Bölüm-7

45 10 1
                                    

"Ahhh güzelim çok eğlenicez seninle."
"Bırakın beni lanet herifler imdat kurtarın beni."
Hem ağlıyordum hem çırpınıyordum ama nafileydi kimsecikler yoktu etrafta sadece onlar ve ben....

Baba özür dilerim....

"Hey o kızı hemen bırakın!"
"Bırakmazsak ne olur?"
"Ne mi olur göstereyim!"
Beni tutan çocuğun arkadaşına yumruk geçirip yere serdi sonra beni tutan çocuk beni bırakıp onun üstüne doğru yürürken onunlada yumruk yumruğa giriştiler. Birbirilerine hiç acımadan vuruyorlardı. Sonra o iki sapığı bayıltana kadar dövüp yanıma yaklaştı.
Ben korkudan bitmiş bir şekilde yerde oturuyordum ve deli gibi ağlıyordum.  Şuan o kadar kötü durumdaydım ki hiçbir şeyi düşünemiyordum. Elleri ile çenemden tutup gözlerinin içine bakmamı sağladı.
"Prenses korkma geçti ben burdayım."
Ben cevap vermeyince endişeli bir sesle
"İyi misin o şerefsizler sana bir şey yapmadılar dimi?"
Kafamı hayır anlamında salladım.
Sonra beni kucağına aldı ve yürümeye başladı.
"Furkan nereye götürüyorsun beni?"
"Şttt sadece gözlerini kapa evine götürüyorum seni."
"Furkan yanımda olduğun için teşekkür ederim."
"Yorma kendini hadi kapa gözlerini ufaklık."
"Sensin ufaklık bir kere."
"Hey ufaklık abiyle dalgamı geçiyorsun sen."
"Ne abisi ya aynı yaştayız."
"Tamam sakin ol ufaklık zaten senin abin olmak gibi bir isteğim yok merak etme."
Sadece gözlerimi kapadım ve kendimi huzurda hissettim evet Furkan benim çocukluk arkadaşımdı birlikte büyümüştük onunla ve benim o minicik kalbimi oynatan ilk insandı o.

Gözlerimi açtığımda yatağımdaydım. Kendimi güvende hissediyordum yatağımdayken neden bilmem ama tekken huzurlu oluyorum birde bu işi yatarken yapınca dahada iyi geliyor bana işte bu yüzden olmalı ki yatağımı seviyorum.

Yalnız kalmayı herzaman sevmişimdir çünkü yalnızken o kadar güzel hayaller kuruyorumki sanki bir başka dünyaya açılan bir kapı gibi yalnızlık benim için. Ve furkanda o kapıyı zorlayan ilk kişi oldu. İlk kez birinin o kapıdan girmesini istemiştim. Çünkü çocuktum ve yanında sadece o vardı gözlerimi açtığımda o kapadığımdada o olsun istemiştim ama o bunu fark etmemişti ve benim kapılarımı zorlayıp beni bırakıp gitmişti. Aslında bir şey istesem koşarak gelir yardım ederdi ama hiçbir zaman beni sevmemişti ben onun sadece kardeşiydim bu benim canımı ne kadar sıksada birşey yapamazdım çünkü ben kabullenmiştim yalnız olmayı kabullenmesemde zorla kabul ettirmişlerdi yalnızlığı.

Yataktan kalkıp aynanın karşısına geçtiğimde Cidden kötü görünüyordum ağlamaktan şişmiş ve kızarmış gözler, mor ve şiş göz altları, birbirine girmiş saçlar. Aynaya bakıp herşeye inat gülümsedim. Belki beni biri görse deli derdi bu haliyle nasıl gülebiliyor diye düşünürdü ama bu benim işte herkese inat herşeye inat dimdik durmalıyım ne kadar tekken dayanamayıp göz yaşlarım tükenene kadar ağlasamda başkasının yanında ağlayamam yani ben öyle sanıyordum. O ukalanın yanında ne kadar istemesemde ağlamıştım. Ama elimde değildi o çocuk benim bütün kilitlediğim kapıları teker teker açıyordu ne yapsamda o kilitler ona karşı gelemiyordu. Bana ne yapıyordu böyle ben ceylin yanmaktan kül olduğumu bir daha hiçbir şeyin beni yakamayacağını düşünürken poyrazın dudaklarının bana değmesiyle vücudumun alev alev yandığını hissettim. Benim küllerimi yakmayı beceren adam sen ne yapıyorsun bana böyle?

Odamdan ayrılıp salona geçtim. Furkan içerde oturuyordu. Yanına gittiğimde gözleri beni buldu ve gülümsedi bu gülümseme gerçeğinden uzaktı yani sanki mecbur olduğunu düşündüğü için gülümsemişti sanki yani ne bileyim bana öyle hissettirmişti. Aynı şekilde ona gülümsedim ve karşısındaki tekli koltuğa oturdum. Uzun süre yüzümü inceledi berbat göründüğümü biliyordum ama onun bana öyle bakması kendimi kötü hissetmeme neden oldu. Sessizliği o bozdu.
"İyi misin?"
Bu belkide sorulması gereken bir soru değildi yani nasıl olabilirdim ki az kalsın tecavüze uğruyordum ve onun bilmediği şeylerde vardı poyraz gibi ilk öpücüğümü çalması gibi süperim furkan ya hiç olmadığım kadar.
"İyiyim saol yardım ettiğin için sen olmasaydın çok kötü şeyler olabilirdi yanımda olduğun için çok teşekkür ederim."
"Tabiki yanında olucağım sen benim birtanem değilmisin senin yanında olmayacağımda kimin olucam ben fıstık. Hem teşekkür etmesi gereken biri varsa oda benim senin sayende stresimi attım iki tane piçi öldüresiye dövdüm sence kim teşekkür etmeli?"
Bunu gülerek söylemişti ciddiydide biliyorum çünkü cidden hep beni kardeşi olarak görmüştü ben ne kadar onu abi olarak göremesem de.
"Annemlere ne dedin beni öyle görünce?"
"Dedim ki kızını karışıyorum Aylin teyze seninde haberin olsun da meraklanma dedim."
"Furkan manyaksın sen ya."
Dedim gülerken oda gülerek
"Zaten eve geldiğimizde evde yoklardı sonra aradım onları senin tansiyonunun düştüğünü ve yollda karşılaşınca kucağıma bayıldığını söyledim ve benimde seni mecburen evine kadar taşıdığımı söyledim oda kızıma dikkat et ben akşam gelicem dedi bende seni yatağına yatırıp bütün gün televizyon izledim yani bir sorun yok."
"İyi bari sorun olmaması güzel."
Dedim gülerek.
"Peki annemler nerde?"
"Alışverişe gitmişler kaç saattir gelmediler yani anlayamadım ki mağazayımı satın aldılar 4 saat orda olmak nedir siz kadınlar cidden bir garipsiniz hiç anlayamıyorum sizi."
"Canım bizi anlayabilmen için kırk fırın ekmek yemen gerekir öyle kolay bir şey değil bizi anlamak ha deyince olmuyor yani hem zeka gerektirir." Böyle deyip göz kırptım oda bana sinsice baktı.
"Sen bana şimdi beyinsiz mi demek istiyorsun?" Dedi ayağa kalkıp bana doğru yürürken bende hemen ayağa kalkıp kaçma pozisyonu aldım çünkü cidden beni öldürür yani istese ama istemez dimi kaç senelik dostuz kıyamaz dimi bana yani öyle olmalı yani sende ceylin çocuğa niye beyinsiz diyorsun ki? Ama ben beyinsiz demedim zeka gerektirir dedim dimi yani beni öldürmez. Tabi ceylin dolaylı yoldan söyleyince anlamıycak oda kızım sen bu beyinle ölmeye mahkumsun geber pislik. İç sesimle kavgayı bırakıp furkana döndüm.
"Yani furkancım ben sana beyinsiz dermeyim yani benden beklermisin böyle birşey o yüzden sakin ol."
Sinsice sırıtıp
"Beklerim ceylin hanım beklerim sen değil misin benimle alay edip salak filan diyen hatırlarsan bir kere okulda beni zihinsel engelli olarak tanıtmıştın sence yapmazmısın ?"
O günler aklıma helince gülmek istedim. Biz daha ilk okula yeni başladığımızda furkanla aynı sınıfa başlamıştık ilk gün furkan saçımı bozunca bütün herkesin yanına gidip furkanın zihinsel engelli olduğunu ve bunun bulaşıcı olduğunu söylemiştim ve bu yüzdende bütün herkes furkanla dalga geçip onunla arkadaşlık yapmamışlardı taki annemler olaya el atana kadar. Ama ne yapabilirim oda bana bulaşmasaydı sonuçta ben boşuna böyle birşey yapmadım dimi ama?

"Yani furkancım sonuçta sen benim saçımı bozmuştun hem ozamanlar çok küçüktük yani şimdi kazık kadar olduk abartmasan artık diyorum."
Hala ben geri geri adımlar atarken o üzerime geliyordu ben kaçtıkça o geldi geldi geldi ve sonunda duvara sırtım değince kaçacak deliğimin olmadığını anlamıştım. Furkan benim sudan çıkmış balık gibi ona baktığımı görünce gülümsedi yanıma gelip önüme düşen saç tutamımı kulağımın arkasına sıkıştırdı. Gözlerinin içi anlam veremeyeceğim duygular barındırıyordu ama ben bunların ne olduğunu anlayamıyordum. Yüzüme doğru eğilip gözlerini gözlerime kilitledi.
"Biliyor musun ceylin seninle nasıl başa çıkıcağımı hiç bilmiyorum. Benim tek bildiğim seni asla bırakmamak nolur sende beni bırakma olurmu? Gerekirse senin delin olurum ama sende beni bırakma çünkü sensiz çaresiz hissediyorum ben galiba senden.."
Furkan lafını tamamlamadan kapı çaldı ben kapının çalınmasıyla ondan ayrıldım ve kapıya doğru yürüdüm kapıyı açtığımda annemler karşımdaydı elleri dolu poşetlerle gelmiştiler direk içeri girip poşetleri yerlerine götürdüler .
"Ceylin ben artık gideyim."
"Furkan sen bir şey diyordun biraz önce lafın yarıda kaldı."
"Önemli birşey değil ya galiba senin cadılıklarını seviyorum diyecektim ben o kadar hadi sen git uyu bende evime gideyim seninle uğraşmak beni yordu."
"Uyuz ."
"Hadi prenses sonra görüşürüz."
Yanağıma makas atıp gitti. Bende o gittikten sonra hemen yatağıma gidip yattım. Bugün cidden torucu geçmişti benim için o yüzden hemen uyuya kaldım.

Senden vazgeçmem...#wattys2016Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin