10(+18)

873 18 0
                                        

Nasıl bir pınarsın sen Şems? İçtikçe susadığım. Nasıl bir ateşsin sen ey Şems? Yandıkça serinlediğim.

Mevlana/ Şems'e

*

Sabah koğuştakilerle dışarıda kahvaltı yapmak için sözleşmiştik. Fakat Şems komutanın dün bana söylediğinden sonra her an tetikteydim. Bir yerden çıkabilirdi ki bunu isterdim sanırım. Ama arkadaşlara nasıl açıklayacağımızı bilemezdim.

Tam herkes hazırken Şems komutan ve Eyüp komutan sivil kıyafetlerle göründü. Hepimiz hazır ola geçtiğimizde Eyüp komutan rahat emrini verip konuşmaya başladı:

-Günaydın gençler, biz de kahvaltıya geliyoruz. Rahat olun ve komutanım demeyin, anlaşıldı mı?

Herkes bir anda anlaşıldı komutanım diyip sonra daha yeni verilen emri çiğnemenin mahcupluğuyla birbirine baktı. Şems komutan te Allah'ım der gibi bakıp önden yürüdü. Bazen çok öfkeli biri oluyordu, o anlarda beni şefkat ve tutkuyla öpüp içime girdiğini hatırlayarak övünüyordum.

Arkadaşlarla arkalarından yürüyerek çarşıya indik. Sanki askeriyede değil de yurttaymış gibi rahat ve komik bir sohbet dönüyordu. Eyüp komutan ve Şems ise bizden biraz uzakta derin konular konuşarak yürüyordular. Kahvaltı salonuna geldiğimizde Şems komutan yavaşlayıp yanıma yaklaştı. Yanına oturmamı istiyordu.

Bu hareketiyle içim giderken yanına yerleştim. O tüm erkeksiliğiyle sandalyeye oturduğunda bedenini süzmek farz olmuştu. Bu adama sivil kıyafet yasaklanmalıydı. Askeri üniforma hiç olmazsa göz yorup dikkat dağıtıyordu. Şimdi sadece dar olmayan pantolondaki doğal çıkıntı bile ağız sulandırıyordu.

Herkes sipariş verdiğinde Eyüp komutan yine onu can kulağıyla dinleyen askerlere anılarını anlatmaya başladı. Bu fırsatla sandalyeyi iyice masaya ve Şems komutana yaklaştırıp elimi dizine koydum. Önce irkilip sonra gevşedi fakat eli parmaklarımı sardı. Ben fesat şeyler düşünürken o romantik bir kibarlıkla sarmıştı elimi. İri bedeninden hissedilmesi zor olan incelik şimdi tüm bedenimi etkisi altına almıştı. Ben bu adama aşıktım, hayvan gibi.

Kahvaltı sonrası herkesin farklı yerlerde işi vardı. Bazıları eğlence mekanı için sözleşmişti, komiserlere konser deseler de pavyona gidiyorlardı. Bazıları da para çekmek için bankaya gittiğinde geriye Eyüp komutan, Şems komutan, ben ve İsa abi kalmıştık. Eyüp komutan bize bakıp heyecanla konuştu,

-Madem dört kişiyiz, kalkın bana gidip okey oynayalım.

Şems komutan tiksinerek bakıp başını hayır anlamında salladı, böyle şeyler sevmediği her halinden belliydi. Etkileyici sakinliğiyle konuştu,

-Kamer'le eve gidip kalan belgeleri düzenleyelim. Bir haftaya belediyeden gelecekler, eksik iş yapmayalım.

Eyüp komutan bıkkınlıkla baktı,

-İzin gününde çalıştırma ulan çocuğu.

Şems komutan umursamadan başıyla bana yolu gösterdi. İsa abi ve Eyüp komutan derin bir sohbetteyken biz de Şems komutana gitmek için taksiye bindik. İkimiz de arkadayken bir anda sağ eli bacağımı sardı. Yutkunup gerilirken parmaklarına baktım, ustalıkla okşayıp giderek yukarı çıkıyordu. Nefesim kesilmişti. Onda yaprak kımıldatmayan hareketler bende deprem yaratıyordu.

Eve geldiğimizde Kapı kapandığı gibi sırtımı duvarda buldum. Koyu dudakları dudaklarımı sarıp hem yavaş hem sert öperken elleri kıyafetleri hallediyordu. Ona olan arzum karşısında çok acizdim. Bedenlerimiz yanarken soyunarak odaya kadar ilerledik, onun yatağını ilk defa görüyordum. Aşırı büyüktü ve bembeyaz çarşafla örtülüydü. Çıplak bedenimi yatağa itti. İri aletini baştan sona sıvazlarken bir süre beni izledi.

Ve sonra boğuk sesinden ilk emir duyuldu,

-Bacaklarını aç.

Titreyerek dediğini yaptım. Yalnızca onunla dolmuş deliğimi ona doğru kaldırarak bacaklarımı açtım. Dudakları önce ıslanıp tekrar aralandı,

-Kendine dokun.

Tadını çıkararak yapacaktı her şeyi. İtaatle aletime uzandım, onunkinin yanında beyaz ve küçük kalıyordu. Kaslı bedenini ve aletini okşayan ellerini izlerken sertliğime dokundum.

-Orta parmağını deliğine it.

Bunu hiç yapmamıştım. Deliğime parmak sokmak ve bunu dünyanın Bilmem kaçıncı harikasının önünde yapmak beni bilmediğim bir arzuyla tahrik ediyordu. Deliğimi zorlayıp ucunu içime ittiğimde o güzel ağzından boğuk bir siktir yükseldi. Üstüme eğilip dudaklarımızı ihtirasla birleştirdi. Artık sertliği deliğime sürtünürken elleri göğüs uçlarımı buldu. Hassas noktalarımın yeni yeni farkına varıyordum, ağzımdan çıkan inlemelerin haddi hesabı yoktu.

Parmaklarıyla deliğimi olduğunca hazırlayıp içime girdi. Duvarlarım onun iriliğini sararken bedenimi yay gibi germişti. Vücudu ritmik hareketi bulduğunda bakışlarımız birleşti. Sıcak nefeslerimiz karışırken büyük bir arzuyla sikiyordu deliğimi.

Dakikalarca zevki uzatıp dayanamayacağımı anladığında beni çekmeye başladı. Aleti içimde git gel yaparken uzun parmakları aletimdeydi. Sarsılarak boşaldığımda bakışlarındaki kararma ve kasıklarındaki damarlarda geleceğini anlayıp belimi kıvırarak onu en dibime kadar aldım, dudaklarıma kapanıp hızlı hareketlerle girip çıkarak boşaldı. İçimdeki hareketleri yavaşlıyordu. Ben hala boşalmanın etkisiyle kasılırken içimdeki sıvısıyla beraber dışarı çıktı. Dudaklarımız hiç ayrılmadan öpüştük. Bu zevk hiç bitmesin istiyordum.

******
Selammm
Uzun süredir yoktum, fakat artık tüm hikayelerim devam edecek. Sizi seviyorum🫠🤎🤎🤎"

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: May 06, 2025 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

ASKER (bxb)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin