Kana Susamış

3K 170 5
                                        

Dışarıya çıkmak için geç kalmıştık. Dakota bir türlü beni oyalamaya çalışıyordu ve başarıyordu. Dışarıya çıktığımız da vampirler ve gündüz yürüyenler cirit atıyordu.

''İşte bu süper...''

Dakota'ya baktığım da yanımdan çoktan gitmişti. Bu kız başını belaya sokmadan önce buradan götürmeliydim.

''Selam Desmond.''

Bundan nefret ediyordum.

''Merhaba Conan.''

''Neden buradasın? Babanın yanında olman gerekmiyor muydu?''

''Babam bana istediğini yaptıramaz. Sen de biliyorsun.''

''Eğer Dakota'yı arıyorsan şurada.''

Gösterdiği yere bakınca Dakota'nın Aida ile takıldığını gördüm. Başı beladaydı.

''Aida bakar mısın?''

Dakota beni görünce gülümsemeye başladı. Yanıma gelince ona nasıl anlatacağımı bilemedim.

''Desmond ben her şeyi biliyorum. Dakota bir gündüz yürüyen bunu herkes biliyor ama herkesin sırları vardır değil mi? Ben de bir gündüz yürüyenim. Yani melezim.''

Eskiden ondan hoşlanıyordum ama vampir olduğu için kendimi ondan hep yasakladım. Ona zarar veririm diye korktum ama yanılmışım.

''Aidan sürprizimizi Desmond'a söylemedin değil mi?''

''Hayır, merak etme. Hem dediğin gibi sürpriz...''

''Benden neler saklıyorsunuz?''

''Hiçbir şey.''

İkisi de sinsice güldü. Bundan korkmalıydım. Bunlar kötü şeyler planlıyordu. Conan yanımıza geldiğin de Dakota'nın gözleri maviden griye döndü.

''Conan senin burada ne işin var?''

''Baktım siz buradasınız ben de yanınıza gelmek istedim.''

''Biz de tam gidiyorduk.''

Dakota bana bakmaya başladı.

''Nereye gidiyoruz?''

Dakota şuan birisini öldürürse onu asla durduramazdım.

''Akademiye gidiyoruz.'

Ellerini çırpmaya başladı.

''Bu süper bir fikir...''

Akademiye geldiğimiz de ortadan yine kayboldu. Bu kız nerede şimdi ya? Yine babamın yanına gitmiştir.

''Baba Dakota burada mı?''

''O burada mı?''

''Evet, burada ve bir anda yanımdan yok oldu. Belki yanına gelmiştir diye düşündüm.''

''Bugün gelmemesi gerekiyordu. Bugün önemli bir gün sen de biliyorsun.''

''Nasıl yani?''

''Bugün gündüz yürüyen bebekleri eğitme günü. Onları nasıl eğittiğimizi biliyorsun. Eğer onları görürse bu sefer herkese düşman olur.''

Çığlıklar gelmeye başlayınca çok geç kaldığımızı anladım. Zaten biz neden burada boş boş oturuyorduk ki? Neden onu ararken konuşmuyorduk. Çığlıklar bizim sınıftan geliyordu. Kapıyı açtığımız da gördüğümüz manzara hoşumuza hiç gitmedi. Herkes yer de kanlar için de yatıyordu. Dakota'ya bakınca yeni bir vampiri öldürmesini izledik.

''Dakota kendine gel.''

Bize baktığın da gözleri renk değiştiriyordu.

''Bunu siz istediniz. Benim böyle olmamı siz istediniz. Beni de onlar gibi eğitecektiniz değil mi?''

Korktuğunu anlamak zor olmadı. Bunu korktuğu için yapmıştı.

''Hayır Dakota. Biz seni o şekilde eğitmeyecektik. Sen...''

Babam elimi tuttu. Onun güçlerinden bahsedemezdik. Eğer bahsedersek bu sefer daha fazla üstümüze gelirdi. Kapı açıldığın da Dakota'nın gözleri hemen Conan'a kaydı. Bu çocuğun derdi neydi? Nerde bir olay var orada hemen Conan bitiverir.

''Burada neler oluyor?''

''Conan buradan gitmen gerekiyor.''

Dakota ona sadece bakıyordu. Gülümsemeye başladığın da ne olduğunu anlamadım?

''Burada ne işin var? Aidan nerede?''

Dakota, Conan ile mi konuşuyordu? Bu kadar vampiri öldürdükten sonra hiçbir şey olmamış gibi devam etmesi garipti.

''Aidan yolda geliyor.''

Burada kesinlikle bir şeyler dönüyordu ve bu benim hoşuma gitmiyordu.

''Neden Aidan geliyor?''

''Görürsün.''

Babam bu manzaraya daha fazla dayanamayıp odasına gitti. Arkasından giderken Dakota beni durdu.

''Seninde burada kalmanı istiyorum.''

Beni oyalamaya çalışıyordu. Bu sefer onu dinlemeden babamın arkasından gittim. Babam yine boş boş duvara bakıyordu. Ellerini masanın üstüne koymuş ve yumruk yapmıştı. Babamı ilk defa böyle görüyorum. Dakota buna bir şeyler yapıyordu ama ben anlayamıyordum. Olivier yanıma geldiğin de beni sakinleştirmeye çalıştı.

''Merak etme sadece Dakota onun fikirlerini değiştirmeye çalışıyor. Başka bir şey yok.''

Babama tekrardan bakınca kolları kanıyordu.

''Bunu da mı Dakota yapıyor? Neden böyle oluyor?''

Olivier de telaşlandı.

''Bunu ben de bilmiyorum ama bir baksak iyi olur.''

Dakota bizden önce davranıp içeriye girdi.

''Dakota burada olmaman lazım.''

Beni duymadı bile. İçeriye girince onları izledim. Babamı öldürmeye kalktığında içeriye hızlıca girdim ama beni geri dışarı çıkardı.

''Babanı bırakmalısın bence. Bu hale seni o getirdi. Seni de o şekilde eğitti ve sana hiç iyilik yapmadı değil mi? Düşün bir sana iyilik yaptı mı? Senin yanında durdu mu? Senin yerine cevap vereyim hayır. Sadece seni işleri için kullandı.''

''Hayır, yalan söylüyorsun. O benim her zaman yanımdaydı senin ailen bile yoktu.''

''Evet, haklısın. Ben ailesiz büyüdüm. Belki de onun için böyleyim.''

''Özür dilerim seni kırmak istemedim ama o benim babam ve benim ona ihtiyacım var.''

''Hayır, senin bana ihtiyacın var Desmond. Bunu sen de biliyorsun.''

''Hayır, Dakota yanılıyorsun benim ona ihtiyacım var.''

İçeriye girdiğim de babam yerde yatıyordu.

''Baba beni duyuyor musun?''

Ses yoktu. Ağlamayacaktım, ağlayamazdım. Babamın karşısında asla ağlamamalıydım.

''Baba beni duyuyorsan lütfen bir şeyler yap''

Ses soluk yine yoktu. Bir dakika ellerini kaldırıyor. Demek ki yaşıyor. Dakota'ya bakındım ama çoktan gitmiş.

Vampir AkademisiBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin