Selam bebişlerrr yeni gelenlerin gözlerinden, aylardir bolum bekleyenlerin ellerinden öptükten sonra bolumu yazmaya basliyorum.
~~~
Genç kadın, deri koltuğa yaslanmış, bacak bacak üstüne atmıştı. Parmaklarının ucunda tuttuğu ince cam bardağı yavaşça çeviriyor, içindeki buzların birbirine çarpma sesini dinliyordu. Yüzünde ne öfke vardı ne de panik lakin içinde bir huzursuzluk vardı.
"Haydi ama Minsoo, daha iyi hamleler bulabilirsin sanırım?"
Karşısındaki adam dosyaları masaya dizmişti. Kravatı kusursuz, sesi ölçülüydü.
İnsanlara güven veren bir görüntüsü vardı. Ama Harin onun bu tarafını çok iyi biliyordu.
Bu adamın vicdanı, dosya kalınlığına göre değişirdi.
"Bak Harin, biliyorsun bu işi arkadaşım olduğun için kabul ettim. Ama açık konuşmak gerekirse biraz yaş bir tahta.
Yine de senin için elimden geleni yapıyorum."
Harin dudağının kenarını hafifçe kıvırdı. Bardağı masaya bıraktı, camın çıkardığı ses odada gereğinden fazla yankılandı.
“Yaş tahta dediğin şey”
dedi sakin ama keskin bir tonla, “doğru yerinden vurulursa en kolay kırılan şeydir.”
Minsoo gözlüğünü çıkarıp dosyalardan birini açtı.
“Jeon tarafı düşündüğümden daha temkinli. Arsa meselesini bağlayıcı bir borç gibi göstermemiz zor. Evlilik gerçekleşmediği sürece-”
“Evlilik gerçekleşmedi çünkü Jungkook kaçtı!” diye kesti sözünü Harin. “Bunu böyle yazacaksın.”
Minsoo başını kaldırdı.
“Hukuk roman yazmak değildir Harin.”
“Biliyorum,” dedi genç kadın, koltuğunda hafifçe öne eğilerek. Yüzünde pis ama zevk alan bir sırıtış vardı.
“O yüzden karakter değil, algı yaratacağız.”
Masadaki fotoğraflardan birini parmağıyla Minsoo’ya doğru itti. Bu Jungkook'un gizli çekilmiş fotoğraflarından biriydi.
“Bu süreçte ben bekledim. O uzattı. Aileler umutlandı. Arsa bekletildi..."
Yüzündeki gülücük birdenbire masum ve acı çekmiş mazlum bir ifadeye büründü
"Ben yıprandım.” dedi hafifçe ağlar gibi burnunu çekerken.
"Hayallerimin aşkıyla evlenmeyi beklerken acı içinde terkedilmeyle yüzleşirken!"
Minsoo fotoğrafa baktı, sessiz kaldı.
“Ben parayı değil,” diye devam etti Harin, sesi neredeyse fısıltıya düşerek, “bedeli istiyorum. Onun rahatça arkasını dönüp gidememesini istiyorum.”
Minsoo derin bir nefes aldı.
“O zaman saldırıyı yumuşak yaparız,” dedi. “Manevi tazminat ağırlıklı. Arsayı kayıp fırsat olarak gösteririz. Jungkook’u kötü niyetli gibi…”
“Gibi değil,” diye düzeltti Harin. Gülümsedi ama gözleri gülmüyordu.
“Öyleydi.”
Minsoo dosyayı kapattı.
“Peki,” dedi sonunda. “O zaman bu işi kazanmak için değil… Can yakmak için oynuyoruz.”
Harin arkasına yaslandı.
“Eğer benim olmayacaksa, bende mutluluğunu elinden alırım."
~~~
Jeon Jungkook, motorunu her zamanki gibi otoparka parkettikten sonra elindeki çantasıyla beraber merdivenleri çıkmaya başladı.
Aklında soru ve düşünceler cirit atıyordu.
Harin ile nasıl başa çıkacaktı?
Taehyung şu an ne yapıyordu?
Bam'ın bir sonraki aşısı ne zamandı?
Öğrencilere, finallerde hangi haftaya kadar sorumlu olduklarını söylemişti?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Confusion
Fiksi PenggemarSeul üniversitesinde öğretmen olan Jeon Jungkook, gecenin bir yarısı mesaj kutusuna düşen bildirimle, kendisine telefon şakası yapıldığını düşünür.
