7.Bölüm "Yemek"

378 30 84
                                        

Sufle -İçinde Aşk Var

Profilimde, "Dövüş Kasırgası" isimli bir kitap yayımladım. Ona da bir
bakmalısınız bence.


7.Bölüm;

Elimde tuttuğum çikolatalı sütün pipetini son kez dudaklarıma götürüp hepsinin boğazımdan aşağı kaymasına izin verdim. Film izlerken bununla eğlenmesi güzel oluyordu, oyunculara sinirlenip pipeti ısırıyordum mesela. Veya içi bittikten sonra kutunun üstünde zıplıyordum. Annem kızıyor olsa bile iyi hissettiriyordu. En azından filmdeki kızın kafası yerine kutuyu hayal edip rahatlıyordum.

Filmin bitmesiyle bağdaş kurduğum bacaklarımı çözüp, bilgisayarımı kapattıktan sonra masamın üzerine bıraktım. Kız, sevgilisi gözünün önünde başka bir kadınla öpüşmesine rağmen bunu önemsemeyip o adamın kendisini öpmesine izin veriyordu. Üstelik o adamla aynı yatağa girip rahatça uyuyabiliyordu.

Bu kesinlikle iğrenç ve kabul edilemezdi.

Vücudumu yatağıma bıraktığım an aklıma doluşan düşünceleri kovalamaya çalıştım. Barkın'ın bana böyle bir şey yaptığını düşündükçe bile delirme noktasına geliyordum. Aslında ben, Barkın ile sevgili olduğumuz günleri hayal ettikçe bile delirebilirdim.

Ama öyle bir şey olmayacaktı, biliyordum. Üstelik henüz bir sevgilisinin olup olmadığını bile bilmiyordum. Belki şu an birlikte uyuyorlardır, daha bu sabah benim olduğum evde şimdi ikisi birlikte sarmaş dolaş geziyordur. Belki birbirlerine yemek yapıyorlardır.

Ne güzel severdi şimdi o adam. Benim gibi birine bile şiir okumuşken, o kadın için neler yapmazdı?

Düşündükçe nefesimin daralmasına sebep olan şeyler belki de gerçekti. Ve eğer öyle bir şey olursa nasıl bir tepki vereceğimi bile bilmiyordum.

Nasıl dokunmuştu bana öyle? Sanki kırılmasından korktuğu bir eşya gibi. Düşündükçe bile ellerimin ateş almasına sebep oluyorken o an nasıl bununla başa çıkabildiğimi ben bile bilmiyordum.

Hele beni evime bıraktıktan sonra bunu tekrarlamak istiyorum deyip gülmesi yok muydu, düşündükçe içime sular serpen.

Onu düşünmek bile bu denli canımı yakarken yaşamaktan korkuyordum. Damarlarımdaki uyuşturan etkisi bitmeyecekti, hastalıklıydı bu. Yine de doyamıyordum, bitmesin istiyordum. Hiç yanımdan ayrılmasın. O karşıma geçsin otursun, bende bütün gün onu izleyeyim.

Birine bu denli bağlanmak iyi miydi, kötü müydü bilmiyordum ama eğer o kişi Barkın ise kötüyü iyi yapmak için elimden ne geliyorsa yapacaktım.

Tuvalette işimi bitirdikten sonra bugün fazlasıyla kalabalık olan müşterilere bakabilmek için tekrar Anıl'ın yanına gittim. İkimiz yetiyor olmamıza rağmen Önder amca da boş durmamak adına bize yardım ediyordu.

"Hangisi boş?" Anıl, hazırladığı siparişten kafasını kaldırıp etrafa göz attıktan sonra kahverengi tezgahın üzerinde duran not defterini ve kalemi elime tutuşturdu.

"Üç numaraya baksan iyi olur."

Hızlıca dediğini yapıp beyaz supralarımın üzerinde dönüp masaya ilerlemeye başladım. Genelde yürürken özgüvenim pek yerinde olmadığı için etrafa bakamıyordum. Bu huyum kafe ortamında başıma bela açsa da elimde olmayan bir şeydi.

Masada tek başına oturan genç kıza yaklaşıp ne istediğini sordum. Elimden geldiğince insanlarla göz teması kurmamaya çalışıyordum. Fakat bu huyum sadece Barkın'ın yanında işlemiyordu. Sahi, Barkın ne yapıyordu şu an?

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Jan 21, 2018 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Mavi'nin KusuruBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin