskinleşirken tek amacı Taehyung'un canını yakmaktı.
"Jimin'e de anlatsana gerçeği.Bakalım,öğrensin biricik dostunun ona karşı olan gerçek hislerini.Tatlı dili nasılda tutulur ha ?"
Taehyung jungkook'un kollarında Jimin olmasaydı yarınları umursamadan jungkook'u benzetirdi.Abisi bu gece çok şanslıydı.
"Seni sormalı.Onun gözünde yokluğunda hemen ablasını koynuna alan adinin tekisin onu ne yapacağız ?"
Jungkook ağzını açacakken arkadan Yoongi'nin sesi geldi.
"Jungkook Chan hae beni aradı.Sana ulaşamayınca merak etmiş.Sesi kötü geliyordu atak geçirmiş olabilir.Eve gitmen gerekiyor."
Duyduğu isim ile jungkook'un boynunda ki damarlar belli olmuştu.Taehyung'un yüzünde bir zafer gülüşü yerini alırken Yoongi tekrar konuştu.
"Jungkook Jimin'i Taehyung'a ver.Hadi ama bunu konuşmuştuk onu unutman gerekiyor."
Jungkook bazen can dostu Yoongi'nin bu olgun hallerinden çoğu zaman nefret ediyordu.İstemeye istemeye omuzlarını düşürdü.Kafasını Jimin'in güzel yüzüne çevirdi.
