Bu sabah en mutlu günüme uyandım. Gökhan ve ben beraber baloya gideceğiz. Hayallerim gerçekleşti bildiğin ?! !
Telefonu şarjdan çıkarıp çantama attım. Saçlarımı güzel bir şekilde açık bıraktım. Okul gömleğinin üstüne sarı bluzumu giydim. Saçlarım kumral olduğu için çok güzel oldu.
Aşagı inerken o kadar hızlıca iniyormusum ki babam tarafından uyarıldım..-Ne bu acelen ? Sevgiline mi gidiyon ?
İçimden ecet demek gelfi ama eğer bu cevabı verirsem okulu unutmaliydim.
-Of baba çok komiksin..
Kapıyı açıp dışarı çıktım. Bahçe kapısına yaslanmış bir Gökhan görmek tuhaftı. Ama aklıma ilk gelen babam oldu..
Koşarak yanına gidip kolunu tutarak dışarı sürükledim.
- Aptal babam görücek !
-Tamam görsün. Hatta selam soyle.
-Sen kafayı mı yedin !
-Hayır. Seni almaya geldim. Kafa yemek için zombi olmalıyım değil mi? Hadi gidelim.
Şu an bir şaka yapılıyor olabilir mi bana ? Beni almak için gelmiş... Ben gelmeyince elimi tutup arabaya doğru yürüdü. Elleri yumuşacık. .. .Allahım sana geliyorum . Arabanın ön koltuğuna oturdum. Kemerimi bağladım ve yola çıktık.
-Duru seni benle görürse kızmasın?
-Onu ilgilendirmez. Ayrıldık bitti..
-Neden ?
-Onu SEVMİYORUM !
Sesi yükseldi bir anda. Korktum . Yüzüm kızardı. Ama kim ? Kimi ? Kimi bu kadar seviyorda Duru ile ayrılıyor?
-Kimi seviyorum biliyor musun ?
-H - Hayır ..
-(Gülerek) Seni...
Bu cevabının üstüne arabayi durdurup gozlerime baktı. Ben ise bir aptal gibi öylece durup onu izliyordum. Sadece onu. Ne lüks arabası ne de dışarıdaki deniz manzarasını görmüyordum. Kör oldum. Herşeye kör oldum. Sadece o ve ben.
O kadar kör oldum ki bana doğru eğildiğini görmedim. Anlamadım. Ama beynim beni uyarıyor idi. " Geliyor ! Geliyor ! "
Bu uyarıdan sonra Dikkatimi toplayıp Gökhan'a baktım. Bana doğru yaklaşıp gözlerini kapadı.-Çok güzel kokuyorsun.
-(...)
-Sakin ol tamam mı? Sadece seni öpeceğim. Ve sende kabul edersen sevgili olacağız.
-Gökhan sakın..
-(...)
-Sakın! !
Beni dinlemedi .. sanki havaya konuşuyorum gibi. Belkide sesim o kadar alçak çıkıyordu ki beni duymuyordu. Yaklaştı . Yaklaştı. Yaklaştı. Ve o an dudakları benim dudaklarima deydigi anda kendimi geri çektim. O da çekildi. Ve kafasını eğdi.
-Ben Özür dilerim. Eğer beni istemiyorsan....
Tam sözünü bitirecekken parmağımı dudaklarına bastırıp onu susturdum.
-Şşşşsss ! Sus. Devamı gelmesin o cümlenin. Arabanı sür. Okula geç kaldık.
Gözlerime baktı. Ama çok sinsi bir bakıştı bu. Arabayı okulun önünde durdurup hemen kapımı açtı. Ve beni indirdi. Fakat herkesin içinde elimi tutması beni tedirgin etti. Hayalini kuruyordum ama şu anda o kadar da rajat değildim. Herkes bize bakıyordu. Tüm gözler. Sanki o an sadece ikimiz vardık. Gökhan'a baktım. O ise etraftakilerin "hayırlı olsun "larına cevap veriyordu. Tam ilerlerken Önümde birden oğuzhan belirdi.
-Hayırlı olsun Deniz .. !
Yüzünde buruk bir ifade vardı. Sanki onu aldatmış , kandırmışım gibi. Çok mahçup oldum. Cidden utanıyordum o an. Oğuzhan'ın dediğine Gökhan cevap verdi.
-Sağol.
-Umarim bir ömür boyu mutlu olursunuz.
-umarım bir ömür boyu senden uzak kalirim...
Gökhan'ın bu dediği benim hic hoşuma gitmedi .
-Gökhan. Susar mısın?
Oğuzhan bunlara dayanamiyacakmis gibi cekip gitti. Bende tam gidecekken Gökhan kolumu tutup beni kendine çekti.
-Ondan uzak dur . Bırak defolsun gitsin.
-Ama boyle dememeliydin.
-Ne olcak ! Bana kusecek mi ! Çok umrumda sanki ! Siz sevgili misiniz yoksa ha !?
-Hayır hayır sakin ol bağırma ! Tamam mı ? Bidaha görüşmem onla .
-Ha şöyle. ..!
Kollarını açtı. Ve beni kendine sardı. Artık ona karşılık vermez isem kıllanırdı. Bende ona sarıldım. Kokusunu içime çektim. Vücudum uyuşuyordu. O kadar güzeldi ki ?!!
Kendimi tutamadım ve arabada yarım kalan öpücüğümü tamamlamak icin parmakuçlarıma yükselip onun dudaklarına kapandım. Bana karşılık vermesi doğru yolda olduğumun bir kanıtı idi.
Dudaklarının kıvrımlarından gülümsedigini hissediyordum. Geri çekildim. Kimse görmeden ona şunu söyledim :-Seni seviyorum...
