Gözlerimi açtığım da dört gözle karşılaştım. Bunlar onlar olamazdı değil mi? Kapı açılınca hemen göz önünden kaybolup gittiler. İçeriye Devin girdiğin de ondan tüm detayları alırdım.
''Uyandınız mı? Gidip diğerlerine haber veriyim.''
''Devin bir saniye. Sana bir şey sormam gerekiyor.''
''Buyurun efendim?''
''Bana ne oldu?''
''Efendim beni birkaç gün önce kendi himayenize aldınız. Çalıştığım kafede katliam çıkardınız ve sonra eve geldiniz. Odaya çekildiniz ve iki gün sesiniz hiç çıkmadı. Size bakmaya geldiğim de yatakta öylece yatıyordunuz ve ben de çok korktum. Hemen diğerlerine haber verdim. Onlar da size baktığın da uyuduğunuzu söylediler. Uyanana kadar yanınızdan ayrılmadım.''
Sanırım Devin'i köle yaparak iyi yapmışım. En azından bana değer veriyordu. Diğerleri gibi değildi.
''Peki, ben böyle atak gibi bir şey geçirmiş miydim? Nefes alamama gibi bir şeylerle karşılaştın mı?''
''Hayır efendim. Öyle bir şey olmadı.''
Yani hepsi rüya mıydı? Bu imkânsız. Ben rüya görmem. Çocukluğumdan beri rüya görmem. Hatırladığım kadarıyla birisiyle konuşuyordum.
''Burada birileri ile karşılaştın mı?''
''Hayır efendim.''
''Dakota nerede?''
''İçeride sizin uyanmanızı bekliyor efendim.''
''Dakota'yı yanıma çağırabilir misin?''
Başını sallayıp gitti. Ona anlatmam gerekecekti. İçeriye Dakota girince gözlerinin şişliğini ve kızarıklığını görebiliyorum. Benim için ağlamıştı ve ben buna müsaade etmiştim. Kendimden nefret ediyorum. Onun canının yanmaması için her şeyi yapan ben şimdi onu üzüyordum. Dakota bana sarıldığın da kokusunu, bana sarılışını her şeyini özlemiştim. Aramızda ki bağ bir türlü kopmuyordu. Sanırım bu Tanrı'nın bize verdiği en güzel hediyeydi.
''Desmond uzun süre uyuyunca senin öldüğünü düşündüm.''
''Kaç gündür uyuyorum?''
''Bugün uyanmasaydın 4.gün olacaktı.''
''Ama gündüz yürüyenler 2 günden fazla uyuyamaz.''
''Evet, ben de ondan bahsediyorum. Senin öldüğünü düşündüm; düşündük.''
''Ama şimdi karşındayım değil mi?''
Gözlerinden akan kanı temizlediğim de yüzü kızarmıştı. Bu kızı deliler gibi seviyorum.
''Sana söylemem gereken bir şey var.''
Ne diyeceğini merak ediyorum?
''Biz hala ayrı mıyız?''
''Bunu bana mı soruyorsun? Hayır, ayrı değiliz. Sen bana Tanrı'dan gelen en güzel hediyesin.''
Dudakları dudaklarımı bulduğun da içimde ki o his yeniden canlandı. Sanki bunu bekliyordum. Tüm yaşam hücrelerim yeniden doğdu. Geri çekildiğin de bunun hiç bitmemesini istedim. Aklıma onlar gelince hemen ciddileştim.
''Dakota bunlardan daha önemli bir şey var.''
Bana boş gözlerle baktığın da neler olduğunu anlamadığını biliyordum.
''Neler oluyor Desmond?''
''Onlar geldi ve beni buldu.''
Biraz düşündükten sonra anlamsız gözlerle bana bakmaya devam etti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Vampir Akademisi
VampireHeyecana hazır mısınız?Acaba Dakota'nın başına neler geliyor.Bu okulu nasıl buluyor?
