•quatre| ivre

545 53 31
                                    


Ona şaşkın bir şekilde bakarken ayılmaya çalıştım. Sarhoş olmaya yakın olduğum sıralarda tuhaf şeyler duyar ve görürdüm ama Lysander'ın sözleri gayet gerçekçiydi.

Yüzümdeki ifadeye bakıp şiddetli bir kahkaha atan Lysander'ın sesi ortamdaki gürültüde kaybolup gitti. Kahkahalarının arasından, "Lorcan'ın Rose'a takıntılı olduğunu bilmiyor muydun yoksa?" dedi. "Seni seven tek kızı da kaybettin Potter."

Yerimden kalkıp sinirle soludum. "Neredeler?"

"Neden umursuyorsun ki onları? Rose senin için bir çöpten farksız değil mi zaten." dedi Lysander yüzündeki yayık gülümsemeyle. Bu çocuk çok ağır bir şeyler kullanmıştı ama ne olduğundan emin değildim.

Yine de sinirden yerimde duramayıp yakasına yapıştım. "Lovegood bana nerede olduklarını söyle!"

"Ananın-"

"Senin küfürlerini çekemem şimdi. Söyle hadi."

"Buraya daha önce de geldin, odaların nerede olduğunu biliyorsun."

Onu tuttuğum gibi hızlıca bıraktım ve kalabalığa hiç girmeden tuvaletlerin yanından başlayan uzun koridora girdim. Odalar gibi koridor da yeşil neon ışıklarla aydınlanıyordu. Odaların çoğu boştu, koridorun sonundaki hariç. Koşup kapının karşısına geçtim ve omuz atarak kapıyı açmaya çalıştım.

Keşke ilk önce kapı kilitli mi değil mi diye kontrol etseymişim. Çünkü kapı aslında açıktı ve ben şiddetli omuz atmamla birlikte sertçe yere yapışmıştım. Acıyla gözlerimi yumdum, dudaklarımdan güçlü bir inleme çıktı. Düştüğüm yerde sırt üstü yatarken gözlerimi korkarak açtım ve karşılaşacağım manzaraya kendimi hazırladım.

"Jem, ne yapıyorsun burada?"

Bana seslenen Rose'a baktığımda şaşkınla beraber gelen bir mutluluk yaşadım.
Rose sırtını duvara yaslamış oturuyordu ve giyinikti. Lorcan ise Rose'un kucağında uyuyordu ve onun da üzerinde giyisileri vardı. Rose elindeki sigarası ve şaşkın yüzüyle bana odaklanmıştı. İkiliden dumanlar yükseliyordu.

"Sen... Lorcan ile, yatmadın mı?"

Ne güzel bir başlangıç yapmıştım ben öyle.

Rose göz devirip sigarasından bir nefes daha çekti. "Öyle bir niyetim vardı ama Lorcan uyuya kaldı. Hala kutsal bir bakireyim."

"Sevindim. Bu gece senin için bir hata olmamış."

Rose sinirli ve baygın gözlerle bana baktı, "Eğer olsaydı," dedi. "Bu bir hata olmazdı. Çünkü Lorcan beni seviyor ve ben de ona değer veriyorum."

"Değer veriyorsun ama, sevmiyorsun." dedim hala yattığım yerden. "Sevdiğin biriyle olmalısın."

Sinirle güldü. "Bunun olamayacağını bile bile neden bana söylüyorsun ki? Sevdiğim kişi asla beni sevmeyecek."

faux | romesHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin