2.4

6.7K 304 30
                                        

Heheheheheh ben geldim. Nasılsınız bakalım güzellerim,tatiliniz nasıl geçiyor? Ben tatilin keyfini netflixle çıkarıyorum. Neyse sizi öptüm,iyi okumalar.💙




Tıpçı: Günaydın,gün ışığım.Günün gülüşün kadar güzel olsun. (08.07)

Eylül: Günaydın tıpçı bey. Okula gitmedim ama uyanık olduğum saate bakar mısın :( (08.09)

Tıpçı: O niye ki ? (08.11)

Eylül: Hastane randevum var. (08.12)

Tıpçı: Şu genel kontroller mi ? (08.12)

Eylül: Evet, HbA1C bakılacak. İyi bilirsin. (08.14)

Tıpçı: Seninle alakalı her şeyi biliyorum. Bilmeme imkanım yok. (08.15)

Eylül: Beni böylesi bulmazdı, hayatımda senin gibi düşüncelisine rastlamadım. (08.16)

Tıpçı: Ve benden başkasına da rastlama lütfen. (08.16)

Eylül: O benim elimde değil. (08.17)

Tıpçı: Ben engel olurum. Sen sadece kendini bana bırak. (08.17)

Eylül: Sabah sabah bu konuşmalar dengemi bozuyor. Ben kaçtım görüşürüz. (08.18)

Tıpçı: Yalvarırım kendine dikkat et.

Telefonumu yanıma bıraktım. Arabanın sağ camından dışarıyı izlemeye devam ettim. Hastanemle yaşadığım ilçe arası yaklaşık 1.5 saatti ve bu süre içinde kendimi düşüncelerime hapsettim. Aklımdaki ve kalbimdeki farklıydı. Kalbimdeki farkımda değildi ama aklımdaki bana dair her şeyi biliyor ve beni umursuyordu. Yine de bir anda unutabilme yeteneğine sahip değildim. Keşke olsaydım ama değildim işte. Tıpçı ya da anonim hayatıma birden girmişti ve bu oldukça yanlış bir zamandı. Berke da yanlıştı tıpçı da. Aklımda ya da kalbimde olmaları bir şeyi değiştirmiyordu. Birkaç ay sonra sınavım vardı, kendimi başka bir şeye odaklayabilecek durumda değildim. Telefonumu alıp Instagram'a girdim ve Berke'yi takipten çıkardım. Yollarımız asla kesişmeyecekti. Gördükçe üzülmek istemiyordum. Zaten o uzun boylu kızlardan da hoşlanmıyordu. Hesabıma girmişken birkaç fotoğrafı beğenip çıktım.Koltuğumu geriye çekip uyumaya çalıştım.

Hastaneye geldiğimizde annem uyandırdı. Benden istedikleri tahlilleri verip hastanenin kantininde oturduk. Telefonumu elime aldığımda ondan üç mesaj vardı.

Tıpçı: Eylül? (10.22)

Tıpçı: Verdin mi tahlilleri? (10.23)

Tıpçı: Ne zamana çıkarmış? (10.23)

Kilit ekranını açıp mesajlarına cevap verdim.

Eylül: Verdim ama ne zaman çıkar bilmiyorum. Anca öğleden sonra ama. (10.56)

Tıpçı: Haber ver bana olur mu? (11.05)

Eylül: Tamam. (11.06)

Telefonu kapatıp çantama koydum. Anneme dışarı çıkmayı teklif ettim. Üniversite hastanesi olduğu için fazla kalabalıktı. Annemle öğlen bire kadar dolaştık.Bu süre içinde telefonumu bir kere bile açmadım. Hastaneye dönüp sonuçlarımı gösterdikten sonra telefonumu açtım ve tıpçıya mesaj attım.

Eylül: Sonuçlarım iyi, merak etme. (14.16)

Tıpçı: Sevindim, çok şükür. (14.19)

Eylül: Tüm gün ders çalışamadım, akşam telafi etmem lazım. (14.20)

Tıpçı: Sanırım bu konuşamayız anlamına geliyor ? (14.20)

Eylül: Bir nevi. (14.20)

Tıpçı: Anladım. Müsait olursan yaz bana yine. Bekliyor olacağım. (14.21)

Eylül: Bekleme, kapat telefonunu, ders çalış. (14.21)

Eylül: Hayatını ben değil, kitapların kurtaracak. (14.22)

Eylül: Kendine dikkat et. Ben iyiyim. (14.22)

Tıpçı: Pekala güzelim. (14.23)

Tıpçı: Seni seviyorum. (14.23)

1 yeni bildirim.

B. Evren BULUT seni takip etmek istiyor.





Umarım beğenmişsinizdir,yorumlarınızı bekliyorum.💙

AnonimHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin