Ada: gülümsemesi yüzünden eksik olmayan bi kızdı ama bir gün yediği kazık ona herkese gülümsememesi gerektiğini yada yüzüne her gülümseyene inanmaması gerektiğini öğretti
Arşan : Sevdiğine değer veren biriydi ama sevdiğinden kazık yerse intikamın...
Sınıftaki herkes meraklı gözlerle bize bakıyodu. Gerçekten ne diyeceğim hakkında hiç bir fikrim yok. Emreye yardım isteyen bakışlarımı atınca onunda çaresiz olduğunu gördüm. Daha sonra sınıftan "Ya bırakın abi abi bi açıklaması yoksa demekki olmuş böyle bişey bırakın hadi oturun yerlerinize dağılın hadi" "Aynen aynen katılıyorum kesin olmuş" "Aynen bende böyle olduğunu düşünüyodum"
Herkes yerine oturunca söylenicek sözde kalmamıştı daha fazla tutamadığım yaşlarım gözlerimden süzüldü. Bende koşarak sınıftan çıktım. Kantine kadar koştum. Ama merdivenleri inince kantinden çıkanların hepsi bi telefona bi bana bakıp "Aa evet bu kız " şeklinde hitaplara başlamıştı. İnmeden pişman olduğum merdivenleri tekrar çıktım. Tek çareyi okulun bahçesi olarak gördüm. Bahçe sandığımdan daha kalabalıktı. O yüzden burdan da vazgeçtim. Son çare depoya koştum koştum koşamadım ve yeri boyladım bi çocuk sayesinde. Benim aksime çocuk ayaktaydı. Bana elini uzatıp
"Kusura bakma görmedim" dedi
"Eminim sende onlardansın hadi durma sende dalga geç hadi sende yapıştır o ahlaksız kelimeleri üzerime"
Elini tutmayıp kendi ellerimle yerden destek alarak kalktım. Çocuk bana tuhaf tuhaf baktığı sıra onu iterek yanından geçtim. Hızlandırdığım adımlarımı dahada hızlandırarak kalorifer odasına girdim koca dolapların arkasına çökerek ağlamaya devam ettim. Ben kime bu kadar büyük bi kötülük yaptım ki bu şekilde geri çevirdi. Düşüncelerim beni baya uzun bi süre yalnız bırakmamıştı. Artık gözlerim ağırmaya başlayınca çok fazla ağladığımı düşündüm. Bi dakika ya ben niye burda salak gibi ağlıyorum ki? Yöneticiyle konuşayım belki kimin yaptığını söyler ha . Aklıma gelen fikirle telefonumu elime aldım blog sayfasından yönetici kısmına girdim. Şöyle yazdım.
"Bunu kimin yaptırdığını öğrenebilir miyim ? "
Çok geçmeden cevap geldi.
" Üzgünüm bu mümkün değil"
"Ama benim için gerçekten çok önemli"
"Peki ama ben söylemedim varsayalım "
" Tamam çok teşekkür ederim "
Kısa bi süre sonre mesaj geldi
"Nazlı Duygu Sönmez"
Gözlerim telefona kocaman olmuş bi şekildeyken mantıklı düşünemiyodum
"Hayır hayır bu imkansız yanlış bakmış olmalısın"
Deyince yönetici bana Nazlıyla konuşmalarını ss leyip attı. Buna gerçekten inanamıyorum. Bana bunu nasıl yapar. Benim onla bir arkadaşlığım var. Acı olansa bu olayın bana haberini Nazlı'nın vermiş olmasıydı. Daha fazla göz yaşı akıtmadan oturduğum yerden kalktım. Öğlen molasının zili çalınca koşarak sınıfın önünde durdum sınıf tek tek boşalırken aynı zamanda beni izliyodu. Kenara döndüğümde herkesin ne yapacağımı beklediğini gördüm. Nazlı sınıftan çıktığında onu omuzlarından ittirerek yer düşmesini sağladım
"Ne yapıyosun be ?"
"Seninle bi arkadaşlık kurduğum sana güvendiğim için kendimden tiksiniyorum. Bana bunu yaparken hiç mi aklına gelmedi öğreneceğim. Sana güvendim, sana inandım,derdini dinledim, zor gününde yanında oldum böylemi teşekkür ediyosun bana.(Olayı izleyenlere dönerek ) Evet bizi izleyen, ufak bi dedikoduya kanan sadece ödev yaptığım için üzerime hemen leke yapıştıran gerizekalılar ile de daha sonra ödeşicem."
Dikkatimi çeken şeyse herkes ortadan izlerken çarpıştığım çocuğun duvar kenarından seyretmesiydi. Göz göze gelince hemen geri çekildi. Bende arkamı dönerek kantine indim. Kantinden de su alarak depoya gittim. Suyumu rahat rahat yudumlarken içeriden gelen ses dikkatimi çekti normalde olsa korkardım ama okulda olduğumuz için bu gayet normal geldi . Bunları düşünürken tabiki ağzımın kapanmasını beklemiyodum. Ağzımı kapatan kişi beni ayağa kaldırarak merdivenin altına itti. Asıl şimdi korkmaya başlamıştım. Fazla rahat durduğumu düşünerek elini ısırdım. Onun yüzünden üzerimede su dökmüştüm .Yüzünü bana çevirdiğinde dişlerimi çektim . Bu o çocuk yani bana çarpan. "Kafayı mı yedin öğle vakti burda durulur mu ?" "Ne alaka ya ayrıca sanane bundan nerede durursam dururum" "Sus geliyolar" diyerek sus işareti yaptı. Hocaların topuk sesleri yaklaşınca endişelenmeye başladım .Endişemin sebebiyse şuan burda bu çocukla yakalanmaktı. Bir yanlış anlaşılmayı daha kaldıramazdım. Topuk sesi arttıkça çocuk bana yaklaştı. Fazla yaklaştığını düşünerek onu ittim. Oda rahatsızlandığımı anlamış olucakki biraz geri çekildi. Topuk sesi iyice arttı. Öyleki konuşmalarıda dibimizde gibi yakından geliyodu" Ne dersin sözlülere başlasak mı" "Ay bilmem ki başlasak mı?" Konuşma sesleri uzaklaşınca onu dahada ittim.
"Ne diye dibime giriyosun ayrıca sen kimsin sürekli karşıma çıkmalar falan" "Bi daha disiplin cezası alırsam okuldan atılıcam"
"Ne alaka ya buraya girmek disiplin suçumu? "
"Günaydın " Diyerek merdivenlere oturdu. Bende yanına oturdum. Ama beklemediğim anda hiç beklemediğim yerden sormuştu.
"Nazlıyla neden kavga ettin?"
"Bu seni ne ilgilendirir ki"
"Bak Nazlı iyi biri değil tamam mı bana da bi kötülüğü dokundu ondan bir intikam almayı düşünüyorum sana ne tür bişey yaptı"
"Telefonuna bildirim gelmesi gerekiyodu"
"Bi dakika bakıcam... Okulun sayfası mı ?"
"Evet o kız benim. Yanımdakiyse sadece yardım aldığım birisi.Ödev yapmayı beceremem .Ondan yardım istedim. Ama bunu farklı bi şekilde yaydı canımı acıtansa bana bu haberi Nazlı verdi ben daha görmemişken"
"Peki onun yaptığını nasıl öğrendin"
"Iıı.. boşver bence öğrendim bi şekilde"
"İyi bi başlangıç yapmadık ben Arşan"
"Ada" dedim ve uzattığı elini sıktım
"Peki sana ne tür bi kötülük yaptı"
"O benim eski sevgilim onu başkasıyla bastım"
"Ovv bu baya bi ağır mış "
"Çok mu etkilendin yani Nazlı sevilcek bi kız değil bana her gün farklı bi erkekten hoşlandığından bahsederdi ama senin ismini duymadım"
"Büyük ihtimal diğer ismimi kullanmıştır.' Utku' "
"Benim de iki ismim var ama genelde Adayı kullanırım 'Su' kimse bana Su demez ama nedenini bilmiyorum sanırım ikinci ismim olduğunu bilmiyolar"
"Peki Su birlikte iyi bir intikama ne dersin"
"Yani seni pek iyi tanımıyorum biraz düşünsem olurmu"
"Bence çabuk karar ver ama yinede sen bilirsin"
Bunu söylerkenki yüz ifadesi pekte iç açıcı değildi
"Neyse benim de işlerim var tanıştığıma memnun oldum 'Su' Görüşmek üzere "
"Bende Arşan Görüşürüz"
Dediğim de bana el sallayıp merdivenleri çıktı. Bende el salladım Arşanla bi intikam kulağa hoş geliyodu. Ama emin değilim. Bunu yapmak biraz tuhaf gibi içimde yeşeren intikam duygusu sanki biraz fazla gibiydi. Arşan'ın teklifini düşünmek istiyorum ya çok ağır bişey yaparsak. Yaparsak? Ah kendimi bu teklife fazla kaptırdım bence. Fazla düşünmek bana iyi gelmiyo. Ama ya çok kötü bişey yaparsak bunun geri dönüşü yokya. Sonuçta Nazlı bana bunu yaparken ne hale geliceğimi hiç düşünmediki ben neden salak gibi onu düşünüyorum . Onun bana yaptığı hafif bişey değil sonuçta. Canım ne kadar acıdı bilmiyo. Durumum onun umrunda bile değil. Onu düşünmiycem. Kesinlikle düşünmiycem. Onun beni düşünmediği gibi bende onu düşünmiyicem. Ya Arşan ? Onunda yaşadıkları ucuz şeyler değil. Nazlı ne beni ne onu düşündü bende aynı onun yaptığı gibi onu düşünmiycem. Kesinlikle Arşanın teklifini kabul edicem.
Bu bölümüde burda sonlandırayım ve şurayada bir Arşancık bırakayım. ⬇
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.