wongyi: bendim.
junguwu: efendim?
wongyi: hastanede yatan,
annem değil bendim.
junguwu: sen...
sen ciddi misin?
komik değil Yukhei
wongyi: farkındayım
şaka yapılacak bir konu değil
ve şaka da değil zaten
junguwu: bana,
biraz izin ver.
-yarım saat sonra-
junguwu: neden en başında söylemedin
wongyi: ne demeliydim?
'merhaba Jungwoo ben Yukhei ve ölmek üzereyim' falan mı
junguwu: ölmek üzere mi
bir dakika
ne
NE
wongyi: üzgünüm
junguwu: anlat
her şeyi
en başından.
wongyi: birkaç yıl önce teşhis konuldu
beyin tümörü
şimdiye kadar hiç bu kadar kötü olmamıştı
sonra birkaç haftadır...
her şey daha da kötüye gidiyor
wongyi: günden güne 'ciddi anlamda' eriyorum
bir deri bir kemik kaldım
kemiklerim, kaslarım sızlıyor
yürüyecek halim dahi yok
kafamda saç da kalmadı ayrıca
junguwu: aman tanrım
seni saçını boyatmaya ikna etmeye çalışırken
bu yüzden sinirlendin
wongyi: şey
evet
junguwu: ah, ÇOK APTALIM
özür dilerim
çok çok özür dilerim
itiraz ettiğin halde üstelememeliydim
kırılmış olmalısın
wongyi: sorun değil
bilemezdin
junguwu: çok mu kötü durumun
doktorlar ne diyor?
bir çaresi yok mu, ameliyat falan?
wongyi: var
ama gerek yok
junguwu: o da ne demek şimdi
wongyi: tek bir şansım var
ya ölürüm ya devam ederim
ama yaşama şansım az
tehlikeye atmaya gerek yok
junguwu: nE
tehlikeye atmaya gerek yok mu
ne tehlikesinden bahsediyorsun
ÖLÜYORSUN APTAL
wongyi: sağol
aydınlattın
junguwu: nasıl bu kadar soğuk kanlı olabilirsin
daha çok gençsin Yukhei
eline geçen her şansı değerlendirmelisin
böyle kolay pes edemezsin
denemek zorundasın
wongyi: kafamın içini açacaklar Jungwoo
bu kol kırığı tedavi etmek gibi bir şey değil
tek şansım var, ve ölebilirim
jungwoo: önemli olan ne kadar şansın olduğu değil
senin az da olsa bir şansın var
başarabilirsin
wongyi: ya başaramazsam
junguwu: başaracaksın
başarabilirsin
bu kadar negatif düşünme
wongyi: ben sanırım,
korkuyorum
junguwu: nerede olduğunu söyle
wongyi: ne
junguwu: ne demek istediğimi anladın Yukhei
sadece nerede olduğunu söyle
sen o ameliyatı olacaksın
ve biz bunu beraber atlatacağız
ŞİMDİ OKUDUĞUN
distances || luwoo
Fiksi Penggemar[ tamamlandı ] hiç bilmediği birinin kokusunu, kollarını özleyebilir miydi insan?
