"Annem gelmiş!"
Beyaz tenlinin daha da beyazlamış suratına bakarak ne diyeceğini düşünüyordu Taehyung.
Herşey üst üste geliyordu. Bayan Jeon'a ne diyeceklerdi? Daha kendileri bile oturup konuşmamışken üstelik.
"Evde yokmuş gibi davranalım."
Taehyung kendince gayet mantıklı olan fikrini ortaya attığında Jungkook onun ciddi mi olduğunu yoksa dalga mı geçtiğini anlamaya çalıştı.
Ama hayır, küçük olan gayet ciddiydi!
"Saçmalama Taehyung!"
Esmer tenli çocuk saçlarını karıştırıp yeniden çalan kapıyla ofladı.
"E ne yapacağız peki? Kapıyı açıp, selam anne, bu sikiştiğim öğrencim mi diyeceksin?"
"Neden öyle birşey diyeyim!"
Taehyung olduğu yerde gerginlikle zıplayarak ağlamaklı birkaç mırıltı çıkardı.
"Bilmiyorum bağırma bana, çok gerildim kendimi camdan aşağı atacağım!"
"Tamam tamam sakin ol. Ayrıca neden kendin camdan atıyorsun!"
"Bilmiyorum tamam mı sus yoksa seni de atarım!"
Taehyung'a sakinleşip koltuğa oturmasını söyledikten sonra saçlarını ve üzerini düzeltip kapıya doğru ilerledi.
"Jungkook saçmalama benim altım çıpla-"
Cümlesini tamamlayamadan Jungkook kapıyı açıvermişti. Şimdi koltukta, altında boxer dışı birşey olmadan, Jungkook'un gömleği ile oturup kayınvalidesini bekliyordu.
"Oğlum, sinirlenmeden önce dinle bir beni."
Jungkook sakindi. Ailesine kızgın kalamıyordu. Yalnızca kırgınlığı ağır basıyor, dediklerini yediremiyordu kendine.
"Buyur anne, içeri geç."
Orta yaşlı kadın oğlundan kötü bir tepki almamanın rahatlığıyla yavaş adımlarla kapıdan girerek evin salonuna ilerledi.
Salon kapısından içeri adım attığı anda ise bu sakinlik, yerini şaşkınlığa bıraktı.
Geniş koltuk üzerinde, kıvırcık saçlı genç bir oğlan utangaç bakışlarla oturuyor, üstelik hali 'ben bir seksten yeni çıktım' diye bağırıyordu.
Üzerinde Jungkook'a ait olduğu bariz belli olan bir gömlek, esmer bacaklarını ise gizlemeye yarayan hiçbir parça yoktu!
Yine de bozuntuya vermedi kadın. Oğluyla yeniden arası bozulsun istemiyordu.
"Merhaba."
Kıvırcık saçlı gencin bakışları kendisine döndü. Yanakları domates gibi kızarmış, gözlerini kaçırıyordu. Anlaşılan kendisinin gelmesi onun için küçük bir sürpriz olmuştu.
"Şey, merhaba efendim. Kusura bakmayın böyle bi tık şey oldu. Ben ee-"
Genç adam neredeyse konuşmayı unutacak kıvama gelmişti. Neyse ki Jungkook durumu toparlamak için oradaydı.
"Anne, bunun daha tatlı bir tanışma olmasını isterdim. Ama sürpriz ziyaretin bunun önüne geçti. Tanıştırayım, sevgilim Taehyung."
Ufak bir şekilde de annesinin ziyaretinin uygun olmadığını vurgularken asıl amacı Taehyung'u rahatlatmaktı.
Kendisiyle yalnız kaldığında tamamiyle bambaşka bir insana dönüşen bu genç adamın şu anki haline inanamıyordu.
Ortamdaki sessizlikten iyice rahatsız olmaya başlayan Taehyung, usulca oturduğu koltuktan ayaklandı.
"Şey ben bi üzerimi değiştirip geleyim."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Confusion
FanficSeul üniversitesinde öğretmen olan Jeon Jungkook, gecenin bir yarısı mesaj kutusuna düşen bildirimle, kendisine telefon şakası yapıldığını düşünür.
