jungkook: zeka mı güzellik mi?
kim: bakıyorum sen iyi alıştın
rolleri değiştirmiş gibiyiz
jungkook: konuşmaya çalışıyordum
rahatsız mı oluyorsun?
kim: hayır aksine
bu öyle güzel hissettiriyor ki
bana alıştığını bilmek
jungkook: bir cumartesi akşamının
o mu bu mu soruları olmadan
geçilmediğini fark ettim sadece
sana alıştığımı nereden çıkardın? 😆
kim: ah, pekala
öyle olsun 😖
güzellik diyorum
jungkook: neden?
kim: çünkü,
hmm..
o çok güzel
jungkook: kimden bahsediyorsun?
kim: okuldaki çocuktan
jungkook: okuldaki çocuk mu?
kim o?
kim: okulda kocaman açtığı yıldız gözleriyle etrafa bakan biri var, güldüğünde tavşanı andıran böyle
jungkook: kim,
kim: fotoğraf çekmeyi seven ama
çekilmeyi sevmeyen, gülümserken kirpikleri titreyen, yüzündeki çilleri sevmediği
için çoğunlukla başını önüne eğen, gözlerinin arkasına sakladığı parıltıları çok nadir
kişilere gösteren, bir de işte sol yanağında ufacık yara izi olan bir çocuk,
bir de soğuk havalarda dışarıda durmayı çok seviyor, sonraki günlerde sürekli
öksürse bile bu sevgisinden vazgeçmiyor
işte ondan bahsediyorum
jungkook: ah
neden bana bunu yapıyorsun 😔
kim: çünkü güzelsin
jungkook: güzel bakan sensin
ben güzel değilim
kim: ah şu yalan işini bir halledemedik
yalan söylemeyi ne çok seviyorsun öyle
jungkook: ne zamandır kusurlar güzellik
olarak sayılmaya başladı?
bu yalan değil
kim: ne kusuru tanrı aşkına
jungkook: yüzümdeki kusur,
yara izim
güzelliğin yanından bir geçmez
kim: yalan yalan yalan yalan yalan
hep hep yalan bunlar
jungkook: değil, kim
kim: sana güzel olduğunu
kanıtlayacağım jungkook
jungkook: nasıl olacak bu
kim: her yara izine
bir hediye vereceğim
jungkook: ne gibi bir hediye?
kim: bir öpücük
jungkook: ne
kim: tam yara izinin,
senin söylemenle kusurunun,
üzerine öyle narin bir
öpücük konduracağım ki
bir daha onu kusur olarak
görmeye utanacaksın
jungkook: buna
buna gerek var mı cidden
ah yüzüm yanmaya başladı
kes şunu
kim: öpücüğün üstünü kapatamayacağı
tek kusur, kusursuzluktur
kusurlarını sileceğim günü
iple çekiyorum
-
