23.Bölüm

15 0 0
                                        

Uzun zaman olmuştu yazmayalı ben geldimmmm.

Yazılarımın tamamına, özel paylaşımlarıma ve gelecekteki projelerime ulaşmak istersen şu bağlantıya bakabilirsin:  Bu linki Google'a yapıştırarak veya doğrudan tıklayarak sayfama ulaşabilirsin. Ayrıca sohbeti sürdürebileceğimiz ve en güncel içerikleri paylaştığımız WhatsApp kanalımıza beklerim — WP kanalına gelin, fikirlerinizi, yorumlarınızı ve önerilerinizi paylaşın. Birlikte okumaya, düşünmeye ve yeni yollar keşfetmeye devam edelim. Teşekkürler, varlığınız değerli. Lütfen bizi takip etmeyi unutmayın; haberler yakında paylaşılacak

https://lnk.bio/sevipgidenbirisiii

Naz çıktı. Kapı kapandığında Melih arkasını döndü. Ev yine sessizdi ama bu sefer yalnızlık aynı değildi.

Kızının odasına girdi. Lara uykusunda mırıldanıyordu. Beşiğin kenarına çöktü, minik elini tuttu.

"Geç kalmadım değil mi?" diye fısıldadı.

Lara parmaklarını sıktı.

Melih'in gözlerinden sessizce yaşlar süzüldü.

Belki her şey bitmemişti.

Belki bazı kapılar, tam kapanmadan önce tekrar aralanıyordu.

Ve belki...

Aşk, en beklenmedik yerden yeniden geliyordu.


Kapı kapandıktan sonra evin içini derin bir sessizlik sardı. Melih, birkaç saniye olduğu yerde kıpırdamadan durdu. Az önce yaşananların gerçek mi yoksa zihninin ona oynadığı bir oyun mu olduğunu ayırt edemiyordu. Naz gitmişti ama bıraktığı etki, evin duvarlarına sinmiş gibiydi.

Derin bir nefes aldı ve yavaş adımlarla kızının odasına yöneldi. Kapıyı araladığında loş ışıkta Lara'nın minik göğsünün düzenli bir şekilde inip kalktığını gördü. Beşiğin kenarına çöktü, elini uzatıp kızının avucuna dokundu. Lara parmaklarını sıkıca kapattı. O küçücük el, Melih'in kalbine ağır ama sıcak bir yük bıraktı.

"Buradayım," diye fısıldadı.

"Söz... bu sefer gerçekten."

Kızının başını okşadı. O an içinden geçen suçluluk, pişmanlık ve korku tek bir düğüm halinde boğazına oturdu. Kaçtığı her gecenin, sarhoş olduğu her sabahın bedelini şimdi daha net görüyordu. Lara'nın hayatında eksik kalan her an, Melih'in içinde kapanmayan bir yara gibiydi.

Odadan çıkıp salona geçti. Sehpanın üzerindeki kahve fincanları hâlâ duruyordu. Naz'ın içtiği fincanın kenarında ruj izi kalmıştı. Elini uzattı, istemsizce fincanı aldı. Kendine kızdı. Bir kadının ardında bıraktığı izlere bu kadar takılacak kadar zayıf hissetmeyeli uzun zaman olmuştu.

"Saçmalama," dedi kendi kendine.

Telefonu cebinden çıkardı. Ekran kilidini açtığında Alp'ten gelen bir mesaj gördü.

"Eve vardın mı?"

Kısa bir cevap yazdı.

"Evet."

Derdime Deva ( Texting)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin