10

2.2K 252 267
                                        


Adımlarımı koridorda hızlandırıp omzumdan kayan ağır çantayı düzelterek üniversitenin çıkış kapısına doğru adımladım. Son derse kadar sıkıla sıkıla oturabilmeyi başardığım için içten içe kendimi tebrik ediyordum resmen. İçimdeki bitmek bilmeyen bir his kalbimi sıkıştırıyor, iki ay önce Bay Kim'in odasında olanlar utanç içinde bırakıyordu beni. Üstünden tam iki ay geçmişti. O günden beri Bay Kim hiçbir derse girmiyor, üniversitede asla görünmüyordu.

Haliyle hakkında dedikodular yayılmaya başlamıştı ve bazen duyduklarımın gerçek olmamasını umut ediyordum. Birden bire nereye gitmiş olabilirdi ki? Birçok öğrenci rektörden öğrenmeye çalışsa da geçiştirilerek geri gönderilmişti hepsi. Bay Kim'in derslerinde başka bir profesör geliyor, kimse sesini çıkarmasa da herkes artık ciddi birşey olduğunu düşünüyordu.

Kalbimde hissettiğim sızı iyice büyümeye başladığında bakışlarımı kaçırarak bana doğru koşa koşa gelen Jimin'i farkedip moralimin bozuk olduğunu farkettirmemek için gülümsemeye çalıştım.

Jimin gülerek boynuma sarılıp sıkıca boynumu sıkıştırdığında sızlanarak ben de ona sarıldım.

"Jimin, gebereceğimm!"

Zorlukla ahtapot kollarından kurtulup yüzüne baktığımda birşey diyeceğini anlayarak gözlerimi devirdim.

"Kesin işin düştü yine, dökül hadi civciv"

Bunu bekliyormuş gibi yüzü anlamaz ifadeye büründü ve kolumdan çekiştirerek kaldırımda yürümeye başladık.

"Bak şimdi Kookie, Yarın yeni yıl partisi varr ve bütün üniversite, öğretmenler, profesörler herkes dahil davet edildi! İnanabiliyormusun çok eğlenceli olacak! Kesin gitmemiz gerekiyor, hemen gidip birşeyler almalıyız!"

Jimin kulağımın dibinde bağırarak konuştuğunda susması için işaret yaparak çevrede deliymişiz gibi bakışlar atan insanlardan gözlerimi kaçırdım.

"İstiyorsan git Civciv hiç havamda değilim. Sadece eve gidip tavşan peluşuma sarılarak uyumak istiyorum."

"Beni yalnız mı bırakacaksın? Böyle arkadaşlık mı olur?! Ben nereye sen oraya, itiraz kabul etmiyorum!"

Oflayarak boynumdaki atkıyı düzeltip soğuktan üşüyen ellerime beyaz pamuk eldivenlerimi geçirdim.

"Bu seferlik gelmesem?"

Kaşlarını çatıp yüzüme bakarak ellerini kısa montunun ceplerine soktu.

"Uzun zamandır moralinin bozuk olduğunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun? Biraz kafanı dağıtmaya ihtiyacın var, lütfen beni kırma ve yarınki partide yalnız bırakma. Şimdi itiraz kabul etmeden direkt mağazaları gezip güzel şeyler satın alıyoruzz!"

Gülerek kolumdan tutup önümüzdeki büyük mağazaya doğru beni sürüklediğinde ben de gülümseyerek ona ayak uydurdum. Belki de Jimin haklıydı, biraz kafa dağıtmaya ihtiyacım olabilirdi.

Her ne kadar inanmak istemesem de bazen kulak misafiri oluyordum koridordaki diğer öğrencilere. Evleniyor, şuan balayında, karısı hamile ve bunun gibi birçok dedikodu... Umursamamaya çalışsam da gerçek olabileceği düşünceleri beni dehşet rahatsız ediyordu.

_______________

"Jimin, fazla abartı olmadı mı sence?"

Aynada kendimi süzüp üstümdeki iç gösteren tül gömleğin kollarını düzelttim. Böyle şeyler giyinmeyi ne kadar sevsem de partide yüzlerce kişi olacaktı. Belki profesörler bile gelecekti. Beğendiğim gömleği almama izin vermeyip fiziğimi güzel gösterdiğini söyleyerek Jimin üstümdeki tül gömleği almıştı. Bedenimin çırıl çıplak olduğunu hissediyordum resmen...

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Jan 03, 2025 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

 OLDER • TAEKOOKHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin