S2 - Ev

779 132 51
                                        

yüzünüz bu bölüm de gülecek ama sonradan çok sövmeyin diye yine uyarıyorum ( ben bi bokluk çıkarıcam )

🌓

Omega sonunda kavuştuğu rahat ve ağır uykudan uyanmak istemiyordu, onca zaman sonra çektiği en iyi uykuydu bu. Ancak burnuna dolan tanıdık, baskın ve bir o kadar da sinir bozucu şekilde güven veren koku gözlerini aralamaya zorladı onu. Başını hafifçe yastıkta kaydırıp odanın içine göz attığı sıra Jungkook'u gördü, bir an dudakları aralandı ve ağzından şaşkın bir '' Ay " nidası yükselsi.

Alfa dün gece onu bıraktığı yerde, odanın zemininin üstünde öylece kıvrılıp uyuyakalmıştı. Bir bacağı boylu boyunca uzanmışken diğeri dizinden bükülüydü. Günlerdir üzerinde olan gömleğin yakası açılmış, düğmeleri gerilmişti.

Taehyung o an kocasının uyurken ne kadar savunmasız göründüğünü fark etti. Otoriter, intikam hırsıyla yanıp tutuşan o adam gitmiş yerine yorgunluktan bitap düşmüş bir baba gelmişti sanki. Bebek daha doğmadan böyleyse, çocuklarını kucağına aldığında Jungkook ne halde olur tahmin edemiyordu. Üstelik boynu o kadar ters bir açıyla yatmıştı ki Taehyung bakarken bile kendi boynunun tutulduğunu hissetti. Bebekten sonra uykusuz geçecek onlarca gece olacaktı, o zaman ne yapacaktı?

İçindeki inatçı ve kinci yanı bırak daha beter olsun dese de karnındaki bebeğin babasının kokusuna verdiği o tatlı ve huzurlu tepki sonunda gardını düşürmesine neden oldu. Yavaşça yatağın kenarına kaydı. Hareket ederken karnındaki gerilme canını yaksa da dişlerini sıktı. Üzerindeki beyaz, yumuşak pikeyi parmaklarının arasına aldı. Onu Jungkook'un üzerine düzgünce örtmek gibi romantik bir seçeneğe de sahipti, hatta onu yatağına davet de edebilirdi. Ama her şeye rağmen, hala daha kocasına sinirliydi. Bu yüzden daha çok bir yükten kurtulur gibi pikeyi havalandırdı ve hedefini tam on ikiden vurarak alfanın kafasına fırlattı.

Pike Jungkook'un suratına bir ağ gibi yapıştığında odada komik bir ses yükseldi. Birkaç saniye süren sessizşikten sonra pikenin altındaki beden aniden sarsıldı. Jungkook sanki bir boğulma tehlikesi yaşıyormuşçasına kollarını savurarak dikleşmeye çalıştığında omega dudaklarını birbirine bastırdı. Onun böyle tepki vereceiğini hiç tahmin etmemişti, somurtup söylenerek uyanacağını düşünmüştü ama kocası korkmuştu.

Jungkook üzerindeki kumaşı telaşla yüzünden sıyırdığında saçları elektriklenmiş, gözleriyse faltaşı gibi açılmıştı. Bir an için nerede olduğunu, kendisine kimin saldırdığını anlayamaz gibi etrafına bakındı. Bakışları, yatağın kenarında kendisine bakan omegasını bulduğunda duraksadı.

Tüm uyku sersemliğine rağmen, o boğuk sesiyle ciddi bir surat takınıp " Bir şey mi oldu? " diye sordu Jungkook. Yeni uyandığı için sesi boğuk ve pürüzlü çıkıyordu. " Ağrın mı var, bebeğim? Hemşireyi çağırayım mı? "

Taehyung kollarını göğsünde birleştirip burnunu havaya dikti.

" Yoo, niye bir şey olsun? Gayet iyiyim ben. "

Jungkook önce kafasından düşüp kucağına biriken pikeye sonra da sırtını dayadığı sert zemine baktı. Olan biteni kavramayı deniyor gibiydi ve bu omegayı kahkaha atmaya zorluyordu. Kocası kaşları çatık bir şekilde, düşünürken suratı böyle oluyordu, bir yere bir pikeye bir de tavana bakıyordu. Sonunda pikeyi iki parmağıyla havaya kaldırdı.

" Bu neden suratımda peki tüy yumağı? "

" Yerde yatıyordun... " dedi Taehyung omuz silkerek. " Ne yapsaydım yani? " Ardından, sesindeki iğneleyici tonu gizleme gereği duymadan ekledi " Sana iyilik de yaramıyor! Düşünsek suç, düşünmesek suç! "

MARRIAGE GAME  Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin