-8-

323 39 1
                                        

Youngjae

Karşıdan bana doğru gelen, kafasını hafifçe yere doğru eğmiş Im Jaebum'u görünce elim ayağım birbirine dolaştı. Hiç tereddüt etmeden ona doğru koşmaya başladım. Ona yaklaştığımda ağladığını görmem zor olmadı. Kafasını biraz daha kaldırıp beni görünce duraksadı.
Tam karşısında durduğum an elindeki şemsiyeyi bırakıp direkt bana sarıldı. Karşılık vermemem mümkün değildi. Kafamı boynuna gömdüm. Kollarıyla belimi daha çok kavradı. Bir süre öyle durduktan sonra çisil çisil yağan yağmur daha da şiddetlenmeye başladı.

_______

Jaebum

Bana doğru koşan Youngjae'yi gördüğüm an kalbimde mi, midemde mi, yoksa ikisinde de mi bilmiyorum ama oralarda bir yerlerde at koşturduğu kesin.

Şu an yaşayan bir ölüyüm. Ayaktayım, Youngjae'ye sıkıca sarılıyorum ama sanki beyin ölümüm gerçekleşmiş gibi. Ona sarılacağım sırada elimden bıraktığım şemsiyeyi, yağmur şiddetlendiği için Youngjae'den ayrılıp yerden aldım. Islak ve koyu kahverengi olan saçlarından birkaç tutam alnına düşmüştü. Şu karanlık ve yıldızlı gökyüzünün altında tam karşımda duruyor, bana gülümseyerek bakıyor.

"Sen de beni görüyordun değil mi?"

"Yaklaşık iki aydır." dedi titreyerek başını evet anlamında sallarken.

Gözleri dolmuştu söylerken. Dayanamayıp tekrar sımsıkı sarıldım ona. Elini tutmaya çekindim nedense.

"Bu konuyu şuradaki kafede otururken konuşalım mı?"

Kafasıyla onayladı. Benim çekindiğimi anlarmışcasına elimi tuttu. İçimde şimşekler çaktı. Ben aniden titreyince minik bi kahkaha attı. O an öpmemek için çok zor tuttum kendimi. Dudağının yanına küçük bir buse kondurmak, iki aydır her gün yapmak isteyip yapamıyordum nede olsa.

_______

Youngjae

Elini tutmak istedim ve tuttum da. Bu cesaret bana nereden geliyor bilmiyorum ama. Elini tuttuğumda verdiği tepki çok tatlıydı. Aniden titreyince kahkahamı tutamadım. Ben kahkahamı saklayamayınca birden gözlerini ellerimizden ayırıp benim gözlerime kilitledi. Rüyamda olduğu gibi bakıyordu bana. İçimi ısıtırcasına. Gülüşümü tebessüme çevirip ben de ona, onun bana baktığı gibi baktım. Kafasını utanıp çevirdi.

"Konuşacağımız çok şey var. Hemen gitsek iyi olur." dedi gülümseyerek.

Her sabah ona dokunamadığımdan "delireceğim" diyordum. Şimdi ise heyecandan kendimi kontrol edemediğim için söylüyorum.

_______

Jaebum

"Peki ya sen beni ne zamandır rüyalarında görüyorsun?" dedi Youngjae kahvesini yudumlarken.

"İnanması güç ama ben de seni yaklaşık iki aydır görüyorum."

Gözleri büyümüştü. Şaşırmakta haklıydı.

"Nasıl rüyalar görüyordun biraz anlatır mısın?" dedi birkaç saniyelik şaşkınlığını ardından.

"İlk başlarda seni yanımda uyurken görüyordum. Ama birkaç gündür rüyalarım değişmeye başladı. Bir keresinde bana adını tam söyleyeceğin sırada uyanmıştım. Çok sinir bozucuydu." derin bir nefes alıp verip sözüme devam ettim. "Doğruyu söylemek gerekirse sen bana mesaj göndermeden önce de rüya görüyordum."

Bu sefer ki şaşkınlığı az öncekinden daha da fazlaydı. Ağzı bir karış açılmıştı.

"Aynı şeyleri ben de görüyordum. Hatta sana dokunmaya çalıştığımda hep uyanıyordum." yutkundu ve devam etti. "Sana mesaj göndermeden önce ben de bir rüya görüyordum." duraksadı. "Hesabını da öyle buldum."

Bu sefer şaşırma sırası bendeydi.

.
.
.
.
.
.
.

choiyjb🍏
Sizi seviyorum. 🧡

 🧡

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
dream it possible ° [2jae] Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin