Uyandığımda saat 7:23 olmuştu. Genelde hep bu saatler uyanıyordum. Ve herkes uyuyor olurdu. Elimi yüzümü yıkayıp sessizce aşağıya indim. Selen abla ile karşılaştım. Selen abla üvey annemdi. İyi bir kadındı seviyordum. Gerçek annem ben küçükken ölmüş. Babamda Selen abla ile 2 sene önce evlendi.
Selen: Günaydın Eylül.
Eylül: Günaydın Selen abla. Babam uyuyor mu?
Selen: Uyuyor. Sen aç mısın kahvaltı hazırlattırıyım mi?
Eylül: Yok ben aç değilim.
Selen: Peki.
Ben tekrar yukarı çıkmıştım. İçeri girdiğimde Ali odamdaydı.
Eylül: Ali!
Ali: Eylül!
Eylül: Odamda ne işin var?
Ali: Ben sana bakmaya gelmiştimde.
Eylül: Buda babamın mı emri?
Ali: E-evet.
Eylül: Allahallah. Yani babamda uyuyodu ama.
Ali: Şeyy. Gece, uyamadan önce söyledi.
Eylül: Tamam.
Ali çıkmıştı odamdan.
Arkasından seslendim.
Eylül: Alii!
Duymamıştı.
Eylül: Aliiiiii!!!!
Duymamıştı.
Eylül: Gıcık Gamzeliiii!!!
Ali merdivenlerden çıktı.
Ali: Gıcık gamzeli ben mi oluyorum?
Eylül: Evet gıcık gamzeli.
Ali: Sende gıcık mavisin o zaman.
Eylül: Gıcık ya! Neyse benim alışverişe gitmem lazım giyicek hiç birşeyim yok.
Ali: Eylül dolabın ağzına kadar dolu giyicek hiç birşeyim yok mu diyosun!
Eylül: Ya onu bunu boşver geliyo musun benimle? Gerçi bu biraz tuhaf oldu. Her gittiğim yere geliyosun.
Ali: Babanın haberi var mı küçük hanım?
Eylül: Var. Ben Selen ablaya söylemiştim. Tamam dediler.
Ali: Tamam o zaman. 1 saate kadar hazır ol gideriz.
Eylül: Tamam.
Ali odamdan çıktı. Bende kıyafetleri giyip aşağıya indim. Ali, Selen abla ve babam kahvaltı yapıyorlardı. Ben de çantamı sandalyeye koyup sofraya oturdum. 5 dakika kadar kahvaltımı ettikten sonra kapıya doğru yol aldım.
Eylül: Ali seni dışarda bekliyorum.
Ali: Hemen geliyorum Eylül hanım!
Ben bahçeye çıktım. Ali'yi beklemeye başladım 2 - 3 dakika sonra oda geldi.
Eylül: Ali ben sana daha kaç kere söyliycem bana Hanım deme.
Ali: Aa dur senin adın Gıcık Maviydi dime.
Eylül: Evet Gıcık Gamzeli!
Ali: Eylül saçmalama istersen babanların yanında sana Gıcık Mavi ben geliyorum mu diyim?
Eylül: Offff! Deme tabiki! Neyse hadi gidelim.
Ali ve ben arka koltuğa oturmuştuk. Şöför arabayı sürmeye başladı. Yolculuk boyunca Ali ile sürekli atışıyoduk.
Eylül: Hayır ama Ali öyle olmaz yaaa!
Ali: Valla Eylül sen yapmassan baban yapar.
Eylül: Ya hiç yırtık pantolon dikilir mi ya?
Gülmeye başlamıştık.
20 dakikanın sonunda AVM'ye gelmiştik. Çok fazla birşey almamıştım. Ama Ali ile baya eğleniyorduk. Bir kaç eşya daha alıp eve gelmiştik. Ben kendim çıkarmak istemiştim ama Selen ablanın isteği ile yardımcılar çıkartmıştı.
Eylül: Teşekkürler Gıcık Gamzeli!
Ali: Rica ederim Gıcık Mavi!
BaharEsma: Gıcık Aşıklar!
Eylül: N-ne aşığı Esma Bahar!
Ali: Kızlar biz arkadaşız!
Eylül: Aynen öyle. Ayrıca siz nerden çıktınız.
Esma: Şey sen bizi dövmeden biz çıktığımız yere tekrar girelim. Zaten benide babam bekliyodu. Dimi Bahar!
Bahar: Ee şey! Evet evet!
Bahar ve Esma gitmişti.
Eylül: Ben onların adına özür dilerim. Biliyosun onları.
Ali: Yok sorun değil bu ilk yapışları değil zaten.
Eylül: Daha öncede mi yaptılar?
Ali: Eylül bilmiyo musun!?
Eylül: Ah ben o ikisini elime bir geçirirsem. Neyse ne dediler sana.
Ali: Hani ben geleli 1 ay olmuştuda. Esma ve Bahar yemeğe gelmişti. O zaman bende onların zoruyla masaya oturmuştum. Sen lavaboya gitmek istemiştin ya.
Eylül: E-evet.
Ali: O zaman bana Esma şey dedi.
Eylül: Ne dedi!
Ali: ...................
Eylül: Ne! Ohaaaa!

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bana Emir Verme!
RandomNeden sürekli beni korumak zorunda? Babasından nefret eden bir insan neden onu korumak için herşeyi yapabilir ki?