"Seni bekliyorum Luhan.Düğüne değil sevgilim, göle yüzmeye gidiyoruz" Sehun banyo kapısının arkadından bana seslenirken elimle kahverengi saçlarımı dağıttım ve giydiğim kaprinin belini oturtup banyodan çıktım.
Sehun odada bir sağa bir sola sabırsızca dolaşırken gözümle yunan tanrılarını aratmayan bedenini süzdüm. Mermer gibi beyaz üst bedeni çıplaktı ve altına benim gibi diz kapaklarında biten bir kapri giymişti. Başına ters taktığı siyah nike şapkası onu daha da çocuksu göstermişti.
"Göl kaçıyor mu Sehun? Ne bu acele?"
Sehun sesimle varlığımı fark edip bana döndüğünde bedenimde gezdirdiği gözleriyle utandığımı hissettim. Bir erkeğin yanında ilk kez çıplak bir göğüsle durmuyordum ama durduğum insan Sehun ve sevgili sıfatını taşıyan bir insan olunca ayrıca gözlerinde yangılanlar varsa utanmak kaçınılmaz oluyordu.
"Göl. Kaçmaz. Tabii. Bacakları mı var? Bacakları.olanlar kaçabilir sadece."
Alt dudağımı ısırarak kahkahamı bastırırken Sehun'u heyecandırmış olmak beni mutlu ediyordu. Bir kaç ay öncesine kadar onun ilgisini çekmeyen bir erkek bedeninin, şu an onu heyecanlanmasına neden olması tabii ki benim eserimdi.
"Sehun." Dedim daha da dibine girerek. Aramızda sadece bir adımlık mesafe vardı. Biraz daha heycanlı bir Sehun görmekten zarar gelmezdi öyle değil mi?
"Evet." Dedi sadece dudaklarıma odaklanarak. "Ne bekliyoruz?' Diye sordum sanki ona çok ilgi çekici bir şey söylüyormuşcasına.
"Evet." Sehun tekrar evet diye yanıtladığında boğazıma tırmanan kahkahayı fırlattım ve nefesim kesilircesine gülmeye başladım.
"Beni dinliyor musun sen?" Dedim Sehun'dan uzaklaşıp yatağa oturarak gülmeye devam ederken.
Sehun'un önce kaşları havalandı ve sonra gözleri kısıldı.
"Benimle dalga mı geçiyorsun sen?" Dedi tehlikeli bir sakinlikle.
"Yok canım, ne münasebet." Dedim hala gülmeye devam ederken.
"Gidiyorum ben, gelirsin." Sehun, ifadesiz suratı ile odadan çıktığında kahkaham kesikleşerek son bulmuş, ağzım şaşkınlıkla açılmıştı.
"Ne oldu şimdi?" Dedim kendi kendime. "Alındın mı yani!" Diye bağırdım.
Gönlü alınması gereken bir Oh Sehun vardı ve ben bunu nasıl yapacağımı çok iyi biliyordum.
-----
Sessiz geçen bir gölde yüzme eyleminden sonra Sehun'un arkasından ilerliyordum. Sehun odayı anahtarla açarken bi işim olduğunu söyleyip bana soru sormasına fırsat vermeden yanından uzaklaştım.
" Ayarladın mı amca?" Dedim iki ev ötemizde konaklayan jisung amcaya. İlk gün bizi karşıladığında gözüme korkutucu gelsede tanıdıkça gerçekten sevmiştim.
"Ne yapacaksın evladım 200 şişe beyaz şampanyayı."
" Hayırlı bir işe vesile oluyorsun amca." Dedim kolileri üst üste koyup kaldırırken. Şimdi bunları odaya sokmak lazımdı ama nasıl? Sehun merak edip sorardı ne olduğunu içinde.
Bizim odanın önüne geldiğimde kucağımdakileri indirmemek için ayağımla kapıya vurdum.
Sehun kapıyı açtığımda bıraktığım gibiydi. Hala banyo yapmamış olması içimden sinsice sırıtmama neden oldu.
Hemen elimdeki kolileri alan Sehun'a aşk dolu bakışlarımı gönderdim. Triplide olsa bana kıyamazdı.
"Ne var bunlarda?" Diye sordu odanın ortasına doğru ilerlerken.
"Şifalı su. Banyoya bırak." Dedim inanmasını umarak. İki koliyide hiç zorlanmadan banyoya taşıdığında arkasından hülyalı bakışlarımı göndermeye bir son verip peşinden girdim.
"Teşekkür ederim aşkım." Dedim sırnaşık bir sesle, arkasından çıplak sırtına sarılarak.
"Önemli değil." Soğuk bir sesle cevaplandırdı ve beni banyoda tek bırakarak odaya girdi.
"Şeytan diyor, topla bavulu dön eve. Görsün ebesinin şeysini."
Sinirle kolileri açarken çebime koyduğum şampanya açacağını da çıkarıp yere koydum. Tüm kolileri boşalttığımda yerdeki açacağı aldım ve tek tek şişeleri açıp, küvete boşaltmaya başladım.
İşim bitince, boş şişeleri tekrar kolilere koydum ve kapaklarını kapatım bir köşeye ittim.
Küvetin yarısı dolmuştu. Şimdi sırada Sehun'u baştan çıkarmak vardı ki bunda pek zorlanacağımı sanmıyordum. Aslına bakarsanız tripli bir Sehun'un ne kadar inatçı olduğunu bilirim ama söz konusu ben olunca ne kadar dayanabilirdi?
"Sehun." Diye seslendim kapının arkasından.
"Ne var."
Sinirimi bastırıp, derin bir nefes aldım. Şeytan yine dürtüklemeye başlamıştı.
"Gelsene bir." Dedim dişlerimin arasından tıslarcasına. Ve vakit kaybetmeden şortumu çıkarıp sadece baksırımla kaldım.
Heyecanla derin bir nefes aldığımda utanç çoktan bedenimi ele geçirmeye başlamıştı.
Ay bir smut yazamadım asfhdjsm Bir sonraki bölüm kaçış yok gibi abshdjssf
ŞİMDİ OKUDUĞUN
DESKTEXT!//HUNHAN
Fiksi PenggemarFizik dersinde canı sıkılan Luhan, elindeki kalemle sıraya anlamsız şekiller karalıyordu. Sonra aklına, arkadaşı Kyungsoo'nun yaptığı ve ona ballandıra ballandıra anlattığı şey geldi. Neden olmasındı? Eline ispirtolu bir kalem aldı ve sıranın üstüne...
