"Gri Na.."
"Efendim."
"Sevgilim olur musun?"
--
"Haa nee, Hyun sen iyi misin?"
"Nami sadece rol yapıcaz, hadi bana ayak uydur." Diyerek elimi tuttu ve yanağımdan öptü.
O beni öperken o kızı gördüğümde elindeki telefonla fotoğrafımızı çekiyordu.
"Hey Hyun fotoğrafımızı çekmesi iyi bir şey mi."
"Evet onun görmesi için yapıyoruz zaten." Diyerek güldü ama hiçbir şey anlamamıştım neden bizi böyle görmesi gerekiyordu ki.
"Hyun neden bizi böyle görmesi gerekiyor ki."
"Şeyy okulumda Gay sanıyorlardı beni ve alay konusu olmaktan sıkıldım, normal insan gibi yaşamak istiyorum artık bilirsin." Diyerek burukça gülümsedi.
"Peki o kız kim."
"O da okulumuzun gazetesini çıkartan kız işte. Okulun internet sitesinin haberlerini de o yazıyor. Gördüğü ilginç haberleri hemen yayınlar ve benimde eminim ki ilk sayfada yerim alacak." Diyerek beni gelen otobüse bindirdi.
Baktığımızda da kız da bizimle aynı otobüsteydi. Oturacak yer olmadığı için ayakta duruyorduk o da az ilerimizde bizi görebileceği yere geçmişti. Birkaç durak ilerledik öylece ve otobüs fazlasıyla dolmuştu ve ben fazlasıyla bunalmıştım. Otobüs birden sarsılınca Hyun belimden tutup beni kendine çekmişti ve arkamdaki çocuk üzerime düşmek yerine yeri boylamıştı. Hyun beni çekmeseydi çocukla birlikte bende düşecektim.
Kafamı kaldırıp Hyun'a teşekkür ettim. Elleri hala belimdeydi benim ellerim de hızlı beni hızlıca çektiği için korkudan göğüslerine koymuştum. Bana bakıp gülümsedi.
"İyi misin?" diye sorunca kafamı sallamakla yetindim.
Kendimi geri çekeyim derken belimden daha sıkı tutmaya başladı.
"Böyle dursan daha iyi olur. Otobüs kalabalık ve tutacak yer kalmadı. Benden tutun ve poz ver kız bizi çekiyor." Yüzümüz çok yakındı ve bana fısıldayarak konuşmuştu.
Biraz utanıyordum bu durumdan ama Hyun haklıydı. Ellerimi göğsünden indirip beline sardım ve bir az da olsa gülümsemeyi denemiştim. Hyun'dan utandığım için kafamı eğdim ve etrafıma bakındım. Bir çok kişi bize bakıyordu. Hyun için bu sorun değildi ama ben utanıyordum. Yaşlılar bize ayıplarcasına bakıyorlardı, gençlerin bir kısmı gülümseyerek bir kısmı da garip bir şekilde sinirli bakıyorlardı.
"Nami gözlerini kapat ve bana yaslan, insanların nasıl gördüklerini önemseme ve kendini kötü hissetme, kötü bir şey yapmıyoruz."
Hyun'un dediğini yaptım ve gözlerimi kapatıp Hyun'a biraz daha sokuldum. İnsanların ne düşündükleri umrumda olmamalıydı. Eskiden de Hyun bana öyle söylerdi ve insanların söylediklerini içime attığımda daha kötü oluyordum.
Otobüsten indiğimizde rahatladığımı hissettim. İçeride fazla kasılmıştım sanırım. Hyun bu halimi görünce beni bir banka oturttu ve yanıma oturup beni izlemeye başladı. Anlayışla karşılamasını seviyorum. Ben biraz rahatlayınca oturduğumuz yerden kalkıp alışveriş merkezine gidip mağazaları gezmeye başladık.
Takım elbise satan bir mağaza bulduğumuzda hemen girdik içeri.
Takım elbiselere bakarken gözüme iki tanesi takıldı ve hemen elime alıp Hyun'a götürdüm. O da bakıp duruyordu ama pek beğeniyormuş gibi görünmedi.
"Hyun bu ikisini denemelisin bence üzerinde çok hoş olacaktır."
"Tamam sen öyle diyorsan denemeliyim."
Kabinin oraya gittik ve bir kız anında yanımıza geldi ona yanımda durup yorum yapmasını söyledim sadece.
Takım elbiselerden biri bordo ceketi, siyah gömleği ve siyah pantolonu vardı ilk bunu denemesini istiyordum ve hemen eline tutuşturup kabine gönderdim. İkincisi de siyah beyaz renklerde kareli çizgili ceketi olan beyaz gömlekli ve siyah pantolonluydu.
Hyun takım elbiseyi giyip çıktığında bunun tam onun için dikilmiş olduğunu düşündüm. Üzerinde harika durmuştu
"Bu gerçekten harika, sanki senin için dikmişler gibi." Diyerek ona hayranlıkla baktım.
"Vay canına demek benden etkilendin, bunu daha sık yapmalıyız o zaman."
"Hey ben öyle demedim sadece yakıştı işte ve neyi daha sık yapmalıyız."
"Bana kıyafet almayı tabikide."
"Aptal." Sırıtarak diğer takım elbiseyi ona verdim ve tekrar kabine soktum.
Bu sefer kabinden çıktığında yanımdaki çalışan kız ağzını açmış Hyun'a bakıyordu.
"Yah Hyun içine gömlek giymelisin."
"Neden, böyle daha seksi oldum." Diyerek bana seksi olmaya çalışırcasına bakış attı.
Dayanamayıp bu haline güldüm. Hem komik bakıyor hem de fazlasıyla ilgi çekiyordu o yüzden kolundan tuttuğum gibi kabine geri soktum. Ben onu itince geri dönüp kapıyı kapatacakken kolumdan tuttuğu gibi beni kabine sokup kapıyı kilitledi.
"Hyun ne yapıyorsun." Şakınca ona bakarken bana yaklaştı.
"Bana gülmenin bedelini ödetiyorum."
---------------
Sizce Hyun, Gri Na'ya ne yapmıştır. Biraz meraktan zarar çıkmaz. :)

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÜVEY KARDEŞİM (EXO)
RomanceBaşlarda Minseok'un sade bir hayatı vardı ama şimdi her günü farklı ve ailesi fazlasıyla genişledi...