Değerli okurlarım, ben geldim. Aslında dün bölüm atacaktım ama yetiştiremedim ondan dolayı bugüne kaydı. Üzgünüm. Baran Evren'e Instagram hesabı açtım. Takip etmek isterseniz " bevren.bulut " Lütfen takip edin boşuna açmış olmayayım :D Love u all. İyi okumalar.
Tıpçı: Tekrardan günaydın. (10.22)
Tıpçı: Umarım yanlış anlaşılmamışımdır. (10.22)
Tıpçı: Rüyamda seni gördüm, (10.23)
Tıpçı: Sıkı sıkı sarılıyorduk. (10.23)
Tıpçı: Eylül, biliyorum. (10.23)
Tıpçı: Bir gün gerçekten sımsıkı sarılacağız. (10.23)
Tıpçı: Şu anda derste olduğunu biliyorum. Bu mesajlarımı ne zaman görürsün bilmiyorum. Ama inşallah okuldan çıkmadan görmüş olursun. (10.24)
Tıpçı: Teklifini kabul ediyorum. (10.25)
Tıpçı: Bir ayım var, sana kendimi ne kadar sevdirebilirsem o kadar iyi. (10.25)
Tıpçı: Şimdilik görüşmek üzere. (10.26)
*
Tıpçının attığı mesajları sindire sindire okudum. Kendini seveceğime bu kadar emin olması beni şaşırtıyordu. Mesajlarına cevap versem mi yoksa vermesem mi bilmiyordum. O kadar yazmış, yazmaya karar verdim.
Eylül: Tamam, bugün sınavım var saat beşte. (15.28)
Eylül: İllaki bizim dershaneyi biliyorsundur. (15.29)
Eylül: Sınavdan 20 dakika önce orada olurum. Haberin olsun. (15.29)
Eylül: Sayıyorum #31 (15.29)
Mesajı attıktan sonra Whatsapp'ten çıkıp instagrama girdim. Birkaç fotoğrafı beğendikten sonra karşıma yine şu kim olduğunu sorguladığım çocuk çıktı. Biraz daha inceleyince onun bana kütüphanede yardım eden çocuk olduğunu anladım. Artık en azından kim olduğunu biliyordum. Tıpçı onu tanıyordu, acaba ona, bu çocuğun bana soru çözdüğünü söylese miydim ? Bence söylemeliydim. Ama muhtemelen sinirlenip 'Bana niye atmadın ?' diyecekti. Yine de söyleme kararı aldım.
Eylül: Senin şu arkadaşın var ya, geçen sana sorduğum, (15.39)
Eylül: O arkadaşın bana kütüphanede birkaç soru anlattı. (15.40)
Eylül: Belki bilmek istersin diye düşündüm. (15.40)
Tıpçı: Biliyorum zaten, bana söyledi. (15.42)
Eylül: Allah Allah ? Hani hiçbir arkadaşın beni bilmiyordu ? (15.42)
Tıpçı: O arkadaşım değil. Arkadaşımdan öte, kendim kadar severim. (15.43)
Eylül:Bundan sonra fotoğraflarında seni bulmaya çalışacağım o zaman desene ha ? (15.43)
Tıpçı: İstesen de bulamazsın. Benimle hiç fotoğrafı yok. (15.44)
Mesajına görüldü bırakıp çıktım. Eve gelmiştim ve sınırlı sürem vardı. Hızlıca üstüme eşofmanı giydim, sınavda şekerimi yükseltmeyecek bir şeyler atıştırıp evden tekrar çıktım. Tıpçıya dediğim gibi sınava 20 dakika kala dershanenin önündeydim. Emindim ki buralarda bir yerde beni izliyordu.
Eylül: Buralarda olduğunu biliyorum. (16.41)
Eylül: Bana kendinle ilgili bir şey söyle.(16.42)
Tıpçı: Seni izleyebileceğim en iyi yerdeyim. (16.42)
Tıpçı: Şarkı söyleyip piyano çalabiliyorum aynı zamanda profesyonel fotoğraf da çekiyorum. (16.42)
Eylül: Oldu biz kalkalım. (16.43)
Tıpçı: Son şeyi de söyleyip seni sınıfına gönderiyorum. (16.45)
Tıpçı: Seni seviyorum hem de çok. (16.46)
*
Sınavım iyi geçmişti. Tıpçıyla anlaşmıştım ve bir ay sonra onu görecektim. Dış görünüşü önemli değildi ama insan kiminle konuştuğunu bilmek istiyordu işte. Eve geldiğimde hemen elimi yüzümü yıkayıp sofraya oturdum. Klasik bir aile yemeğinden sonra odama ders çalışmaya geçtim. Üniversite sınavına kadar bana rahat yoktu. Onu gayet iyi biliyordum.
Yeni bölüm gecikmeli de olsa geldi. Gün aşırı bölüm atmaya çalışıyorum biliyorsunuz.Umarım beğenmişsinizdir. Yorumlarınızı bekliyorum. Eğer sınav hakkında konuşmak, akıl almak isterseniz bir tık uzağınızdayım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Anonim
Short StoryBilinmeyen Numara: Sana verdiğim değeri sayılara verseydim, tıpa gitmiştim Allahsız.
