-3-

410 47 39
                                        

Youngjae

Sabah okulun yemekhanesinde yemekleri almak için sırada dururken yine aklıma rüyamdaki o çocuk geldi. Gerçi hep aklıma orası ayrı bir konu. Yemek yerken, dersteyken, okula gelirken, eve giderken, evdeyken, hatta uyurken bile aklımda.

Ağzıma yemeğimi tam götürecekken oturduğum masaya konulan tepsinin sesiyle korkmuştum. Birden titreyerek karşıma baktım.

"OHA."

"SİKTİR! OHA."

"Dur bi' saniye. Sen gerçek misin?" rüyamda gördüğüm o çocuğun gerçekten karşımda olup olmadığını anlamak için her şeyi yapabilirdim. Hatta yanımda Yugyeom olsa bana elinin tersiyle geçirmesini bile isteyebilirdim.

"Asıl sen gerçek misin?"

"Ahhh sanırım gerçekten deliriyorum." dedim sessizce ve her şeyin yine bir rüya olduğunu anlayıp kafamı yemeğime doğru eğdim.

"Sen de beni rüyanda mı görüyorsun?"

E YUH AMA. Bi' dakika nasıl oluyor ki bu? Yoksa alnımda seni rüyamda görüyorum mu yazıyor?

Bir elimle alnımı kapatmış diğer elimle de yemeğimi yiyiyordum. Evet kesinlikle her şey bir rüyaydı ve sakin olmalıydım. Bu sefer bir an önce uyanmak istiyordum.

TANRIM LÜTFEN MARK ODAYA GİRİP BANA YASTIK FIRLATSIN.

_______

Jaebum

Ona bir soru sordum ama hala yemek yemeye odaklıydı. Şaka mı bu? Beni görür görmez neden "OHA." dedi o zaman?

Tanrım. Bir ayda şizofren oldum iyi mi... Sanırım onunla konuşmam gerekiyor.

Odaklandığı yemek ile onun arasına elimi sokup salladım. Şu an bana odaklanmasını istiyordum ve bunu başardım. Kafasını yemeğinden kaldırıp gözlerini bana kilitledi.

"Rüyamda gördüğümden daha güzelsin."

Olayları anlamaya çalışır gibi bana baktı.

"Şu an rüya mı? Gerçek mi? Anlamakta zorluk çekiyorum. Ama bu fırsatı kaçırmamam lazım. Bana ismini söyler misin?"

"Im Jaebum. Adım Im Jaebum." bir anlık heyecanla yüksek sesle adımı söyledim. Rüyamda olduğu gibi bana yine gülümsedi. Biraz durdum ve ona adını sormam gerektiğini hatırladım. O ise bana hala garip garip bakıyordu. Aramızda bir bağ var ama biz bundan habersiziz.

Ben de sözüme ona ismini sormakla devam ettim. "Peki senin ismin ne?"

"Choi Yo-."

_______

Jaebum

AH SİKEYİM. YİNE Mİ AYNI ŞEY? YİNE Mİ HER ŞEY RÜYAYDI? NEDEN TAM ADINI SÖYLEYECEĞİ ZAMAN SON BULDU HER ŞEY?

Uykusundan uyanan Jaebum bir süre söylendikten sonra yatağında öylece uzanıp tavanı izledi.

Yine aynı saatte uyandığını sanan Jaebum saate bakma gereksinimi duymuyordu. Yatağında biraz oyalandıktan sonra kalkıp odasındaki pencereye doğru yöneldi. Perdeyi araladığında havanın her zamankinden biraz daha aydınlık olmasıyla hala uykulu olan gözleri birden büyüdü. Hızlı adımlarla yatağının yanında duran masanın üzerindeki kol saatini eline aldı.

Saat bu sefer 9.12'ydi. Saati masanın üzerine koyup yanlış gördüğünden şüphelenince iki eliyle küçük gözlerini ovuşturdu. Tekrar saate baktı ve evet bugün saat gerçekten farklıydı...

_______

Youngjae

Mark'ın beni dürtüp "Uyan len sıpa. Saat 9 oldu." demesiyle uyandım.

"ŞAKA MI YAPIYORSUN?"

"Şaka yapıyor gibi mi görünüyorum?" diyerek elindeki telefonunu bana doğru uzattı. Saat 9.12'ydi.

Bir süre bi' telefona bi' Mark'a baktım. Tanrım lütfen bu bir işaret olsun. Eğer en kısa zamanda onu görürsem bir daha asla derslerimi aksatmayacağım. Yalvarıyorum. Lütfen artık onu göreyim.

"Okula geç kalacaksın farkındasın değil mi?"

"Doğru ya." dedikten sonra yataktan fırlayıp koşa koşa lavaboya gittim. İnsanın aklı ya kaçarken ya s**arken demişler. Çocuğun rüyamda adını söylediğini lavaboda hatırladım.

"MARK. MAAAAAAAAAAAARK."

"Ne var? Yine peçete mi bitti?"

"Telefonumu getirir misin lütfen?"

"Youngjae tuvalettesin ne telefonu....."

" MARK LÜTFEN TELEFONUMU GETİR."

"Lan ben senin abinim eşşoğlusu kendine gel."

"Mark HYUNG. Lütfen hemen telefonumu getirir misin?"

"Ha şöyle Youngjaegül."

Gözlerimi devirdiğimi Allah'tan görmedi.

"Ben tuvaletten çıktım sen hala telefonumu bulamadın mı?"

"Aramadım ki?" dedikten sonra bir de pis pis sırıtıyordu. Bir de hyung olacak başımıza. Püüü.

Fazla zaman kaybetmeden hemen çalışma masamda duran telefonumu alamaya gittim.

Instagram'a girdiğimde birden çocuğun adını unuttum. LANET OLSUN BUGÜN RESMEN SAĞ GÖSTERİP SOL VURUYOR. Güzel bir gün olacak sanmıştım.

Adının sadece J ile başladığını hatırlıyorum ve soyadı Im'di. Hatırladığım kadarıyla arama kısmına isimler sallayıp durdum. Hangisi tutarsa artık.

"Sanırım bulamayacağım." diyerek ağlamaya başladım.

"Neyi bulamayacaksın?" diyerek Mark kafasını kapının kenarından çıkardı. Daha sonra gelip yanıma oturdu.

"Bir aydır hep rüyamda gördüğüm çocuk vardı ya."

"Ee ne olmuş ona?"

"Bugün rüyamda bana ismini söyledi. Hesabını bulmaya çalışıyorum ama adını hatırlamıyorum... Hatırladığım tek şey soyadının Im olması ve isminin J ile başlıyor olması." hala salya sümük ağlıyordum.

Mark bana sinsi sinsi sırıtıyordu.

"Ne var? Neye gülüyorsun?"

"Ahh daha abinden öğreneceğin çok şey var." dediğinde ne demek istediğini anlamaya çalışıyordum. Kafama bi' şaplak attı.

"Bakma öyle öyle suratıma aval aval. Facebook'u aç."

Taşlar yerine oturmuştu.

Mark ile aynı anda bağırdık
"HER İNSANIN FACEBOOK'TA KİRLİ Bİ' GEÇMİŞİ VARDIR."

.
.
.
.
.

choiyjb🍏
:"))))))
Sizi seviyorum. 💙

dream it possible ° [2jae] Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin