Her gece o bara gidip seni izledim Calum. Bensiz nasıl olduğunu merak ettim. Her seferinde mutluydun. Gülüyordun. Alexa'ya gülüyordun. Ve ben hayatımdan nefret ederek seni izliyordum.
Beni hiç görmedin. En azından bugüne kadar görmedin Calum. Bugün beni gördüğünü biliyorum. Gözlüklerim yanımda olmasa bile hissettim Calum. Ve ben Calum, o gece rahat uyudum. Şaşırmıştın. En azından beni hatırlıyordun.
O gün işe ilk defa mutlu bir şekilde gittim Calum. Ben o gün ilk defa CEO'su olduğum şirkete gülerek gittim. Üzerimde bu kadar etkin varken neden sen yoksun?
Biliyor musun? Senden sonra o kıyamadığın saçlarımı kestirdim. Omuzlarıma iniyordu artık saçlarım. Kahverenginin en güzel tonu olduğunu söylediğin saçlarımı boyattım griye. Bana ona aşık olduğunu söylerken, pembe hayatım gri olmuştu. O gün hiç ağlamadım biliyor musun?
Ben, o küçük kız. Büyüdüm Calum. Artık eskisi değildim. Senin sayende büyüdüm Calum. Artık toz pembe değilim. İşte bu nedenle şaşırdın Calum. Beni böyle beklemiyordun.
Gülerken genç bir Tanrı gibi gözüküyorsun Calum. Fakat genç bir Tanrı gibi hissediyor musun?

ŞİMDİ OKUDUĞUN
March~Hood
FanfictionVe o an uzay boşluğunda bir yerlerdeydim. Dudaklarını geri çektiğinde, yer çekimi tekrar kanun oldu. Ve ben düştüm ama tutmak için orada değildin.