S2 - Söz

969 132 131
                                        

önümüzdeki bir iki bölüm zırlayacağız çünkü bu ikilinin konuşacağı çok şey var 🥲

yorum yapmayı ve yıldız atmayı unutmayın ✨✨✨

🌓

Yoğun bakım odası loştu. Makinenin düzenli aralıklarla çıkan mekanik sesi harici gık çıkmıyordu. Jungkook kapının hemen yanında durmuştu, içeri girmeye cesaret edemiyordu. Sanki bir adım daha atarsa içerideki kırılgan denge bozulacak, onları rahatsız edecekti. Ne bebeğinin ne de eşinin huzurunu elinden almak istemiyordu. Ancak sonunda hemşirenin " Beş dakikanız var bayım " demesiyle içeri yürüdü.

Taehyung beyaz çarşafların arasında kaybolmuş gibiydi. Solgundu. udakları renksiz. Burnuna takılan oksijen hortumu yüzünü daha da küçük gösteriyordu. Ama her şeye rağmen göğsü inip kalkıyordu.

Monitörde iki ayrı ritim vardı, ve bunun geldiği anlam Jungkook'un her şeyin bir rüya olup olmadığını düşünmesine sebep oluyordu. Bir çocuğu vardı... Çocukları olacaktı... O monitörde onun da kalp atışları gözüküyordu.

Taehyung'un ritmi güçlü ama ağırdı, bebeğinkiyse daha hızlı ama zayıf. Jungkook'un bakışları istemsizce Taehyung'un karnına kaydı. Çarşafın altında elli belirsiz bir çıkıntı vardı.

O beş ay kafasında dönüp duruyordu, malikanedeki kavgalarında dahi omega hamileydi ama feromonlar o zaman o kadar düşüktü ki Jungkook onu hiç hissetmemişti. Kore'ye döndüğündeyse Taehyung çoktan hamileliğini keşfetmişti, ancak alfanın öğrenmesi istediği son şey bile değildi.

" Umji nasıl fark etmedi? " diye mırıldandı Jungkook kendi kendine.

Tuttuğu dedektifin bu detayı bilmemesi imkansız geliyordu kulağa, her şeyden önce Jungkook omegasının hastaneye gittiğini dahi duymamıştı ondan.

İki ihtimal vardı, ya kız tembellik yapıyordu ya da omeganın yanında durmuş ve çenesini de kapalı tutmuştu. Ama şimdi, bunlar düşünmesi gereken son şeylerdi. Artık iki kişiden sorumluydu, ve onların bakımı öyle kolay olmayacaktı.

Jungkook varını yoğunu hem omegaya hem de çocuklarına sunmaya hazır olsa dahi omega onu kolay kolay kabul etmeyecekti. Bebekleriyse... Jungkook çocuğunun kendisini hissettiğinde ne tepki vereceğini bilmiyordu bile. Ya onu istemezse, o zaman ne yapardı? Daha kötüsü, bebekleri ondan tıpkı omega babası gibi nefret ederse ne olurdu?

Yavaş adımlarla yatağın yanına geldi. Eli havada kaldı, dokunmaya hakkı yokmuş gibi hissediyordu. Ancak dayanamadı, parmak uçlarıyla Taehyung'un eline değdi hafifçe. Feromonlarını onun daha iyi hissetmesi için salmaya başladığında monitördeki hızlı ritim bir anlığına dalgalandı.

Jungkook dondu kaldı, elini çekemedi. Makine tekrar düzene girdiğinde alfanın gördüğü sayılar stabil kalması gerekirken yükseldi. Tam o sırada Taehyung'un kirpikleri titredi. Jungkook'un kalbi göğsüne sert sert çarpmaya başladı.

" Taehyung... "

Konuştuğunda sesi fısıltıdan ibaretti.

Omega gözlerini ağır ağır araladı. Bakışları önce tavana takılı kaldı, sonra sağa kaydı, sesin geldiği yöne. Ve Jungkook'u gördü.

Bir saniye geçti, sonra iki, sonra üç ve sonra dört. Omeganın irisleri netleşti, bakışları odak kazandı. Alfayı tanıdı. Beşinci saniye, sonra altıncı ve sonra yedinci... Hatırladı, ayaklarının dibindeki kan göletini ve bebeğinin karnına attığı tekmeyi. Acı öyle bir sardı ki vücudunu, alfa kokusunu aldı.

MARRIAGE GAME  Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin