Miray ile sohbet ede ede canım çıkmıştı. Konudan konuya atlaması beni hiç şaşırtmadı. Gece hasret gidermek adına birlikte sarılarak uyuduk.
****
"Ada kalk artık bebeğim yeter bak atlıycam üstüne hem bugün cumartesi o yüzden kalk ta alışverişin dibine vurup kartların limitlerini aşalım şimdi yapmazsak ne zaman yaparız ya"
"Alış veriş mi hiç havamda değilim"
Dedi ve Mirayın gazabına uğradı. Miray zorla beni hazırladı hazır olduğumdaysa zaten varmıştık.
"Hu hu özlemişim ben ya hadi şurdan başlayalım"
...Miray hiç bişeyi beğenmiyodu en nefret ettiğim özelliğiydi bu da. Öyleki tam 3.5 saattir gezdik ve sadece 3 parça bişey aldık. Mirayın girmediği sadece 5 dükkan kalmıştı.
"Ay bittim vallahi bittim. Hem hep sana baktık bana niye bakmadıkki?"
"Ya Ada salak gibi niye söylemiyosun kuzum bunu o kadar saat boşuna mı gezdin sen aptal"
"Ya hayır baktım ama doğru düzgün bişey bulamadım"
"Tamam o zaman vakit ayrılma vaktidir. Şimdi sen karşıdakine gir bende sağımdaki"
Cevap vermeme izin vermeden arkasını döndü ve gittiii :(
Adımlarımı hızlandırdım. Mağazaya girdiğimde çok güzel şeyler gördüm peki sizce bana uygun bedenleri varmıydı cevap veriyorum tabiki hayır. O da o elbise benim olmalı. Koşarak elbisenin yanına gittim. Bedenemi aradım ve yess var işte benimsin bebek. Hızlıca kasaya vardım. Kıyafeti uzattım. Kasiyer aldı parayı uzattım ama kasiyer bana dönerek.
"Bozuk versem sorun olur mu?"
"Yo hayır hiç sorun değil."
Gülümsedi ve elindeki bozukları bana uzattı. Elinden alarak mağazadan çıktım. Elimdeki bozuklukları cebime koymaya çalışırken hepsi elimden kaydı. Lanet olsun. Yerdeki bozuklukları toplarken flaş patladı. Kafamı kaldırdığımdaysa çeken kişinin Nazlı olduğunu gördüm. Telefonuma bildirim geldiğinde hemen elime aldım benim resmimi okulun blog sayfasına atmış altınada 'Allah bu seviyede fakirlik vermesin' yazmış gerizekalı. Dalmış bir biçimde gülerken dikkatsizliğini göze alıp elindeki telefonu kaptım. Bana baktığı sıra blogtan resmimi sildim. Onu yere itip bu sefer resmini ben çektim. Kendi hesabı olduğu için 'yeni mekanım burası' yazdım ve blogta paylaştım. Salak salak yüzüme baktığı sıra telefonu yanına fırlattım. Ups sanırım kırdım. Bi süre bloga giremez. Fotoğrafta öyle kalır.
Miraydan
O da ne o etekler benim olmalı. Kesinlike benim. Hızlı adımlarımı daha da hızlandırdım. Mağazaya girdiğimdeyse benim gibi bir sürü insan olduğunu gördüm. Hızlıca hoşuma giden her şeyi aldım. Kasadaysa hayvan gibi sıra vardı. Kasaya vardım ve beklemeye başladım. Uzun bir bekleyişin ardından sıra bana gelebilmişti. Kıyafetlerimi kasiyere uzatacağım sıra arkadan bir kol uzandı ve kasiyere kendi kıyafetlerini verdi.
"Hey görmüyomusun sıra bende !"
Diye bağırdığım sıra kafasını çevirdi ama ona bakmak için kafamı kaldırdım. Çünkü benden çokça uzun biriydi. Ben kısa değilim o fazla uzun.
"Bunca zaman beklemişsin iki dakika daha beklersin"
Esmer çocuğa kaşlarımı çatıp kasiyere döndüm. Kıyafetlerimi uzattım fakat ne göreyim çocuğa gülümseyip onun kıyafetlerini aldı. Çocukta ukala bir tavırla bana göz kırptı ve önüme geçti

ŞİMDİ OKUDUĞUN
İntikam
ChickLitAda: gülümsemesi yüzünden eksik olmayan bi kızdı ama bir gün yediği kazık ona herkese gülümsememesi gerektiğini yada yüzüne her gülümseyene inanmaması gerektiğini öğretti Arşan : Sevdiğine değer veren biriydi ama sevdiğinden kazık yerse intikamın...