6.BÖLÜM

24 2 2
                                    

Mavisel'in beni sarsmasıyla tüm düşüncelerimden sıyrıldım. O kadar dalmışım ki korktum. Bir anda aklım eskilere gitmişti.
-Sana sordum Yekta tanıyor musun onları? Dalıp gittin!
-Yok nerden tanıycam tanımıyorum tabiki.
-Peki nerden biliyorsun tehlikeli olduklarını?

Yekta baya dalmıştı.Açıkcası verdiği cevaplar beni çok sarmadı.Annemi takip ettiğim gün çok korkmuştum ve ondan başkasına anlatamazdım tüm gördüklerimi ertesi gün ona anlatmıştım.Başından beri yanımdaydı. Ona minnet borçluydum. Ne kadar cevaplarına inanmasamda vardır bir bildiği diyerek kendimi geçiştirdim. Kapının açılma sesini duydum. Büyük bir ihtimalle annem gelmişti. Babamın durumunu çok merak etmiştim.
-Anne noldu halledebildin mi? Babamı ne zaman çıkaracaklar?
-Selma Hanım nasılsınız? Var mı bir gelişme?
-Çocuklar sakin olun. Ben halledicem hepsini.
-Anne söylesene babamı neden suçluyorlar?
-Muhasebe işlemlerinde büyük açık varmış. Baban muhasebeci olduğu için bu açıktan onu sorumlu tutuyorlarmış.
-Ne yani babamı bir nevi hırsızlıkla mı suçluyorlar?
-Malesef tatlım öyle ama ben babana güveniyorum. Bir şekilde yanlışlık olmalı ve ben o yanlışı bulup babanı ordan kurtarıcam. Bana güven ve dik dur.

Bu başımıza gelenlerde neydi böyle? Anlamıyorum önce annemi tehdit etmeler sonra benim bulaşmam sonra da babamın içeri alınışı akıl alır gibi değildi. O adamlar sırf beni korkutmak için babamı cezalandırmıştı. Ama nasıl kağıtlarla oynayıp muhasebede açık yapmışlardı ki? Bu kadar yakın olup nasıl bu kadar uzak oluyorlardı? Sakin olmalıydım. Bir şeyler yapmam gerekiyordu. Ama ne yapmalıydım bilmiyordum. Galiba ilk önce bu adamlardan kurtulmalıydım. Onların dediğini yapıp polise gitmeyecektim. Vicdanımı bir süreliğine sessize alacaktım. Tüm bu olanları anlamadan harekete geçmiycektim. Hem de daha fazla sevdiklerimi riske atmayacaktım.

Saat geç olmuştu Yekta evine gitmek için yerinden kalktı onu kapıya kadar geçirdim. Bana sakin olmam gerektiğini ve bunun üstesinden geleceğimizi söyleyip moralimi düzeltmeye çalıştı. Onu onaylarcasına başımı salladım ve öylece gitmesini izledim. İçeri gittiğimde annemi düşünceli buldum. Ona sormak istiyordum kim bu adamlar,senden ne istiyorlar, benim için hangi davadan vazgeçtin... Yanında olmama izin ver anne diye ağlamak geliyordu içimden. Ama bunları nerden bildiğimi bana sorsa ne diyecektim? Aaa üzgünüm anne babamı aldattığını düşünüp seni o olay günü takip mi ettim diyecektim? Bu çok aptalcaydı.Bunu nasıl düşünmüştüm? Şu an tek yapabileceğim ona sarılıp bunların geçeceğini söylemekti. Yavaşca yanına oturdum. Hiçbir şey söylemeden ona benim için davadan vazgeçip vicdanına katlanmak zorunda kalmasına teşekkür edercesine sımsıkı sarıldım. Galiba sarılmaya ikimizinde ihtiyacı vardı. Sonra annem artık uyumam gerektiğini söyleyip ayağa kalktı. Ben de ayağa kalkıp odama doğru yürüdüm. Odaya geldiğimde aynaya baktım ne kadar da soluk görünüyordum. Bu olaylar beni epeyce yıpratmıştı. Bebe mavisi pijamalarımı giyip yatağıma uzandım. Bir türlü aklımdaki sorular gitmiyordu. En iyisi bir şarkı açıp uyumaya çalışmaktı. En sevdiğim şarkıyı açtım.

Bir süre içimden ona eşlik ettim. Sanki bir ses duymuştum biri cama bişey mi atmıştı? Şarkıyı duraklatıp bir ses var mı diye pür dikkat oldum. Camdan tak diye bir ses geldi evet doğruydu cama biri taş atmıştı. Korkmuştum ya o adamlarsa? Yok canım niye böyle bir şey yapsınlarki diyerek kendimi yatıştırdım. Sonra cesaretimi toplayıp penceyi açtım. Aşağıya baktım o da neydi? Bunu kim bırakmıştı?

MaviselHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin