Giriş

469 35 24
                                    

"İtalyancada bunu karşılayan bir kelime var." dedi, genç kadın psikanalisti ile arasında duran sehpanın üzerindeki izi göstererek. Birkaç dakika önce içinde buzlu soda bulunan nemli bardak duruyordu.

Psikanalist Hong Ki Beum, altı seanstır adını bile söylemeyi reddeden kadının sesini ilk kez duymanın şaşkınlığı ile gözlerini kırpıştırdı. Gösterdiği yere baktı. Altı seanstır konuşmaya değer bulduğu tek şeyin bu iz olduğuna inanamıyordu. Genç kadın konuşmasına devam etti.

"Culaccino," dedi sakince. Anadilinin vurgusu bu tek kelimede belirgin olarak duyulabiliyordu. "Nemli bir bardağın masada bıraktığı iz anlamına geliyor."

Çene hizasında küt kesim kül rengi saçlarının çevrelediği yüzünü ona çevirdi. İlk seanstaki sessiz selamlaşmalarının ardından ilk kez gözlerine bakıyordu. Ruhu çekilmiş gibi bakan bir çift göz, diye geçirdi içinden.

"Sizin hayatınız Ki Beum-sshi, nemli bardak içeriyor mu?"

Boş.

Uzun zamandır içimden atmaya çalıştığım şey bu. Bunun nasıl bir şey olduğu hakkında bir fikriniz var mı? Bu sokağın köşesinde perişan halde duran yaşlı bir adamı gördüğünüzde bile içinizin sızlamaması gibi bir şey.

Bütün hislerim çekilmiş bütün duygularım alınmış ve bütün vücudum bir eski bir süngere dönüşmüş gibi. Bulaşık yıkamakta hala diretilen bir süngere. Hala işlevini sürdürmesi gereken bir süngere.

Karşımdaki adama bakıyorum. Kaç gündür aynı suratı görüyorum? Altı? Yedi? Sekiz? Bu pes etmeyen ihtiyar için ne yapmalıyım?

Susmaya devam etmeliyim.

Gözüm raflarda dolaşıyor. Çeşitli psikanaliz kitaplarını görüyorum: Adler, Freud, Berne, Rank... Kendimi sorguluyorum. Çünkü bu günlerde yapabildiğim iki şeyden biri. Diğeri ise düşünmek. Ama o eylemimi geceye saklıyorum. Bilinçli olarak uykuya dalmak yerine bedeninizin isyan ederek sızmasıyla uyuyabiliyorsanız bunu anlarsınız. Gecelere bir şeyler saklamalısınız.

Gözüm aramızdaki masaya kayıyor. Bu aylardır hissetmediğim kalp atışlarımı hissetmeme neden oluyor. Ellerim terliyor. Damağım kuruyor. Biraz önce orada duran buzlu sodanın arkasında bıraktığı çembere bakıyorum ve kelimeler dudaklarımdan yuvarlanıyor.

"İtalyancada bunu karşılayan bir kelime var," diyorum. Kelimeyi uzun zamandır bakmadığım hatıralarımdan çekip çıkarıyorum.

"Culaccino," diyorum ve devam ediyorum. "Nemli bir bardağın masada bıraktığı iz anlamına geliyor."

Güçlükle yutkunuyorum. Bu bana yabancı geliyor. Boşlukla perdelediğim gözlerimle yaşlı psikanalistin gözlerine bakıyorum.

"Sizin hayatınız Ki Beum-sshi, nemli bardak içeriyor mu?"


*

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

*

Culaccino | Tae YeonHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin