Bölümü geç attım özür dilerim. Çünkü elimde taslak yok ve ben bir haftadır griptim. O yüzdennn yani
Bir de randevu bölümleri kısa oluypr çünkü yapacak olay yok
İyi okumalar!
《♡》
<time skip - 2 ay>
Yoongi dersi bitmiş bir süre Jungkook'un sınıfının önünde beklemişti. Çıkmadığı için binadan çıkmış ve arka taraftaki kedilerin yanına gitmişti. Banka oturmuş ve kedileri sevmeye başlamıştı. Bir kaç kedi yanında yatmıştı. Telefonunu çıkararak fotoğrafını çekmişti. Kedileri severken zamanın nasıl geçtiğini fark etmemişti.
"Buldum seni" Yoongi kafasını kediden kaldırdı.
"Saklanmıyordum Kook" Jungkook gülümseyerek bankın boş tarafına oturdu.
"Ama telefonlarını açmıyorsun sevgilim"
"Aradın mı fark etmedim" cebinden telefonunu çıkardı.
"İki defa aradım" Yoongi telefonundaki cevapsız aramayı gördü.
"Ah evet aramışsın. Telefonum sessizde kalmış"
"Sorun yok sevgilim. Ee ne yapacağız peki?"
"Spor salonu boş olacak. Basketbol oynayalım" dedi Yoongi heyecanla. Jungkook kıkırdadı.
"Tamam hadi o zaman" diyerek ayağa kalkarak elini Yoongi'ye uzattı. Yoongi elini tutarak ayağa kalktı. Birlikte üniversitenin kapalı basketbol sahasına ilerlediler. Montlarını kenara bıraktılar çantalarıyla birlikte. Yoongi çantasındaki topu alarak Jungkook'a fırlattı.
"Tut bakalım" Jungkook son dakika topu tutarak Yoongi'ye baktı.
"Bekle önce iddia belirleyelim" Yoongi kaşlarını çattı.
"Ne iddiası?"
"Sen kazanırsın senin istediğin ama ben kazanırsam instagrama bir kere seni atmama izin ver ama yüzün gözükecek"
"Hayır"
"Ya lütfen Yoon" Yoongi bir süre sessizce yeri izledi ve Jungkook'a baktı.
"Tamam. Ama ben kazanırsam istediğim bir şeyi yapacaksın"
"Tamam" diyerek Jungkook kocaman gülümsedi.
"10'da biter" dedi Yoongi. Jungkook onayladı. Ardından maça başladılar. Yoongi potaya basket atmaya çalışan Jungkook'u engelleyerek topu elinden aldı. Jungkook Yoongi'yi kovaladı. Yoongi izin vermeyerek ilk basketini attı.
Bir saatin sonunda maç 9-9 olmuştu. Jungkook hızlıca Yoongi'den topu kaparak ilerledi. Yoongi hemen arkasında ilerledi. Jungkook topu kaptırmamak için aşırı bir çaba sarf ediyordu. Jungkook'un denediği basket, Yoongi tarafında engellendi. Yoongi hızlıca topu sektirerek potaya attı. Basket olmasıyla kendini yorgunlukla yere bıraktı. Jungkook da gülümseyerek kendini Yoongi'nin yanına bıraktı.
"Kazandın Yoon"
"Evet kazandım"
"Ne isteyeceksin?" Jungkook kafasını ona çevirdi. Yoongi ona baktı.
"Zamanı gelince isteyeceğim" dedi.
"Öyle olsun bakalım" diyerek Yoongi'ye yaklaştı ve dudağına ufak bir buse kondurdu. Yoongi kızararak ayağa kalktı ve Jungkook'a bakmadan elini uzattı.
"Terimiz kurumadan gidelim. Hasta oluruz" Jungkook bu haline gülümseyerek Yoongi'nin elini tuttu ve ayağa kalktı. Üzerlerini giydikten sonra eşyalarıyla spor salonundan çıktılar. Yoongi'nin bahçe çıkışına ilerlediğini görünce kolunu tuttu.
"Yoon nereye?"
"Durağa"
"Saçmalama Yoongi. Ben buradayken ne gerek var otobüse. Hadi gel" diyerek otoparka doğru çekti.
"Kook trafiği kalacaksın ama. Ters tarafta senin evin"
"Yoon sorun yok dedim sana kaç kere"
"Ama" Jungkook arabanın kapısını açtı.
"Bin hadi Yoongi" Yoongi arabaya bindi. Jungkook kapısını kapatarak kendi tarafına geçti.
--
"Kook yukarı gelmek ister misin?"
"İsterdim ama Cookie evde yalnız"
"Haklısın. Sadece 5 dakika. Muzlu süt veririm sana" dedi eliyle beş yaparak. Jungkook kahkaha attı.
"Çocuk mu eyliyorsun Yoon"
"Ne sen Mandalina ile beni kandırıyorsun. Ben de seni muzlu süt ile kandırmaya çalışıyorum" Jungkook gülerek Yoongi'nin alnını öptü.
"Tamam kandırdın beni" diyerek kontağı kapadı. Birlikte yukarı çıktılar. Mandalina Yoongi'nin üzerindeki farklı kedi kokusunu alarak ondan uzaklaştı. Jungkook kıkırdayarak lavaboya ilerledi. Yoongi 'de elini yüzünü yıkadı ve rahat kıyafetlerini giydi. Dolaptan bir muzlu süt ve bir mandalina aldı. Sütü koltukta uzanan Jungkook'a uzattı. Kendi de karşısana oturarak mandalinasını soymaya başladı.