1🌌 Kuzey Yıldızı

589 23 11
                                    



Beyaz zeminde sessizlikte yankı bulan ayak sesleriyle yürürken gözlerinin alan ışığa lanet okudu. Pantolonunun üzerine giydiği siyah kapşonlusunu kafasına örtmüştü. Tanınmamak için ağzına taktığı maske yüzünü rahatsız ederken, boynuna indirdi.

Koridorun sonundaki aynaya yaklaştı, kendine baktı. Gözlerine taktığı zifiri karanlık lensler ona korkutucu bir hava katarken, tanınmamasını da sağlıyordu.

Son kez üzerinde dikkat çekici bir şey olup olmadığını kontrol ettikten sonra koridorda yürümeye devam etti.

Sadece haftada 6 saat için çıkabildiği Dış Dünya'ya bugün kavuşacaktı.

Heyecanla koşarken, ayakkabılarından çıkan sinir bozucu sesi bile umursamıyordu.

Çıkışa giden koridorun sonundaki ofise ulaşınca bir bileklik kaptı ve saatini ayarladı.

'Sadece bir saatin var dostum. Keyfini akşam sefasında çıkaracaksın.'

Süreyi başlattığı gibi çıkış kapısına koştu, toprak tünellere yaklaşmıştı. Burnuna dolan yaş toprak kokusunu derince içine çekti... Bu altı saat içinde içine toplayabileceği kadar güzellikler toplayacaktı ve kaldığı hapishaneden farksız barınağında, istediği zaman onu içinden çıkarabilecekti.

Yeraltı kapağını açmadan önce kapşonlusunu ve maskesini düzeltti. Kapağın kolunu değişik bir sesle kendine çekip, kapağı dışarıya itti. Floresan ile aydınlanan ortama kapaktan sızan gün ışınları değerken, esmer teni de sıyırıp geçmişti.
İlk iki basamağı çıktı ve diğer basamakları yok sayarak kollarından destek alarak kendini yukarıya çekti. Ormanlık alana gözlerinde büyük bir özlemle uzun uzun baktı. Üstünü silkeledi ve yeraltı kapağını kamufle etti.

Ezbere bildiği yolda duraksamadan ulaştığı açıklığa baktı. Bu gece yapacağı kampta günlerdir göremediği gökyüzündeki yıldızları izleyecekti. Parlayan yıldızlar ona hayallerini hatırlatacak; hayallerini, yaşama amacını, yüzüne vuracaktı.

Açıklıkta uygun bir yer bulduğunda yeşil ve büyük ağaçların oluşturduğu gölgeye oturdu. Kafasını ağaca yaslarken, yüzünü güneş ışınlarının vurduğu tarafa çevirdi. Gözlerini kapayıp, Tanrı'ya içinden yalvarıyordu.

'Tanrım, lütfen bu gece fırtına çıkmasın. Günlerdir kavuşamadığım kutup yıldızımla gözgöze geleyim.'

Geçen dakikaların ardından saatine bakmayı akıl edebildi. Geriye kalan: 3 dakika 12 saniye.
Barınağa çokta yakın olmayan bu alanda, kalan süresini farkedince endişe içinde ayağa kalktı. Telaş içinde, kafa karışıklığıyla yanlış yere yöneldiğini farkedince küfür mırıldandı.

Tekrar geri dönüp doğru yola girdiğinde süresine baktı. 2 dakika 17 saniye. Hızını daha da artırırken o arada türünde bulunan eşsiz özelliğin yanında neden hızlı koşmanın da bulunmadığına isyan etti.

Çok az bir vakit kala önünde bulunan son çalıyı da çekti ve yer altı kapağına aceleyle ilerledi. Kalan süresi 10 saniyeden azken, titreyen elleriyle süresinin bulunduğu saati açmaya çalıştı. Açılan kapağı fırlatırcasına yere atarken, saatte neredeyse okunamayacak reddeye gelmiş sayıları, okumaya çalıştı. 1288. Okuduğu anda, kamufle ettiği kapağın şifre yerinin üzerindeki çimleri çekti ve son 3 saniyeye içinde şifreyi girip kapağı açtı.

the accessible | KaiSooHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin