allahın belası bölüme hoş geldiniz
🌓
Jeon Jungkook Moretti, kelimenin tam anlamıyla bir yıkım olarak kapının ardında duruyordu. Öfke, özlem ve haftalarca alınan alkolün esiri olmuş bir fırtınaydı.
Taehyung zil çalındığında ona hamile kıyafetleri ve hamilelere özel besinler,takviyeler almaya giden arkadaşlarının geri geldiğini sanmıştı. Ancak kapının ardında onu hayatının en büyük şoklarından birini beklediğinden bihaberdi. Hamileliği ilerledikçe bel ağrısı artmış ve diğer hamileliklerden farklı ve daha zorlu olduğu için bulantıları korkunç hale gelmişti.
Zorlanarak kalktığı koltuktan ayrılıp kapıyı açtığında gözleri gördüğü yüzle kocaman oldu, önce donakaldı ve sonra terk edip gittiği kocasının adını sayıklamasıyla can havliyle kapıyı anında kapatmak için tüm gücünü kullandı. Ancak kapının kapanmasını engelleyen, araya sokulmuş sert bir şey ondan daha güçlüydü. Jungkook ayağını bir an beklemeksizin araya koymuş ve kapıyı kapamasını engellemişti.
‘’ Yapma ‘’ dedi alfa gözlerini omeganınkilere çevirirken.
Kapıyı elinden geldiğinde sertçe ittiren omeganın zayıf direncine karşı koymuyordu bile, onun zayıflamış gücü alfa için bir hiçti.
‘’ Hadi Taehyung, ‘’ dedi şansını deneyerek, ‘’ Geri çekil, içeri gireyim güzelim, lütfen. ‘’
‘’ Def ol! ‘’ dedi omega tıslarcasına.
Ancak onun geri çekilmeyeceğini anlayan Jungkook’un biraz daha ileri adım atmasıyla zaten zor sahip olduğu dengesini kaybetti ve kısık bir çığlık eşliğinde bedeni geriye doğru tökezledi. Düşeceğini bilerek gözlerini yumduğunda büyük, sıcak bir el omeganın incelmiş bileğine ve beline sarıldı.
Tam o an, ikisinin de beklemediği ve daha önce burunlarına hiç dolmamış bir koku yayıldı odaya. Bu bebeğe aitti, ancak ikisi de farkında değillerdi. Aylardır süren ayrılığın ardından gelen ilk fiziksel temastı bu, Taehyung’un teni eski, tanıdık ama bir o kadar da yabancı bir ateşe değmiş gibi yandı.
Jungkook’un avcunun sıcaklığı, omeganın kemiğini bir kelebeği sararcasına nazikçe sardı. Taehyung’un o tanıdık, güvenilir ama artık nefret ettiği tenin sıcaklığıyla içi eriyip gitmişti. Jungkook’un alfasının kokusu, bir yangın gibi ciğerlerine dolarken, kalbi yerinden fırlayacak gibiydi.
Alfanın ondan hiçbir farkı yoktu, ruhu aylardır hasret kaldığı teni hissettiği anda adeta bir inleme bıraktı. Asırlar gibi geçmek bilmeyen ayların ardından dokunabildiği ten boğazında bir yumruya sebep olmuştu. Artık eskisi gibi bakmayan gözler, hasret kaldığı o koku… Tüm bunları kendi başına kendisi getirmişti, eğer bu odada koca bir nefret varsa hepsi kendineydi.
Omeganın gözleri, sonunda bilinçli bir şekilde, kendisini tutan, kararmış göz altları ve uzamış kirli sakallarıyla dağınık ama hala dünyanın en yakışıklısı olan adama takıldı. Kan kırmızısı gözlerdeki o açlık, o özlem kalbini sıkıştırdı.
Lanet olsun, neden geldi!
Yankılanan sesle omega adeta donup kaldı, gözleri kocaman olurken o evi terk ettiği günden beri bir kez olsun ortaya çıkmayan kurduydu konuşan.
‘’ Taehyung ‘’ dedi Jungkook yalvarırcasına, devamı gelmiyordu ancak bir seslenişten fazlasıydı. Çok şey anlatıyordu. Onu öpmek, sarmalamak istiyordu, onu bırakıp gitmesine izin verdiği için kendine lanetler okuyordu. Ancak, Taehyung’un bileği… Bileği, bir zamanlar avcunun içini dolduran o dolgunluktan uzaktı. Parmakları omeganın kemiğini hissediyordu. Bir anlığına tüm özlemi silindi, yerine tarifsiz bir suçluluk ve kendine karşı duyduğu şiddetli bir öfke çöktü. Nasıl bu kadar kötü bir haldeydi?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MARRIAGE GAME
Fanfictionİtalyan mafyasının en güçlü ailesinin oğluyla evlenen Taehyung, hakkında hiçbir fikri olmadığı yeni "kocasına" hayatı dar etmeye yemin etmiştir. GAME Serisi #1 love-hate relationship! forced marriage omegaverse au mafia
