Camila cinsel yöneliminin ne olduğundan emin değildi. Ama babasını utandırmanın en iyi yolu buydu.
Zaten okula erken gelmişti, gördüğü herkese aynı kelimeleri tekrarladı. Bazıları gülümsedi, bazıları ilgilenmedi, bir kız ona numarasını verdi.
Çoğunluk Alejandro'nun adını duyunca şaşırıyordu.
Tüm günü okulu karış karış gezerek geçirdi. Artık herkes dedikoduyu duymuştu. Eve gitmeye korkuyordu ama yaptığından da pişman değildi.
Sonunda eve gittiğinde annesi ve babası masanın etrafında oturuyorlardı. Babası Camila'yı görünce ayağa kalktı.
"Hangi cürretle," Camila'ya yaklaşıyordu, "HANGİ CÜRRETLE İNSANLARA LEZBİYEN OLDUĞUNU SÖYLERSİN?".
Kocaman elleri Camila'nın boğazını çevreledi. Kız giderek nefessiz kalıyordu.
"BİR OROSPU OLMAK MI İSTİYORSUN? İSTEDİĞİN BUYSA BUNU SAĞLAYABİLİRİM CAMILA. YAPABİLİRİM."
Sonunda kızını o halde görmeye dayanamayan Sinuhe araya girdi. Alejandro, istemeye istemeye kızı bıraktı ve ceketini aldı. "Unutmayın, benim sayemde yaşıyorsunuz." dedi evden çıkmadan önce. Sinuhe ağlamaya başladı. Camila ise hiç bir tepki göstermedi, kendini daha kötülerine hazırlamıştı.
Odasına çıkıp planın ikinci aşamasını kafasında tekrar canlandırdı. Eğer babası onunla biraz olsun konuşmaya çalışsaydı, anlamaya çalışsaydı bunu yapmayacaktı. Ama ok yaydan çıkmıştı.
Babasının işle ilgili belgelerini evin kilitli bir odasında tuttuğunu biliyordu. Tek yapması gereken anahtarı bulup babasının Jauregui'lere karşı hazırladığı dosyayı ele geçirmekti. Sonrasında da dosyayı Lauren Jauregui'ye götürecekti. En azından kadın ne ile karşı karşıya olduğunu bilecekti.
Jauregui'lerin iyi olup olmadıklarını bile bilmiyordu ama babasını bir şekilde alt etmeliydi.
Annesi televizyon izliyordu. Camila parmaklarının ucuna basarak anne-babasının yatak odasına girdi. Anahtarı bulabilmek için her yere baktı. Dolabın içinde, çekmecelerde, yatağın altına, pencerenin yanındaki sulanması gereken çiçeğin dibine.. En son babasının yastığını kaldırdı. Altı boştu. Sonra bir anahtar şıngırtısı Camila'nın kulaklarını doldurdu. Anahtar yastık kılıfının içinden kızın önüne düştü.
Camila anahtarı aldı ve odadan dışarı çıktı. Çıkar çıkmaz annesiyle burun buruna geldi.
"Ne yapıyorsun Camila?".
"Hiç,hiç.. Sadece kremlerinden birini ödünç alacaktım.". Kadın Camila'nın yüzüne anlamsız bir şekilde baktı. Biraz düşündükten sonra "Benim kremim yok." dedi.
"Evet anne, farkettim."
Camila odasına çıkıp annesinin yatmasını bekledi. Saat sabah bire doğru televizyonun sesi kesildi ve yatak odasının kapısı kapandı. Yarım saat kadar annesinin uyumasını bekleyen Camila, parmaklarının ucuna basarak odadan çıktı ve yavaş adımlarla babasının çalışma odasına gitti. Anahtarı titreyen elleriyle kilide soktu. Anahtar yerine oturmuştu, Camila anahtarı çevirdi ve kapı açıldı.
İçeri giren Camila, odada sadece bir masa ve yığınla belge buldu. Dikkatini çeken belge ise masanın üstünde durandı.
Dosyanın üstünde iri harflerle "L.J." yazıyordu.
Belgeyi kaptığı gibi odadan çıkan Camila odasına gitti ve belgeyi çantasına koydu.
Sabahı bekleyebilirdi ya da şimdi, hemen gidip babasına engel olabilirdi.
Çantasını kapıp kendini dışarı attı.
Lauren:
Bir kaç sokak ilerideki uzun bir gökdelenin en üst katında, genç bir kız çalışma odasında şaşkın bir şekilde oturuyordu.
Lauren Jauregui işin başına sadece iki hafta önce geçmişti ve ne yapacağını bilmiyordu.
İşi yüzünden okulu bırakan Lauren, şimdiden uzun toplantılardan, gelen ve giden ürünlerden ve sekreterlerden bıkmıştı.
Saat sabah ikiye geliyordu, muhtemelen binada o ve güvenlik görevlilerinden başka kimse kalmamıştı ve Lauren'in hala birşeyler imzalaması gerekiyordu.
"Böyle giderse haftaya tüm şirketi batıracağım." diye düşündü hiç okumadığı bir belgeyi imzalarken.
Camila:
Camila binayı eliyle koymuş gibi buldu çünkü bina şehrin küçük evlerinin yanında dev gibi duruyordu.
Kapıdaki güvenlik görevlilerine gülümseyip başıyla selam verdi ve sonra yaptığı şeyin saçmalığını idrak edip kendine kızdı.
Bina güvenlik görevlileri dışında boş gibi gözüküyordu. Camila, Bayan Jauregui'nin odasının nerede olduğunu bilmiyordu.
Geri dönüp güvenlik görevlilerinden odanın yerini öğrendi ve asansöre binip en üst kata bastı.
Jauregui'nin odasında olmasını ya da kapısının altında belgeyi sokacak kadar bir boşluk olmasını umuyordu.
Asansörün kapıları açıldı. Asansörden inen Camila karşısındaki uzun koridora baktı. Sondaki kapı Bayan Jauregui'nin olmalıydı.
Koridorda ilerledi. Tam kapıyı çalacakken birden durdu. Bunu gerçekten yapacak mıydı?
Babası için çok az miktarda üzülen Camila tereddüt etti.
Karşısında bir ayna vardı. Boynundaki morlukları görebiliyordu. Adamın sıktığı yerler yeşilimsi bir mora dönmüştü.
Camila kapıyı çaldı.
