ÇAYLAK TANRIÇA

17 0 0
                                        

#SİHİRBAZ
Heryere baktım ama yoktu. Artık anlamıştım kesinlikle kaçırıldı,  peki ben ne yapacağım?

En iyisi bu işi tek başıma halletmek diyerek ruhlar odasına gittim.
Gerekli enerjiyi alıp,  ışınlanma çemberini oluşturdum.  Tam gidiyordum ki kapı açıldı.

"Yolculuk nereye dostum ".

Kurşun bana sinsi sinsi bakınca çaktırmamak için bi taraflarım yırtılıyordu. Eğer anlarsa anında örümceği haberdar ederdi.

"Sadece alıştırma yapıyorum ".

"Bende geleyim ozaman " diyince daha da panik oldum,  tam o sırada içeri giren kız Kurşun'u yanına çağırdı .

Tek başıma kalınca "ZETA'ya ışınlandım.

***
"Demek seni kandırmış ".

"Evet, bana kendisini aşık edip , daha sonra beni de diğerleri gibi yapacaktı ".

"Bak ozaman biz senle düşman değiliz ben onlardansın sandım seni,artık beraber bu işi halledicez sen çok güçlüsün ".

Konuşmamızın ardından dinlenmek istediğimi söyledim hizmetçileri çağırıp bana yardım etmesini söyledi.

"Misafirime en güzel odayı verin, ne derse yapın ".

"Sabah görüşürüz tatlım ".

Gülümseyerek yanından ayrıldım. Burası cidden çok değişikti.  Rodza kocaman bir sarayda yaşıyordu,  dışarıya baktığımda dünya gibi değildi gökyüzü pembe ve mor yıldızlarla kaplıydı hava sanki yağmur yağacak gibi kapalıydı hep.

Yatağa oturup olanları düşünmeye başladım.  Sabah dünyada şimdi adını bile daha önce duymadığım bir gezegendeyim . Artık örümceğin bütün amacını anlamıştım.

Kafamı yastığa koyunca içimde bir burukluk hissettim, Sihirbaz'ı tek bırakmıştım orada, onun o aptala hizmet etmesine göz yumamazdım.
Bir an önce onunla konuşup oradan kurtulmasını sağlamam gerekiyordu. Gözlerimi kapatıp bu konuyu sabah düşünmeye karar verdim.

Uykunun en güzel yerinde yanağımda hissettiğim el ile uyandım. Gözlerimi açınca sihirbaz bana tedirgin bakıyordu tam konuşacaktım ki eliyle ağzımı kapayarak " sessiz ol " diye fısıldadı.  Onu gördüğüm için sevinmiştim tamam öyle yakın arkadaş değildik ama dert ortağı olmuştu bana destek oluyordu hep.  Ağlayarak ona sarıldım .

"Bende seninle konuşacaktım, ama nasıl yanına geleceğimi bilmiyordum ".

Kafamı kaldırıp sihirbaz 'a bakınca kızarmış yanaklarıyla beni dinliyordu  .

#SİHİRBAZ
Ben onu kurtarmaya gelmiştim sonunda buldum onu diyip tam mevzuya girecektim ki bana birden sarıldı.
Bu hareketi beklemiyordum birden sarılınca istemsizce kızardım.  Tamam yakışıklı çapkın olabilirim ama bana hiç bi kız sarılmamıştı.
Midemdeki değişik his ne diye düşünmeme vakit kalmadan birilerinin sesini duymuştum,  kendimi geri çekip dolaba girdim.

"Kahvaltıya buyrun lütfen ".

Hizmetçiler Mira'yı çağırıyordu.

***

Hizmetçileri gönderip dolabı açtım,  Sihirbaz çok tedirgin görünüyordu.
"Seni kurtarmaya geldim ".
"Ben iyiyim".
"Seni öldürecekler ".

Yanıma oturtup ona olanları anlattım.
"Ben sizin gibi aynı amaca hizmet etmiyorum sihirbaz, örümcek sizi kullanıyor sizden insanlığı da yok etmenizi isteyecek ".

#SİHİRBAZ
Söyledikleri beni gebertiyordu,  ben sadece savaşa gireceğimizi sanıyordum.  Örümcekten nefret ediyordum Mira ne derse kafamı sallayıp "tamam" dedim.

"Burdan gitmen gerek en azından Rodza'ya açıklayana kadar".

"Tamam ben gidiyorum, şu aynayı al istediğin zaman buradan benimle konuşabilirsin ".

Gözleri dolmuş bana bakıyordu, tekrar bana yaklaşınca sarılacağını  anlamıştım.  Ağlayarak;
"Benimle olduğun için çok teşekkür ederim ". Dedi.

İçimdeki tuhaf his ellerimi Mira'nın gözleriyle buluşturdu "ağlamak yok  tanrıça ".

"Hey ben daha tanrıça olmadım ".
Sonunda gülüyordu,  veda edip gittim.

****

Beni güldürüp gitmesi içimde bir heyecana neden oldu,  sanırım mutluluktan o. Evet evet başka bişey değil bak gülmeyin sakın.

Kahvaltıya indiğimde Rodza ortalıkta yoktu  çok geciktim sanırım.
Birşeyler atıştırıp, hizmetçilere nerede olduğunu sordum.

Bahçeye çıktığımda  Rodza ağlıyordu , hızlıca yanına gidip "neyin var" dedim. Ağlayarak kafasını omzuma koydu "korkuyorum, gezegenime birşey olmasından çok kokuyorum ".

Ona sıkıca sarılıp " sana yardım edeceğim ". Dedim. Bana sarılıp teşekkür edince " sana birşey anlatmak istiyorum ama..". "Çekinme lütfen ". Dedi.

"Benim orada bir arkadaşım vardı , beni eğitip yetenek verecekti ve bende örümceği halledecektim gerçi o bunu bilmiyordu,  sonra sen beni kaçırdın o da beni merak edip buraya gelmiş . Bende ona gerçekleri anlatinca benim tarafımda olmak istediğini söyledi. Eğer kabul edersen o arkadaşımı da istiyorum o olursa daha güçlü olurum, oluruz ".

Rodza bir süre sessiz kaldıktan sonra;
"Bir hatası bile olursa affetmem ".

Bu kabul ettiği anlamına geliyordu,  tekrar sarılıp "çok teşekkür ederim" dedim .

Kalkıp gidecektim ki ;
"Şey biz de arkadaşız değil mi"
Çekingen bir tavırla bunu sormuştu,
"Elbette arkadaşız ". Gülümseyerek "ozaman seni kardeşimle tanıştırayım ".

Kabul edip beraber kardeşinin yanına gittik.

Benim yaşıtım,  siyah saçlı renkli gözlü hoş bir kızdı pek fazla sesi çıkmasada  saf bir kıza benzemiyordu.

"Ben odama gitsem iyi olur ,arkadaşımı buraya çağıracağım ".

Aynayı elime alıp Sihirbaz'a seslendim.  Ama bir türlü cevap vermemişti,  en sonunda kendimi elimdeki aynayla uykuya teslim ettim  .

Uyandığımda Sihirbaz odamdaki koltukta uyuyordu.  Gece gelmiş sanırım.
Yanına yaklaşıp uyandırmaya karar vermiştim ama çok masum uyuyordu.
Neden bilmiyorum ama onu izlemek istemiştim.  Kaşlarindaki piercing onun masum suratını sert bir delikanlıya çeviriyordu,  birde sürekli bıyık altı gülen yüz ifadesi onu komik eğlenceli bir tip yapıyordu.

Ona öyle yaklaşmıştım ki,  kalbim yerinden çivileme atlamıştı.

Gözlerini açınca nasıl utandığımı anlatamam.
"Şey,b-ben uyandırıcaktım".

Her zaman gülen sihirbaz bana çok değişik bakıyordu bu utanmamı daha çok tetikliyordu.

Surat ifadesi bir türlü değişmeyince kendimi geri çekmeye karar verdim ama o sırada kolumdan tutup "Günaydın " diyerek gülümsedi.
İçimi ısıtan gülümsemeye anlam veremiyordum.

"Günaydın ". Diyerek geri çekildim .
Bana birşey söylemek istiyormuş gibi  bakıyordu.  " Ne oldu " dedim cevap vermedi.

Ciddi bir yüz ifadesiyle yaklaşıp kulağıma fısıldadı;
"Çaylak Tanrıça ".

Kan tepemde halay çekiyordu tepiniyordu resmen,  bu çocuk beni deli edecek.
Yataktan yastığı alıp kafasına vurmaya başladım gülüp o da eline alınca yastık savaşımız başlamıştı.

Sahi, biz ne ara bu kadar yakın olduk?

HİPNOZ Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin