Bartu napti inanin bilmiyorum ama Babamin neyi varsa neyi yoksa artik yok. Yok. Resmen cebinde bir kuruşu kalmadi. Yemek yiyecek parasi yok. Su icecek parasi yok.
Resmen nefret ettigim babam benle selinle bizim evde bizim masamizda yemek yiyior.
"Eline saglik kizim..."
Selin ise şaşkinca bana bakiyordu. Babami bize getirip herseyi anlattigimda sok olmustu. Ama karsi cikmadi. Tam bu yüzden seviyorum. Babam neler neler yapti bizi ayirdi ama selin hala ona evini aciyor.
"Afiyet olsun..."
Sessizlik vardi. Kimse konusmuyordu. Bende Bartunun yanina gitmeliydim ama selinle azrayi onunla yalniz birakamam ki.
"Sey. Ben gitmem gerek-"
"Ali..." selin resmen gözleriyle gitme diyordu.
"Merak etme selin. O da gidiyor."
Haluk basini kaldirip bana bakti sonra onaylayarak kalkti.
Arkasini dönerek konusmaya basladi.
"Aylin azrayi görebilirmiyim?"
Selin yutkundu.
"Uyuyor."
Evet cok soguk davraniyordum ama o benim kizimin yanina yaklasamaz.
"Ali..."
"Hadi cikalim"
~~~
"Bartu sen nasil yaptin? Önce geliyorsun bana kizin gerek diyorsun. Sonra sacma vidyolar cektiriyorsun. Parayi nasil aldin?"
"Iste sizi tehtid ettigimi söyledim. Aylini öldürecegimi. Imza atmasa öldürcem dedim."
"A-Attimi?"
Basiyla onayladi. Babam? Benim babam bizim icin servetinden mi vazgecti? Inanamiyorum.
"Iananamiyorsun dimi?"
"Neden yapti?"
"Demek seviyormus. Hayret ya bende sasirdim aslinda."
"Simdi nolcak?"
"Benim isim bitti. Gidiyorum. Birsürü param var. Yurt disinda bir ise baslayacam."
"Tamam... o ne yapacak?"
"Inan umrunda degil ali" omzumu sıkarak yanimdan ayrildi.
Vicdan azabi mi cekiyordum? Yoksa bu his ne? Niye böyle üzülüyordum? Benim icin vaz gecmisti yillarca kurdugu imparatorlugundan... offf.
~~~
Selinin agzindan...
Kapi calinca kucagimdaki Aylinle beraber kapiya dogru yürüdüm.
Alide mutfaktan cikip kapiya geldi. Emin olmak icin birkere daha aliye baktim. O emindi.
Kapiyi actigimda gülümseyen bir adet Halukla karsilastim. Iceriye girmesi icin kenara cekildim.
H "Ah cok güzel...Ali gözleri ayni sen"
Ali gülümseyerek karsilik verdi. Gülümsemek mi? Ali yillardir babasinin yaninda gülümsemiyor. Bu iste bir is var.
Ali gelip kucagimdan azrayi alip babasina verdi. Salona gecmelerini söyledikten sonra onu hemen mutfaga cekistirdim.
"Ali sencede birseyler aciklamak zorunda degil misin?"
Ellerimi tuttuktan sonra cevap verdi.
"Herkez. Herkez ikinci bir sans hak eder. Belkide bu onun icin yeni bir baslangic olur?"
Yutkundum. Ciddiydi.
"Ama yaptiklari..."
"Selin tek birsey bilmelisin. O bizi seviyor..."
Aliye güvenmeliydim. Bunu yapmaliyim.
"Tamam. Hadi sofraya gecelim."
"Teşekkür ederim. Seni bu yüzden seviyorum"
Gülümseyerek dudaklarindan bir buse aldim. Aliye yetmemis olmali ki. Geri cekilicekken belimi sikarak bunu engelledi.
Tabii her zamanki gibi öpüsürken kizimizin aglamasi basladi
Ali gözlerini devirirken ben gülümseyerek onu elinden tutup salona sürükledim.
Belki gercekten herkez ikinci bir sans hak ediyordu...
