Steve, uzun yolculuğun ardından nihayet evine ulaşmıştı. Yorgundu ama bi o kadar da mutluydu. En sonunda aradığı ruh ikizini bulduğunu düşünüyordu. Onu gerçekten seviyordu. Aslında birbirlerinden biraz farklıydılar, ama bu onların ilişkisini güçlendiren bir unsurdu.Sarışın adamın aklına sevgilisinin gülümsemesi gelince gülümsedi. Onun hep böyle mutlu olması için herşeyini verebilirdi. Canını bile.
Düşüncelerini Tony'den gelen mesaj böldü.
Anthony ❤'den mesaj;
-"Steve neredesin? Sana ihtiyacım var."
Mesajı okuduğu anda aklına birçok kötü ihtimal geldi. Son görüşmelerinden bu yana 1 saat bile geçmemişti. Özlemiş olabileceğini düşündü. Ama öyle olsa daha samimi bir mesaj bırakabilirdi. Bu mesaj oldukça soğuk ve ciddi bir dille yazılmıştı.
Elini klavyede gezdirerek Tony'ye cevap verdi.
-"Evdeyim Tony. Bir sorun yok umarım?"
Tekrar mesaj gelmesini beklemeye gerek bile kalmamıştı. Tony'den hemen cevap geldi.
-"Oraya geliyorum."
-"Hey, bir sorun mu var?"
Tony, Steve'in attığı son mesaja cevap vermemişti, sadece görüldü bırakmıştı.
Sarışın adam kötü birşey olma ihtimalinden kendini alamadı ve Tony'i beklerken kendi kendine bir çok senaryo uydurdu.
Henüz konuşmalarının üzerinden 7 dakika geçmişti ki kapı çaldı. Steve Tony'i bu kadar hız yapmaması konusunda uyarmayı aklına not ettiği sırada koşarak kapıyı açtı. "Tony."
Esmer adam üzgün ve pişman görünüyordu. Birşey demeden sevgilisinin boynuna sarıldı ve konuşmaya başladı. "O gitti Steve."
"Neyden bahsediyorsun, Tony? Kim gitti?"
Esmer adam kendini geri çekerek içeri geçti ve koltuğa kendini bıraktı. Sarışın adam da onu takip ederek koltuktaki yerini aldı. "Tony, cevap verecek misin?"
"Pepper, gitti. Koskoca şirketi başıma yıkıp gitti. Engel olamadım."
Tony pişman ve masum bir şekilde Steve'in gözlerine baktı. "Ben şimdi ne yapacağım Steve? En yakın dostumu kaybettim."
Esmer adamın başı yere eğildi ve gözlerini kapattı. Steve ona yanından sarılırken cevap verdi. "İstersen onu geri gelmesi konusunda ikna etmeye çalışabilirim."
Tony gözlerini açtı ve Steve'e baktı. "İkna olmaz ama denerim diyorsun."
"Eh biliyorsun inatçı bir yapısı var."
"Benim için yapar mısın bunu?"
"Kesinlikle, herşeyi yaparım." Mavi gözlü adam sevgilisine sıcacık gülümsedi. Tony tekrar gerçekten aşık olduğunu fark etti.
Steve yan sehpadaki telefonuna uzandı ve Pepper'ın numarasını tuşladı. O sırada Tony'de evi inceliyordu. Steve'in klasik ama şık bir tarzı vardı. Bunu sevmişti.
Nihayet Pepper zorla olsa da telefonu açtığında Steve konuşmaya başladı. "Hey, Pepper."
"Rogers, eğer beni aramanı senden Bay Stark istediyse, şuan bu telefonu yüzüne kapatabilirim."
Steve cevap vermedi vetelefonun ahizesini tutarak Tony'ye 'sanırım anladı' şeklinde kafasını salladı. Esmer adam gözlerini devirip aniden telefonu kendisine çekti.
"Hey, Pepper. Benden Bay Stark diye bahsetmen canımı yaktı doğrusu. Seninle iki yakın arkadaş olduğumuzu sanıyordum ve sen Potts, hayatımda tanıdığım en zeki kadınsın." Tony, Pepper'ın göz devirdiğini görmese bile anlamıştı. Çünkü onu çok iyi tanıyordu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bad Liar // Stony au (askıda)
Fanfiction"Tony Stark yalan söylemeyi becerirdi aslında, sadece bu adama bakınca dürüst olması gerektiğini düşünüyordu." Tüm Hakları, Jarvis 'te.