Bölüm-5

53 14 0
                                    

Okul sakin geçmişti taki o ukalanın 5. Ders Mert'in yerine yanıma oturmasıyla bütün sakinlik gitmişti. Nerdeyse 10 dakika hiç konuşmadı. Sonra sırıtarak
"Ufaklık kalkar mısın egom buraya sığmadı."
Bu çocuk ciddi mi kendi gelmiş yanıma oturuyor birde kalk egom sığmadı diyor yeminle şizofren başka bir açıklaması olamaz. Ben susunca sırıtıp yanıma yanaştı ve beni iterek yere düşmemi sağladı. Ben sinirle inlerken o gülüp.
"Aaa görüyor musun bu egomu sığamayıp seni yere düşürdü."
Bütün herkes gülerken sinirle kalkıp üzerimi sirkeledim.
"Ne o ukala beyimiz kendine yediremedi mi aşağılanmayı? gurur mu yaptı?"
Dedim sırıtarak. Biliyorum onu itsem bile işlemez ama böyle konuşarak daha da sinir edebilirim. Ona dahada yaklaşarak.
"Benim gibi bir kızı yere itip canını acıtarak mı hıncını alıcaksın? Ben senden daha zekice birşey beklerdim oysaki cık cık cık hiç yakıştıramadım ukala bey."
Herkes kahkaha atarken sinirlendiğini o ateş saçan gözlerinden anlayabiliyordum.
"Fiziksel acı vermek daha cazip geliyor biliyormusun bücür hem bu daha başlangıç. Buarada sana öyle bir ruhsal çöküntü yaşatıcam ki o koca çenemi kapatsaydımda sadece fiziksel acıyla kalsaydı diye kendini yiyip bitiriceksin."
Dedi her kelimesinin üzerine basa basa öyle bir konuştu ki korku bütün bedenime işlemişti. Bu çocuk resmen tüylerimi ürpertmişti.

Cidden hayat bana kıçıyla gülüyordu hemde öyle böyle değil resmen kahkaha atıyordu. Bu nasıl bir şans ya okulun pisikopatına kafa tutmuşum resmen şimdi yandım işte.

Kantine indiğimde karam gurme alarak kantindeki masalara oturdum. Evet karam gurme aşktır hayatımın sonuna kadar onu yiyerek yaşayabilirim. Ben çikolatamı iştahla yemeye hazırlanırken elimden çekildi kimin aldığına bakarken o piskopat ukalayla karşılaştım. Alt dudağını ısırarak sinsi bir gülüş yaptı. Bu piç bu hareketiyle çok seksi olduğunu biliyormuydu? Durun bir dakika ben ne düşünüyorum ya o resmen benim aşkımı elimden aldı o piçi öldürücem sinirle ayağa kalkıp eline uzandım ama geri çekti.
"Ver onu bana."
"Hayır vermek istemiyorum."
"O senin değil ver onu bana."
"Bu okuldaki herşey bana aittir sende dahil."
"Sen kendini ne sanıyorsun lan ben sana ait haha güldürme beni sen kimsin lan."
Sinirlenmişti gözlerindeki ateş beni yakarken sertçe kolumdan tutup kendine çekti.
"Ben kimmiyim bücür senin o dalga geçmeye çalıştığın kişi varya senin aşık olacağın ve ağlayarak bana yalvaracağın kişiyim ben kim miyim seni küle çevirecek ateşim ben mi kimim ben Poyraz Ateş. Ateş'imde yanmaya hazır mısın bücür?"
Bunları söyleyip gitti. Öyle bir sıkmıştı ki kolumu kıpkırmızıydı kesin moraracaktı. Beni orada bıraktığında sadece titriyordum bu çocuk bana ne yapıyordu. Beni gözlerinin içine baktığım anda hapsedip orada küle çeviriyordu. Resmen beni bitiriyordu.

Artık daha fazla dayanamayarak okuldan çıktım. Resmen kafayı yemek üzereydim bana yanmaya hazırmısın dedi ama bilmiyordu ki ben zaten yanıyordum. Belkide çoktan küllerim havaya karışmıştı...

Eve gittiğimde evde kimse yoktu. Direk üstümü değiştirip duşa girdim. Sıcak su vücuduma değdikçe rahatlıyordum. Babamdan sonra sıkça yaptığım birşeydi sonuçta 4 sene olmuştu ve o gelmemek üzere gitmişti.... Yine bunu düşünmeye başlayınca halsiz düşüp küvetin içine oturdum. Kolumu kaldıracak halim yoktu. Hayatım sanki çok iyiymiş gibi birde ukala bir piskopat peşimdeydi resmen ona aşık olup ona yalvaracağımı söyledi. Yanılıyordu ben kimseye onu sevdiğimi bile söylemedim ki sevsem bile söylemem ki birde o ukala olunca herhalde en son kişi bile kalsa aşık olmayacağım için sorun yoktu sadece gururuna yediremeyip söylemişti bunları. Hem insan sevdiği yada sevebileceği kişinin gözlerine baktığında huzur dolmaz mı içi niye ben onun gözlerinde hapsolup yanıyorum. O halde ona karşı bir şey hissedemem dimi evet kesin yani başka ne olabilir ki zaten. Offff kafayı yemek üzereyim sinirden.

Hızlıca duş alıp en son bütün düşüncelerden arınmak için sıcacık suyu buz gibi soğuk suya ayarlayarak suyun altına geçtim. Şuan sadece vücudumun çığlığını duyuyordum içimdeki o saçma sapan çığlıkları değil sadece aklımdaki şey suyun ne kadar soğuk olduğuydu. Sudan çıkıp havluyu alıp vücuduma sardım. Odama geçip üzerimi giymeye başladım. Mor geceliğimi giyip saçımı nemli bırakacak şekilde kurutarak yatağıma geçtim sadece uyumak istiyordum. Ve daha fazla dayanamayarak uyudum.

Günümüz
Furkan'ın ağzından
Hala nasıl uyursun be Ceylin uyanıp gözlerimin içine bakmana o kadar ihtiyaç duyarken ben Nasıl uyursun. Ceylinin annesinin yanına gittim kadın ne kadar ceylinden birşeyler saklasa da onu sevip önemsiyordu. Ağlamaktan gözleri kan çanağına dönmüş durumda ve çok kötü görünüyordu.
"Aylin teyze üzme kendini o iyi olucak o Ceylin pes edemez ki o ne kadar inatçı bilmiyor musun?"
"Benim yüzümden Furkan ona anlatmadım diye bu halde ama anlıyorsun dimi beni anlatamam ona birdaha aynı şekilde olmasına izin vermem kötü bir anne olsam bile bu yüzden yapamam."
"Aylin teyze senin suçun değil bir suçlu var oda o şerefsiz sen kötü bir anne değilsin onu düşündüğün için anlatmıyorsun hem ceylinde unutmak istemiş ki unutmuş üzme kendini artık o iyi olucak."
"Ama o bayılmadan önce bana anlatmam için ısrar etti çok kötüydü Furkan ama ben yapamadım ona anlatamadım."
"Onun iyiliği için sadece onun için sıkma canını o iyi olucak."
"İyi olucak dimi."
Gülümseyip sadece kafamı salladım evet iyi olucaktı olmalıydı o Ceylin di neler yaşasa da hep ayakta kalmayı başarmıştı yine başaracak o pes etmez işte o yüzden onu taaa küçücükken o minnacık kalbime aldım ya .

"Koşmaya varmısın Ceylin."
"Hayır istemiyorum."
"Desene korktum diye."
Alayla ben öyle deyince sinirlendi ve hırsla
"Varım Furkan senden mi korkucam hem."
"O zaman 3 e kadar sayıyorum. Hazır mısın?"
"Hazırım say."
"1 3 başla."
"Ya bu haksızlık 2 demedin mızıkçısın işte dur."
"Sonuçta 3 dedim hadi asıl sen mızıkçısın. Çok yavaşsın Ceylin kaplumbağa bile senden hızlıdır."
"Sen göreceksin kaplumbağa yı."
Sinirle koşuyordu ama arkama baktığımda yalpaladığını fark ettim. Tabi ben önden hızlı hızlı koşuyordum.
Birden arkamdan bir çığlık sesi geldi. Arkama baktığımda Ceylin yerde ayağını tutmuş ağlıyordu. Hızla yanına gittim. Yanına eğildiğimde o kadar tatlı görünüyordu ki yanaklarını sıkma isteği uyandırıyordu o anda bana o kadar güzel görünmüştü ki hani masallarda geçen Prensesler var ya işte onlar kadar güzeldi. Ağlamaktan kızarmış gözlerine baktım. Bana sinirle bakıyordu.
"Aptal senin yüzünden düştüm."
"İyide ben itmedim ya seni sen takıldın."
"Aptalsın işte ayağımın burkulduğunu anlamayacak kadar aptalsın zaten sen neyi anlasın ki bu zamana kadar aptal."
"Aptal demeyi kes ayağın kanıyor hadi gel eve götüreyim seni."
"Hayır ben kendim giderim sana ihtiyacım yok."
"Saçmalama Nasıl yürüceksin böyle."
"Bak işte böyle."
Ayağa kalktı yerden destek alarak ve yavaş yavaş yalpalaya yalpalaya yürümeye başladı. O kadar inatçıydı bana çok şirin geliyordu hırslıydı asla vazgeçmezdi nede olsa o Ceylin Duruydu....

Senden vazgeçmem...#wattys2016Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin