Zaman çok acımasızdı. Saatleri ve saniyeleri ellerimizle tutamıyor ve akıp
gitmesini engelleyemiyordu. Zayn de böyle düşünüyordu, kalbindeki acıdan inlemeye başlayan ve halsizlikle üzerine çöküp kalan kızın saçlarını okşarken kendine kızıyordu, eğer bunu yapmasaydı şimdi Lottie böylesine üzgün olmayacaktı.
Birinin kalbini kırmanın bedelinin ne olduğunu bilecek yaştaydı ve şimdi o da en az Lottie kadar üzgün hissediyordu.
Kızın ağlamaktan şişmiş göz kapaklarına birer öpücük kondurarak usul usul kalktı, Lottie öyle bitkindi ki, bedenlerinin ayrılmasını hissetmemişti bile. Kızın gelinliğin kumaşından ve havanın sıcaklığından terlemiş alnını elindeki peçeteye kurularken ağır ağır yutkundu Zayn, ağlamaktan çekiniyordu.
Ağlamak istemiyordu, başlarsa durduramayacaktı biliyordu. Lottie duyarsa her şeyin daha kötü olması ihtimali de vardı tabii ama yine de kendine engel olamadı. Sol gözünden süzülen bir damla yaş gömleğine düşmüş ve sanki kalbini cayır cayır yakmıştı.
Bu ufacık, ele avuca sığmayan kız nasıl olurdu da kalbini parmaklarında oynatırdı aklı almıyordu ancak gitmesi gerektiğini biliyordu. Daha düne kadar öfkeyle, ansızın aldığı bir karar iken bugün sarıp sarmalamak, ondan uzak durmak istemiyordu. Bir an için, ölmüş olmayı istedi. Geri dönmeseydi ne Jessica'nın ihanetine tanıklık edecek ne de arkasında böylesine narin bir kızı bırakmış olacaktı.
Yanakları gittikçe pembeleşen Lottie, üzüntüyle kıvranıyordu. Gözlerini açacak dermanı kalmadığı gibi ateşi de yükselmeye başlamıştı. Bu kadar üzülecek ne vardı? Zayn onun için bu kadar değerli miydi sahiden? Kim kendini böylesine çok feda ederdi? Zayn'in kafası bu ve benzeri sorularla dolup taşmıştı, kızın sevgisinin büyüklüğü karşısında hayrete düşüyor, gidecek olmaktan çok onun üzülüyor oluşuna üzülüyordu.
Bir ara yataktan çıkarak ıslattığı peçeteyi kızın ter içinde kalmış kırmızı yüzünde dolaştırırken kendi kendine söyleniyordu; "Neden daha önce tanımadım seni?"
Belki de hiç gitmez, asker olmayı kabul etmez ve sonsuza dek onunla kalırdı. Kalbi üzüntüyle doldu, dudaklarını kızın alnına değdirip saçlarını geriye ittirdi. Belliydi, Lottie'nin her anlamda özel ilgiye ihtiyacı vardı ve bunu ancak Zayn yapabilirdi. Genç adamın yüreği bu gerçekle bir kez daha titredi.
Uygun kelimeyi bulmak onun için çok zordu bu yüzden hislerini ifade edemiyordu ancak hissedebiliyordu. Kalbi acı çekiyordu ve şafak sökmek üzereydi.
Kızı yatakta bırakıp ellerini ve yüzünü yıkamak için banyoya yöneldi, üniforması hemen kapının kenarında duran dolabın içinde duruyordu. Aklına gelince kısa bir duraklama yaşadı ve dişlerini sıktı. Gitmek istemiyordu ancak mecburdu da.
Banyoya girip hızlı bir şekilde yüzünü yıkadı, saçlarını ıslattı ve kısa bir an yansımasıyla göz göze geldi, bir gecede çökmüştü gözleri, berbat haldelerdi. İşler bu seviyeye nasıl gelmişti aklı almıyordu, nefesinin ciğerlerinden boğazına güçlükle akıyor olması da cabasıydı. Zayn yeni bir batağa saplanmıştı ve her geçen saniye biraz daha batıyordu.
Aynadaki yansımasını terk etmek üzereyken lavabonun iki yanında duran ellerine takıldı gözleri. Birinin üzerinde henüz alınmış, cilası hala taze görünen bir yüzük taşıyordu. İçinde saatler önce karısı olan genç kadının adı kazılıydı; Lotsie.
Sıkmaktan acıyan dişlerinin arasına dilini sıkıştırarak sessizce dökmeye başladı zehrini. Banyonun kapalı kapısına dayadığı sırtından destek alarak yaslandığı yerden güç bulmayı diliyordu. Zayn ilk defa elinde çok değerli bir şey tuttuğunu biliyor ve terk etmek istemiyordu.
Çünkü o da en az Lottie kadar iyi biliyordu, belki de hiç geri dönemeyebilirdi.
Ama Zayn ne pahasına oljrsa olsun geri dönmek istiyordu, Lottie ile yapacağı daha çok şey vardı.
Odaya geri döndüğünde üniformasını giymiş, hazır bekliyordu. Yatağın üzerine sere serpe yatmış ve hala sayıklayan kızcağızın üzerine eğilerek dudaklarına sessiz bir öpücük kondurdu. Taze koynundan fırlayan derin bir nefes bedeninin titremesine sebep olurken bile gözlerini açacak halde değildi.
"Affet beni," diye mırıldandı Zayn. "Geri döneceğim, Lotsie. Sana söz veriyorum."
Ve otel odasından sessizce ayrıldı. Geriye dönüp bakmak istemiyordu çünkü bakarsa gidemeyecekti, bakarsa ağlayacaktı. Kızın saçından habersizce kestiği bir tutamı sol göğsünün üstündeki cebine yerleştirerek oteli terk etti.
Şehirden ayrılmadan önce, Lottie'yi ailesine emanet etmek istiyordu.
Uzuuun..n bir bekleyişten sonra merhaba! Aslında iki gün öncesinde bölümü yayınlamış olmam gerekiyordu ancak bazı sağlık sorunlarımdan dolayı erteledim.
Umarım hoşunuza gider güzellerim.
Sevgilerimle,
Faith
ŞİMDİ OKUDUĞUN
General's Wife
FanfictionKanlı bir savaşın ortasından çıkıp evine dönen Zayn, çocukluk aşkı Jessica ile evlenme kararı almıştır. Ancak geri döndüğünde sevgilisinin bir mektubunu ve evlendiği haberini alır. Hırslı ve inatçı Zayn, ani ve yanlış bir karar vermek üzeredir.
