BY:9*

202 16 0
                                    

Yavuz

Nazlı ile Ateş barıştığı için sabah kahvaltı yapmaya karar vermişler. O yüzden bugün sadece Bahar'ı okuka götürücem.

Yaklaşık yarım saattir kapının önünde Bahar'ı bekliyordum. Gece dedikodudan uyuyamadığını bu yüzden o çok sevdiği göz altı torbalarının çıktığını söyledi. Kalktığından beri onları kapatmaya uğraşıyormuş. Uzun bir bekleyişin ardından hanımfendiler kapının önünde belirdi.

"Hiç gelmeseydin, ders birazdan bitiyor zaten."

"Ha ha ha çok komiksin. Senin yüzünden hep!"

"Aa ben mi dedim gece yarısına kadar dedikodu yapın diye?"

"Erken bıraksaydın o zaman!"

"Of Bahar, hadi ders başlayacak birazdan. Kaçırmayalım. Bin hadi."

Arabaya binip kemerlerimizi taktık.

"Sanki sende derse girecekmişsin gibi konuşuyorsun."

"Şirkette önemli bir toplantım var canım. Seni bıraktıktan sonra oraya yetişmem gerekiyor."

"Hm ne konuda Yavuz bey?"

"Bilmiyorum Fethi beyler çağırdı. Acil bir toplantıymış."

"Acilse ben tek giderdim canım. Sen şirkete gitseydin keşke."

"Malesef, her gün seni okula götürmekle görevlendirildim."

"Kimden peki?"

"Cadı ablanız Eylem Kutlu'dan."

"Ooo çok canidir kendisi. Dikkatli olmanızı tavsiye ederim, siz bize lazımsınız."

"Aa ne konuda?"

"N-ne konuda olucak canım, tabiki okul getir götüründe. Başka bişi değil yani!"

"Öyle olsun bakalım."

"Biz bugün Nazlı'yla okuldan sonra alışveriş yapıcaz. Senin gelmene gerek yok canım."

"Bahar şimdiden uyarıyorum kısa elbise veya şort yok! Bozuşmayalım."

"Yaa ama Yavuz, bu sene son senemiz, partimiz var bizim . Sene sonuna ne kaldı şurda? 1,5 ay?"

"Bahar, pantolon diye bişey var. Tişört diye bişey var!"

"Yok artık Yavuz! Ne kadar maçolaştın ya! Baloya pantolan tişörtle giden ilk kız olmamı mı istiyorsun?! Kesinlikle HAYIR!"

Kafamı birkaç saniyeliğine yukarı kaldırıp sabır çektim. Tartışmak istemiyordum. O yüzden susma hakkımı kullandım. Yol boyunca ikimizden de ses çıkmadı.

Okulun önüne geldiğimizde durup Bahar'a döndüm. Suratıma bakmadan konuştu ve indi.

"Görüşürüz."

Bir an önce şirkete gitmeliydim. Şu Bahar'ın babası kimmiş öğrenmem lazımdı. Onun gönlünü sonra alırdım.

.......

Sınıfta suratım asık şekilde hocanın girmesini bekliyordum. Yanımda bir hareketlilik oldu. Nazlı gelmiştir diyip yanıma döndüm. Ama yanılmışım. Yanımda ağzı burnu bantlı Mehmet arkadaşımız oturuyordu. Göz devirip önüme döndüm.

"Ne istiyorsun Mehmet? Dün yediğin dayak az geldi herhalde."

"Ya ne demezsin. Bunun hesabını vericek o sarı. Neyse konu bu değil-"

Lafını böldüm, ona dönüp devam ettim.

"Konu benim seni affetmem. Ama öyle bişey olmayacak. Lütfen şimdi yerine geç, ders başlayacak birazdan."

Sonsuza dekHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin