Arkadaşlar wp kanalıma gelinnn koşun beni yalnız bırakmayin orda da .
Yazılarımın tamamına, özel paylaşımlarıma ve gelecekteki projelerime ulaşmak istersen şu bağlantıya bakabilirsin: Bu linki Google'a yapıştırarak veya doğrudan tıklayarak sayfama ulaşabilirsin. Ayrıca sohbeti sürdürebileceğimiz ve en güncel içerikleri paylaştığımız WhatsApp kanalımıza beklerim — WP kanalına gelin, fikirlerinizi, yorumlarınızı ve önerilerinizi paylaşın. Birlikte okumaya, düşünmeye ve yeni yollar keşfetmeye devam edelim. Teşekkürler, varlığınız değerli. Lütfen bizi takip etmeyi unutmayın; haberler yakında paylaşılacak
https://lnk.bio/sevipgidenbirisiii
Naz sabah gözlerini açtığında ilk hissettiği şey huzursuzluktu. Perdeden sızan ışık gözlerini kamaştırırken, gece yarısı balkonda bıraktığı kapının hâlâ açık olduğunu fark etti. Üşümüştü ama kalkıp kapatmamıştı. Çünkü bazı geceler, içeri dolan soğuk hava daha gerçek gelirdi.
Telefonu komodinin üzerinden aldı. Saat henüz yediyi yeni geçmişti. Ekranı açtığında Melih'ten gelen mesajı tekrar gördü. Defalarca okuduğu halde hâlâ her kelimesi içini titretiyordu.
"Bazen nefes almak, en büyük ihanettir. Ama en büyük cesaret de."
Naz telefonu göğsüne bastırdı. Gözlerini tavana dikti.
"Ne yapıyorsun Naz?" diye fısıldadı kendi kendine.
Bu adam...
O, Naz'ın hayatına girecek tipte biri değildi. Ne geçmişiyle, ne yaralarıyla, ne de taşıdığı ağırlıkla. Naz yıllardır böyle adamlardan kaçmıştı. Yük taşıyan, kırık, eksik adamlardan.
Ama yine de...
Merakı vardı. Hem de tehlikeli bir merak.
Yataktan kalktı, mutfağa geçti. Kahve makinesini çalıştırırken balkona baktı. Karşı balkonda Melih yoktu ama varlığı hissediliyordu. Sanki adam gitse bile gölgesi orada kalmıştı.
Kahvesini alıp balkona çıktı. Soğuk hava yüzüne çarptı. İçinden bir ses "İçeri gir" dedi, diğeri "Kal." Naz her zamanki gibi ikinci sesi dinledi.
Aşağıdan bir araba sesi geldi. Melih'in arabasıydı. Apartmandan çıkıyordu. Naz farkında olmadan aşağı baktı. Melih arabaya binmeden önce yukarı doğru baktı. Göz göze geldiler.
Bir saniye.
Belki iki.
Melih başını hafifçe salladı. Naz istemsizce karşılık verdi. Araba hareket ettiğinde Naz'ın kalbi anlamsız bir hızla atıyordu.
"Bu normal değil," dedi kendi kendine.
Ama normal olan neydi ki zaten?
Melih işe gittiğinde zihni dağınıktı. Alp bunu fark etmemiş gibi davransa da gözlerinden kaçmamıştı. Öğle arasında Melih masasından kalkıp dışarı çıktı. Yakındaki bir kafeye oturdu. Telefonunu masaya bıraktı. Naz'a yazmak istiyordu ama yazmamak için kendini zor tutuyordu.
Sonunda dayanamayıp yazdı.
"Sabah balkondaydın."
Cevap gecikmedi.
"Evet."
"Üşütme."
Naz ekrana baktı. Gülümsedi.
"Anne gibi konuştun."
Melih de gülümsedi ama gülümsemesi yarım kaldı.
"Alışkanlık."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Derdime Deva ( Texting)
Novela JuvenilNe duruyorsunuz, içeriye bekleniyorsunuz. Siz: Gece gece ne bu ağlama sesleri kardeşim?(01:45) Yazmayayım yazmayayım dedim ama insana bir rahat huzur vermiyorsunuz yahu.(01:48) Bebeğin varsa uyut.(01:48) Kulağıma kulak pamuğu tıkayıp yatmak zorunda...
