March/3

89 4 0
                                        

Bugün yine bara geldim Calum. Ama sen yoktun. Korktun mu Calum? Benden mi korktun? Bana hissettirdiklerinden mi korktun? Yoksa kendinden mi korktun? Yarım saat bekledim Calum. Gelirsin diye bekledim. Gelmedin.

Ama ben tam dışarı çıkarken; beni kollarının arasına hapsettin. Kalbim ilk zamanlar gibi attı Calum. Belimden tutup, tek elinle yüzüme düşen tutamı düzelttin. 'Lilac' diye fısıldadın. İsmimi söylerken kullandığın ses tonunu beynime kaydettim.

'Neden buradasın? Değişmişsin ve sikeyim eski Lilac değilsin. Bunu sana ben mi yaptım Lilac?' Dedin. Sana karşı koruduğum duvarlarımı yıkmadan sert bir tonda cevap verdim. 'Natalie!'

Şaşırdın. Kafanı sallayıp geri çekildin ve ben o an pişman oldum. Birkaç saniye daha bekleyemez miydin?

'B-ben ne olacağını sanmıştım ki? Sikik herifin tekiyim.' Bağırıyordu. Dudaklarına elimi bastırıp seni dışarı çektim. Gözlerine baktım. Kızarmıştı.

Şaşırdım Calum. Beni ikinci defa şaşırttın. O an sana minnettar oldum. 'Sakin ol Cal.' Gözlerini saniyeler içinde bana çevirdin. Yüzünde çocuksu bir gülümseme vardı.

'Bana 'Cal' dedin! Sikeyim bana 'Cal' dedin.' Başımı sallarken, beklemediğim bir anda bana sarıldın.

'Seni o kadar özledim ki Lila. Yemin ederim. Seni aradım. Onda seni aradım.' Güvenmek istedim sana Calum. Buna ihtiyacım vardı. Sana kollarımla karşılık verdim. Beni iyice sardın. Omzumda ıslaklık hissettim Calum. Ağlıyordun.

Ve ben sana ikinci kez güvendim. Ve beni asla yüzüstü bırakmadın. Bu kez yapmadın. Ben de sana kalbimi, aşkımı verdim.

March~HoodHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin