13.Bölüm

120 10 4
                                    




Uzun zamandır hikayeme devam edememiştim. Bu aksaklık için sizden özür dilerim. Bundan sonra daha sık yazmaya çalışacağım, bazı sebeplerden dolayı gecikebilir. Kusuruma bakmayın ve okurlarımı beklettiğim için özür dilerim. Bu bölüm kısa oldu ama vaktim oldukça daha sık ve uzun yazacağım.

Umarım beğenirsiniz :) 

*******


Gözlerimi açtım ve beni tutanın Kris olduğunu görmek çok şaşırtmıştı. Ona göre hem zayıf hem kısaydım yanı küçüktüm ve bana öyle demesi normaldi ki beni tek kolu ile tutmuştu.

"T-teşekkür ederim." Yavaşça kaldırdı ve yandan bir gülümseme bırakıp kapıdan çıktı.

Sınıfta sadece Baekhyun, Chanyeol, Sehun ve Suho vardı. Diğerleri az önce hoca çıkınca sınıfa çıkmışlardı.

Kris sınıftan çıktıktan sonra arkama döndüm ve hepsi bana bakıp sırıtıyordu. Rahatsız hissetmiştim biraz ve hızla Chanyeol'ün yanında duran sandalyedeki telefonumu alıp bende sınıfa çıktım.

Sırama oturup dersin başlamasını bekledim. Bizimkilerde gelince hepsi arkada toplanıp bir şeyler konuşuyorlardı. Arkama baktığımda Kris ile göz göze gelince hemen önüme döndüm ve önümdeki deftere boş boş bakmaya başladım.

Hyeri önümdeki boş sıraya oturunca gülümseyerek ona baktım, da bana aynı şekilde karşılık verdi.

"Sesin güzelmiş, ne zamandan beri şarkı söylüyorsun." Böyle diyince şaşırmıştım.

"Aslında ilk defa birilerinin karşısında şarkı söyledim, önceleri evde kendi kendime mırıldanır ya da Hyunla birlikte Karaoke'ye gidip düet yapardık. Ah bir de kız kardeşlerime ninniler ve çocuk şarkıları söylüyorum." Dedim gülümseyerek.

"ben çok beğendim, bir ara birlikte düet yapmalıyız ha olur mu ne dersin."

"Olur."

O sırada yanıma birinin geldiğini hissedince kafamı sağ tarafıma çevirdim ve kimin geldiğine baktım. Kyungsoo anlamsız bakışları ardından da sıcak bir gülümsemeyle bana bakıyordu.

"Şey okul çıkışı basketbol oynayacağız sonra da beraber yemek yiyeceğiz sende gelmek ister misin? Ah istersen Hyeri sen de gelebilirsin." Elini ensesine götürüp saçlarını karıştırdı ve hafif tebessüm etmişti.

"Olur." Dedim gülümseyerek ve Hyeri'ye baktım.

"Ah şey tamam bende gelebilirim. Eğlenceli olabilir." Diye karşılık verdi.

Kyungsoo yanımızdan gidince Hyeri'ye döndüm. Yanakları al al olmuştu. Kyungsoo'dan hoşlanıyor muydu acaba.

"Kızardın." Dedim alay eder gibi ve daha çok kızarmasına sebep oldum.

"Sadece ben sınıfta görünmez gibiydim ve adımı bildiklerini sanmıyordum, sınıftaki tek arkadaşım sensin."

"Ciddi misin? Yani sen çok tatlı bir kızsın ve sesin çok güzel, gitar da çalabiliyorsun, neden arkadaşın yok ve neden görünmez gibiydin." Aklımdaki soru işaretlerini gidermek için hızlıca konuşmuştum ve bana önce şaşkınca bakıp ardından ufak bir kahkaha attı.

"Çok tatlısın ve biraz da meraklısın. Tamam söyleyeyim. Ben iletişim kurmakta zorluk çekiyordum ama seninle birkaç kez sohbet edince sosyalleşmeye başladım. Kimse ile konuşamadığım için arkadaş edinemiyordum yani herkes yokmuşum gibi davranıp kendi aralarında gruplaştılar."

"Anladım ama görmezden gelmeleri hiç hoş değil."

"Evet haklısın ama bir yandan da benden kaynaklanıyordu. Yani bir bakıma ben kendimi soyutlamıştım."

"Anladım."

Biz biraz daha konuştuktan sonra hoca gelmişti ve derse başlamıştık.

Öğle arası olduğunda Hyeri ile birlikte yemekhaneye gidip kendimize yemek aldık ve tabldotlarımız ile boş yer aramaya başladık. Etrafa bakınırken Hyeri'nin gözünün takıldığı yere baktım ve Kris bize bakıp el işareti yapıyordu.

"Galiba bizi çağırıyor." Dedi bana bakarak.

Tekrar onların masasına baktığımda hepsi bize bakıyordu ve bu sefer de diğerleri gel diyerek işaret ediyorlardı. Hyeri ile birlikte onların yanlarına gittik ve bizim için yer açtılar. Ben Chanyeol ve Baekhyun arasına otururken Hyeri de tam karşıma Kai ve Kyungsoo'nun arasına oturdu.

Birlikte yemek yedikten sonra Hyeri ile bahçeye çıkıp yeşilliklerin arasına oturmaya karar verdik. Hyeri önce etrafına baktı sonra da çimenlere yüz üstü yatıp kollarını önünde birleştirerek kafasını kollarının üzerine koydu.

"Hadi sende yat, yarım saat dinlenip derse gideriz."

Onun dediğini yapıp bende önce sırt üstü yattım ardında Hyeri'yi görecek şekilde yana döndüm. Kolumun birini kafamın altına koyup onun yaptığı gibi gözlerimi kapattım.

Birinin dürtmesi ile gözlerimi araladım ve Hyerin'in hala yanımda uzanıp bana sırıtarak baktığını gördüm. Üstümde biraz ağırlık hissetmiştim ve hareket edince bir şey olduğunu fark ettim. Bu uzun bir cekete benziyordu. Ben üzerime bakarken Hyeri kıkırdadı.

"Gri Na etrafına bak" diyerek fısıldayınca kafamı kaldırdım ve etrafıma bakındım.

Bizim çocuklar etrafımızda daire olmuş bizim gibi uzanmışlardı.

"Ne zaman geldiler, hiç duymadım geldiklerini." Diyerek bende Hyeri'ye fısıldadım.

"Bilmiyorum ama dersi kaçırdık, bir saat uyumuşuz ve onlar da muhtemelen bizim yüzümüzden dersi bırakıp yanımıza geldiler." Diyerek sırıtıyordu.

"Benim üzerimdeki ceket Kyungsoo'nun, peki senin üzerindeki kimin ceketi." Diyerek meraklı gözlerle bana baktı.

Bende merak etmiştim ve hemen yaka kartına baktım.

"Kris'in ceketi." Diyerek ona baktım. Bana gülümseyerek tekrardan başını kolunun üstüne yasladı ve hiçbir şey demeden gözlerini kapattı.

Bende oturur pozisyona gelerek bizimkilere baktım ama bacaklarıma örtülmüş bir ceket daha olduğunu fark ettim. Bu ceketin yaka kartına baktığımda ise...

****

Bu bölümün diğer yarısını burada kesmek zorunda kaldım, diğer bölümü iki gün içinde tamamlayacağım.


ÜVEY KARDEŞİM (EXO)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin