-12-

238 25 4
                                        

İki beden de sohbetle beraber karınlarını güzelce doyurduktan sonra nehirin kenarında dolaşma kararı almışlardı. Youngjae saatin 18.07 olduğunu görünce ağzı açık kalmıştı. Zaman Jaebum ile birlikteyken gerçekten çok hızlı ilerliyordu.

"Bi sorun mu var?" dedi Jaebum küçük bedenin ani duygu değişimini fark edince. Dudakları yine büzülmüştü Youngjae'nin, ondan ayrılmak istemiyordu.

Kolundaki saati Jaebum'a doğru uzattı.

"Önemli bir işin var mı?"

Youngjae hayır anlamında kafasını bir sağa bir sola salladı.

"O zaman şu an saatin bir önemi yok. Biraz daha vakit geçirebiliriz."

"Sen öyle s-" Youngjae'nin sözünü telefonun sesi bölmüştü.

"Hyung işim var sonra de ne diyeceksen."

"Abisinin minik tırtılı SAAT ALTI OLDU ALTI NERDESİN SEN?"

"Jaebum'un yanındayım."

"O kim."

"E yuh. Rüyamdaki çocuk işte."

"He tamam o zaman."

"Kapatıyorum. Görüşürüz."

"YOUNGJAE DUR KAPATMA. DUR DUR."

"Yine ne var Hyung."

"Ya şey. Öpştnz mü?"

"Tü-tünele gir-girdim. Gü-güle Hyung."

"Abin mi var hiç bahsetmedin." aynı zamanda gülüyordu. Youngjae fark etmesede Jaebum'u taklit ediyordu.

"Mark? O öz abim değil. Üniversite için ailemden ayrılmak zorunda kaldım. Okula geldiğimde de ilk onunla tanıştım. Bana çok yardımda bulundu. Geçen sene de aynı evde kalmaya karar verdik. Öyle. " cümlesinin sonunda tebessüm etmeyi ihmal etmedi.

"Ailen nerede yaşıyor."

"Busan'da." bu sefer tebessümü biraz acı doluydu sanki Youngjae'nin. Birden kendini Jaebum'un kolları arasında buldu.

"Onları çok özlüyorum."

Jaebum, Youngjae'nin beline sardığı kollarını daha da sıkılaştırdı. Youngjae'nin tek yaptığı, Jaebum'un boynuna kafasını koyup öylece durmaktı. Ağlamamak için kendini zor tutan Youngjae'den çok, Jaebum'du. Youngjae'nin, Jaebum hakkında bilmediği çok şey vardı. İki beden de uyuşmuştu o an, konuşmuyorlardı.

Jaebum, Youngjae burnunu çekince kafasını kaldırıp dolmuş gözlerle karşılaşınca yutkunamadı. Rüyalarında gördüğü gibi masum ve temiz duruyordu, dokunsa kırılacakmış gibiydi. Dayanamadı, Youngjae'nin alnına düşen saçları arkaya doğru attıktan sonra alnına küçük bir öpücük konduramadan edemedi. Yine Youngjae'nin hafif tebessümü girdi araya. Tebessümü eşliğinde büyük bedenin yanağına dudaklarını değdirdi.

"İyi ki rüyalarıma geldin. Teşekkür ederim."

"İyi ki beni rüyalarına misafir ettin. Ben teşekkür ederim."

Yine onu öpmekle yetindi Youngjae.

"Evine kadar sana eşlik edebilir miyim?"

(ㅇㅅㅇ) (ㅇㅅㅇ) (ㅇㅅㅇ) (ㅇㅅㅇ) (ㅇㅅㅇ)

"Ne vıcık vıcık bi ilişki bu eve geleli yarım saat oldu Youngjae

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


"Ne vıcık vıcık bi ilişki bu eve geleli yarım saat oldu Youngjae."

"HYUNG Bİ GİT ŞU ODADAN ARTIK."

"Dur ben de bakacağım harbiden yakışık- YYYYYUH YOUNGJAE BU NE. Ama bir şey diyeyim mi. Bayağı sağlam kayaya çarpmışsın."

"Farkındayım ama çık hadi konuşuyoruz."

"Bana ne ben de konuşayım. Bana ne bana ne bana ne. Eee anlat bakalım yakışıklı. Yaş kaç?".....

.
.
.
.
.

choiyjb🍏
Videodan bu kısmı eklemeseydim kafayı yerdim ve şey hihi büyük ihtimalle diğer bölümlerde de kullanacağım.
Sizi seviyorum. 💚

dream it possible ° [2jae] Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin