DÖVÜŞ

19 0 0
                                        

Sabah uyandığımda şişmiş gözlerimdeki baskı huzursuz ediyordu banyoya girip soğuk suyu yüzümle buluşturdum.

Artık ağlamak yok kızım sen intikam için buradasın saçma şeylerle uğraşmayı bırak.

Üstümü değiştirip Rodza ile kahvaltı yaptık.  "Bugün şu yetenek işini halledelim ".
"Daha eğitimim bitmedi ki".
Ozaman çabuk ol der gibi bana bakınca anlamış gibi kafamı sallayıp bahçeye çıktım.

Bahçede dolanırken "günaydın " diyen Sihirbaz'a kafamı çevirip sahte bir gülümseme ile yanıt verdim.

"Bugün başlasak artık ".

"Zaten onun için geldim ".

Odaya girdiğimizde etraf cam tavandan gelen ışıkla yetiniyordu.
Sihirbaz elime bir çanta verip "şunları giyin,saçlarını topla gel". Dedi.
İkimizde olanlar yüzünden soğuk sesle ve tavırla konuşuyorduk ama bu umrumda değil ben işime bakarım .

Siyah bir tayt ve sporcu atletimi giyip saçlarımı topladıktan sonra içeri girdim.  Beni süzen Sihirbaz'a aldırış etmeden etrafı inceledim.

"Saldır ".

Ne diyordu bu ya. "Anlamadım".
"Burası dövüş odası,  bedensel olarak da güçlü olmalısın. Beni dövüceksin '.

Boynumdaki tılsıma bakıp gülünce bana yaklaştı "o olmadan güzelim ".

Sinirim bozulmuştu tılsımı masaya koyup "hadi başlayalım" dedi .
Biraz geriye çekilip ellerini beline koydu.

Havalara bak ya bu zayıf sıska şeyi tılsımsız bile döverim.

Ona sinirle yaklaşıp yumruğumu karnına yapıştırdım.

"S*ktir ".
Elimdeki acıyla zıplayınca bana kahkaha atarak elimi tuttu "Kıyamam ".

"Sandığımdan kaslıymışsın ".

Bana ukalaca baktıktan sonra gözlerini ellerime yöneltip bişeyler söyledi anlamadım.  Elimin acısı anında kesilmişti, herif Sihirbaz niye şaşırıyorsam.

Geriye gidip ona dik dik bakmaya devam ettim.  Bana yaklaşıp "hadi ama daha güçlüsün ".

Aradan üç saat geçmişti,  bana birkaç teknik öğretmişti ve onun üzerinde uyguluyordum hatta benden güçlü olmasına rağmen yumruğumla dudağını patlatmıştım.  Artık yavaş yavaş bişeyler öğrenmiştim hemde ilk günden.

Yere oturup sırtımı duvara yasladım yorulmuştum.  Yanıma oturup su uzattı "iyi gidiyorsun ". Patlamış dudağı beni biraz üzmüştü. "Özür dilerim ".

"Özür dilenecek birşey yok ki". Dedi.

Ayağa kalkıp "özür dilerim yinede".

Ayağa kalkıp yaklaştı, patlamış dudağıyla dudaklarımın arasında çok az bir mesafe kalmıştı. "Elini özel gücümle iyilestirdim peki düşünmedinmi bunu niye düzeltmedim ".
Sahi neden kendisini iyilestirmemisti, gözlerini gözlerimden ayırmadan konuşmaya devam etti "çünkü senin ellerinin izini taşımak istiyorum ".

Yanaklarımın kızarmasıyla kendimi geriye çektim hala bana bakıyordu, böyle bakma aptal deli oluyorum.

Koşarak oradan çıktım.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Feb 01, 2017 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

HİPNOZ Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin