Büşrayla uyumuştum dün ve şuanda üzerime çıkmış bir büşra vardı resmen nefes almamı engelliyordu camış. Ne kadar kalkmaya çalışsamda büyük çabalarımın sonucu başarısızlıktı. Ve eğer bu camış biraz daha üzerimde kalırsa nefessiz kalmaktan ölücektim.
"Büşra lan kalk camış gibi yatmışsın üstüme nedir lan benim senden çektiğim."
Kıpırdanıp durmama rağmen rahat bir şekilde
"Ya muratcım kıpırdamasana bak bu sana çok yakışıcak gel kaçma alt tarafı baklavaların görünücek üstünü çıkardığında benden bunu esirgeyemezsin hem nolmuş konserinde sana sulanan orospuları dövdüysem bir kerede benimsin lan sen ya benimsin ya kara toprağın anlasın mı yaprağım!"
"Lan allah belanı vermesin büşra kalk lan üzerimden murat boz diye bana sulanıyor allahın manyağı kalk lan!"
Artık en sonunda başarıp bu camışı üstümden yere atmayı başardım ve rahat bir nefes almanın hazzını yaşattım ciğerlerime tabi ciğerlerimde havanın gelmesiyle çılgınlar gibi halay çekmeye başladılar çünkü canım ciğerlerim benim ciğerim işte yürü be halay bile çekebiliyorlar.
"Ya murat beni orospular yüzünden nasıl yere atarsın?"
"Ya büşra yeminle mal mısın lan kendine gel murat diye bana sulanıp baklavalarıma bakmak istedin kendimi zaten kullanılmış gibi hissediyorum bırak ve defolup git burdan sabah sabah nefes alamayarak uyandım zaten!"
"Ya ben rüya mı gördüm şimdi oysaki tamda ikna edip açtırcaktım baklavalarını kızım bari bekleyeydin biraz baklavaları göreydim de boşa gitmeyeydi."
"Lan büşra defol git hadi sen ben duşa gircem."
"Oy oy benim ceyceyim poyrazını rüyasında görememiş diye sinirlenmiş mi ama canım napabilirim ki sinirini benden çıkarma bizim aşkımız muratımla dillere destan kıskanma o yüzden."
Bu laflarının üzerine yanımdaki yastı o kaçarken tam isabet ona attım ve o kapıya takılıp yere düştü ben bu haline kahkahalarla gülerken o sızlanıyordu.
"Lan büşra işte gördün mü dillere destan aşkını yerlerde sürünüyon."
"Ya sus ya senin yaptığını düşman bile yapmaz şuna bak ya bide gülüyor."
"Hadi canım hadi sen sürüne sürüne git bakayım."
Kapıyı kapatırken bunları söyledim ve kapıyı kapattım.cidden bu kız beni bir gün sinirden öldürücek.Banyoya doğru ilerledim yine her zamanki gibi aynaya takıldı gözlerim. Yine kendime güzel diye bileceğim birşey bulamamıştım belki beş dakikadır aynaya bakıyordum belki bir yerim güzeldir diye ama bulamıyorum. Ya cidden sevilmenin ne demek olduğunu bilmediğim için sevmek nedir bilmiyordum ve buda bana ilk önce sevmemiz gereken kendimizi sevmememi sağlıyordu yada ben gerçekten çok çirkindim...
Büşranın poyraz hakkında dedikleri geldi aklıma yok neymiş kitaplardaki gibi birbirimize aşık olucakmışız falan filan tamam poyraz sevdiğim kız dedi ama belkide başka biri için öyle demişti ve ben onun sözünün devamını dinlemeden öyle bir sonuç çıkarmıştım. Hem sonuçta o ne kadar inkar etsemde yakışıklıydı hemde baya baya taştı. Ama ben tamamen bitik bir durumdaydım. Beni sevmeyeceği kesindi.
Duşa girdim ve sıcak suyu ayarladım. Aklımdaki düşüncelerden uzaklaşmak için. Ama sanki şuan bu bile beni düşüncelerimden arındıramıyordu normalde hemen etkisini gösteren sıcak su bugün bana arkasını dönmüş gibiydi sıcak su akarken vücudumdan aklımdaki düşünce şuydu;
İki sevmeyi bilmeyen insan nasıl birbirini severdi?
Sonuçta ben ne kadar furkana karşı birşeyler hissediyorum desemde bana kalırsa onlar sevilme ihtiyacımdan dolayı oluşmuş bir duygu yani gözümü açtığım ilk kişiyle başlayan bir duygu hem sevgi karşılıklı olmalıydı bence gerçek aşkın kimse onunda seni sevmesi gerekirdi yoksa bu gerçek aşk yada sevgide sadece yanılma ona doğru giden kalbin yollardan geçerken sadece ona benzetmesidir yada yalnızlıktan korktuğu sonucu onu sevdiğini sanması sırf yalnızlıktan korktuğum için furkanı sevmiş olabilir miyim? Hiçbir fikrim yoktu cidden ben bile beni çözemiyordum. Kablolarla dolu bir kutu gibiyim ve o kabloların hepsi birbirine girmiş. Ve ben bu kabloları açarken tek başımayım hem karanlıktan korkup hemde yalnız kalmak ne kadar doğru bilemem ama yalnızdım doğduğumdan şuana kadar ve benim gelecek hayatım içinde içim de bir umut yok içimdeki umudu sanki biri yok etmiş ve o kadar boş bomboş bırakmış ki beni ne için varım onu bile bilmiyorum sahi neden vardım ben? Her yaratılan şeyin bir sebebi yok muydu? Peki benim sebebim neydi?
Sonunda işimi bitirince soğuk suya ayarladım. Buz gibi su sıcak suya alışan vücuduma çığlıklar attırarak vücudumdan aşağı süzülüyordu. Ama bu bile aklımdaki düşüncelere engel olamıyordu. Beynim patlama noktasındaydı.
Üstümü hızlı bir şekilde giyindim ve aşağıya indim. Bugün okul vardı. Solana geçtiğimde annemle büşra sofrayı hazırlamıştı kardeşim bir köşede resim yapıyordu. Büşranın anneside annemlerle birlikte sofraya oturmuştu.
"Günaydın"
Dedim hafif tebessüm ederek masadakilere. Kardeşim ellinde tuttuğu resim defteriyle yanıma koşarak geldi.
"Abla bak ne yaptım ben."
Hevesle elimdeki defteri bana verdi. Resme baktığımda bir erkek dört kız vardı. Gülümsedim benim meleğime bu dünyadaki en temiz en saf olan meleğime doğuştan zihinsel engelli doğmuştu ama asıl engelli olanların biz olduğunu düşünüyorum çünkü cidden o kadar saf ve temizler ki bu kirli dünyada yaşamayı hak etmiyorlar onlar bence sadece güzellik olan onlar gibi temiz ve güzel bir yerde yaşamalılar.Resime daha dikkatli baktım erkek olan bulutların oradaydı iki büyük bir küçük olan kızlarda yerde el ele tutuşmuş gülüyorlardı. Ve gökyüzünde güneş vardı. Ama sadece sayfanın çeyreğini kaplayan bir yerde kara kara bulutlar vardı. O ışıl ışıl parlayan güneş bu köşeye uğratmıyordu ışınlarını bu bölümde kasvet vardı sanki yağmur yağıyordu beyaz tarafa kara bulutlardan kara kara ve o sayfanın en alt köşesinde bütün o güneşli taraftaki kuşlara, kelebeklere, çiçeklere inat hiçbir renk yoktu sadece siyah bir kız vardı gözleri siyah saçları siyah üzerine giydi herşey siyah ve yüzü gülmüyor yanda gülenlere inat sanki somurtuyordu.
Meleğime baktım.
"Çok güzel olmuş meleğim bunlar kim peki."
İlk önce gülen insaları göstererek sordum.
Daha uzun ve kısa saçlı altın sarısına boyanmış diğerlerine göre kilolu olan kızı göstererek.
"Bu annem baksana ne kadar güzel dimi?"
"Evet meleğim çok güzel peki bu?"
"Omu babam o melek oldu ya uçuyor bak gökyüzünde oda çok mutlu görünüyor dimi öyle olmalı çünkü gökyüzünde uçuyor ne kadar muhteşem dimi."
"Aynen meleğim muhteşemdir şuan babada seni yukarıdan izleyerek benim meleğim ne kadar güzelleşiyor diye mutlu oluyordur."
"Hıh öyledir çünkü o mutlu. Bak buda ablam."
"Hangi ablanmış bakalım o?"
Kıkırdadı ve
"Sen değil cansu ablam bak oda mutlu onun geleceği güzel çünkü onu seviyorlar."
"Peki bu güzel şey kim?"
Kıkırdayarak baktı.
"Tabi ki benim abla bende mutluyum çünkü benide seviyorlar sevilmek güzel dimi abla?"
"Evet canım çok güzel."
Sormaya korktuğum kısıma gelmiştik karanlık kız niye onu öyle çizmişti hepsinin mutlu olduğunu söylüyordu hepsinin sevildiğinden bahsediyordu. Peki bunu niye ayrı çizmişti? Babam bulutlardaydı, annem eline konan kelebekle gülüyordu, ablam kardeşimin dediğine göre mutlu çünkü seviliyor kardeşimde öyle mutlu seviliyor. Sevilmenin insanı bu kadar mutlu yaptığını bilmiyordum. Cidden bu melek benim bilmediğim duyguları biliyordu.
"Eee niye bunu sormuyorsun abla?"
Gülümseyerek baktım meleğime
"Kim peki bu?"
Gözümün içine baktı.
"Bu sensin işte abla sen mutsuzsun sevgisizsin sen üzülüyorsun o yüzden buradasın sen çünkü yağmur yağıyor ve seni ısıtacak ne bir güneş nede bir şemsiye var yağmuru engeleyecek."
Bu melek neler diyordu böyle cidden niye benim yaşadığım durumları bu kadar iyi hissedebiliyor kimsenin anlayamadığını benim küçük meleğim anlıyor.
"Çok güzel olmuş canım benim."
Gülümsedim ama gülümsemeden uzak birşey olmuştu ne diyebilirdim ki ben meleğime beni bu kadar iyi tanıdığı için kızamam yaMeleğimi masaya oturttum ve anneme döndüm. Annemler bizi duymamıştı. Onlar masada muhabbet ediyorlardı.
"Anne ben geç kalıyorum çıkamam lazım size afiyet olsun."
Dedim gülümseyerek ne kadar olursa tabi!
"Abla resim sende kalsın."
Elindeki resmi bana uzattı kulağıma uzanarak.
"Herşey güzelleşicek senide sımsıcacık olan güneşin oraya çiziceğim abla."
Yanağından öptüm ve dışarı çıktım. Elimdeki resim çok garip hissettiriyordu.BOMBOŞ... BİTİK... SİMSİYAH...
Evet bir bölümü daha bitirmiş bulunmaktayım. Yazdığım bu hikayenin ne kadar güzel yada ne kadar kötü olduğunu bilmiyorum ama cidden yazmak beni rahatlatıyor. Belki siz boşuna yazıyorsun filan diyorsunuz ama ben yinede yazmaya devam edeceğim. Tabi bazen isteğim olmuyor yazmak için çünkü cidden çok az kişi bu hikayeyi okuyor ve okuyandan çok çok azda beğeni geliyor yorumu saymıyorum bile ama emin olun o rakamlardan biri bile bir sayı arttığında okadar mutlu oluyorum ve yazma isteği geliyor ki anlatamam cidden siz ve bu hikaye benim için değerlisiniz. Ve en sonuna kadar mücadele edip hikayemi bitirmeyi düşünüyorum. Mücadelemde yanımda olmanızı çok isterim. Sizi çok seviyorum ve bu mübarek ramazan ayında dertlerinize derman bulmanızı, dualarınızın kabul olmasını ve hastalıklarınıza şifa bulmanızı ve güzel şeylerin olmasını dilerim. Ramazanınız mübarek olsun. 😘😘😘 ben deniz gizlikullanici12 öpüldünüz 😉

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Senden vazgeçmem...#wattys2016
Chick-LitKendi boşluğunda kaybolmuş bir kız ve hayatının yavaş yavaş yalan üzerine kurulu olduğunu öğreniyor. Bu yalan bir tane olsa hadi kaldırabilir ama hayatını değiştirecek kadar çok yalanla karşılaşırsa ne olur? Ceylin saf ve temiz kalbinde sakladıkları...