Bölüm 8- Gereksiz Anılar

30 2 0
                                    

-Doruk??" yere basmayı kesip ayakkabılarımın üzerine çıktım.

-Ne arıyorsun burada?" yargılar gibi konuştuğumu ikimizde farketmiştik.

-Özür dilerim. Öyle demek istememiştim.

-Önemli değil. Ben sadece bir uğrarkaçarım diye düşünmüştüm." sonunda ayağıma geçmiş olan ayakkabılarımla ona biraz yaklaştım.

-Kardeşim Can." o daha fazla benimle ilgilenmeden Can'ın yanına yaklaştı.

 -Selam." Can gülümseyerek Doruk'a bakıyordu.

-Ben Doruk.

-Memnun oldum." Can çoğu zaman yaptığı gibi büyük biri edasıyla Doruk'a elini uzattı. Doruk çarpık sırıtmasıyla bana dönüp beğendiğini ifade eden bir yüz ifadesi sergiledi.

-Geçmiş olsun Can.

-Teşekkür ederim.

-Aslında sana bir şey getirdim. Ama beni hemşireye şikayet etmeyeceğine söz vermen lazım." Can merakla kafasını sallayınca Doruk ceketinin cebinden bir gofret çıkardı.

-Al bakalım." Can sevinçle gofreti eline alıp hemen açmaya başladı. Kardeşimi kendim gibi yetiştiriyordum. Tam bir çikolata delisi olacaktı. Can elindekini yavaştan yemeye başlayınca Doruk saçlarını karıştırıp benim yanıma geldi. 

-Can ben Doruk'u geçirip geleceğim. Sen televizyon izlemeye devam et." Biraz odadan sürüklermiş gibi olsa da Doruk'u dışarı çıkardım.

-Gelmene gerek yoktu.

-Ben sadece bir bakınmak istedim.

-Teşekkür ederim. Geldiğin için. Okulda görüşürüz.

-Hey! Dur." kapı kolunu kavrayan elimi geri çekip tekrar ona döndüm.

-Ben arkadaş olmaya çalışıyorum.

-Arkadaşız zaten Doruk." ifade şekline küfür eder gibi bir hali vardı.

-Yani sadece selamlaştığın biri olmak istemiyorum.

-Bunu için mi geldin buraya?

-İyi bir başlangıç olacağını düşündüm."gayet içten konuşan bir hali vardı.

-İyi oldu.Ama başlangıç çarpışmaydı." o kadar zararsız konuşuyordu ki one ters davranmak istemiyordum. Bazen sahte geliyordu ama yakaladığımda hep güvenebilirmişim gibiydi.

-Sahi elin nasıl oldu?" sargıyı çıkarmadığını odada farketmiştim.

-Ben... sargıyı çıkarmayı denedim ama çıplak görüntüsünden daha havalı durduğuna karar verince yeniledim." ciddi gibiydi.

-Hey.Vaktin var mı?" merakla kafasını sallayınca beklemesini işater edip içeri girdim.

-Can ben aşağıya iniyorum. Bir şeyler içmek için. Telefon numaramı da hemşireye veriyorum.Bir şey olursa arar tamam mı?

-Beni yalnız bırakma.

-Yalnız sayılmazsın ve gelirken sana da bir şeyler alacağım.

-Çikolatalı süt, Bisküvi ve cips istiyorum." o sayarken yanıma cüzdanımı almaya karar verdim." yiyecek olduğunda hemen kabul etmişti. Çıktığımda Doruk elinde telefon beni bekliyordu.

-Şey... Belki aşağıda bir şeyler içip konuşuruz diye düşündüm."

-Memnuniyetle. " Yanyana koridorda ilerlerken Can'la ilgilenen hemşireyi görünce telefon numaramı bırakıp yola devam ettik. Hastanenin kafeteryası tüm binada olduğu gibi beyaz ve temizdi. Ama burada kahve tonları da kullanılmıştı ve insanları biraz da olsa hastane dışına çıkarıyor gibiydi. Kahvelerimizi aldıktan sonra Cam kenarında bir masaya oturduk. Karartılmış camların en sevmediğim özelliği ışık neredeyse oranın görünmesiydi. Yani biz şuan dışarıdan görünüyorduk ama biz dışarıdakileri hastane lambalarının izin verdiği ölçüde görebiliyorduk. 

aşk-arkadaşHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin